Yurt dışında yaşadığım yıllarda ev adresime aileyi güçlendirmeyi hedefleyen kurumlarca ücretsiz video kasetleri gönderilirdi. Her videonun üzerinde belki de gönderildiği kurum ait “family first” ibaresi yer alırdı. Benim anladığım anlamda bir aile kurumunun yer almadığı o “yurt dışı” toplumunda aileye niye bu kadar vurgu yapıldığını anlamak güç değildi aslında. Aynı...
Psikologlar: “Çocuğa güvenin; özgüveni olsun, serbest bırakın, gözünün kurdunu kırmayın, isteklerini verin.” dediler, kontrolsüz güç oluştu; şimdi onları kontrol edemiyorlar. Psikologlar: “Önce birey olun.” dediler, bireyselliği öğrettiler; arkasından bencillik geldi. Kimse kimseye yardım etmedi, herkes ben… ben..! demeye başladı. Psikologlar şimdi de toplamak için: “Efendim çocuk eğitimi ile ilgili şöyle frenleme yapılmalı, böyle...
Çocuklarımız büyüdü ve serpildi. Küçükken yaşadıkları ve yaşattıkları halleri unuttuk. Şimdi ergenlik yaşında veya üzerindeler; akranlarına, yaşıtlarına özgü veya mahsus problemleri var. Bu problemler karşısına bazen gayri ihtiyari olarak ‘keşke küçük halleriyle kalsalardı’ diyoruz. Bazen de dünyanın zorluklarını kendi üzerimizde hissettiğimizde ‘keşke çocuk olarak kalsaydık’ diye iç geçiriyoruz. Çocukların büyümesinden sonra...
Önce sosyal medyanın kışkırtıcı ve ifsat edici eli dokundu mahremimize. Yediğimiz içtiğimiz döküldü sosyal medya mecralarından. Mutfaklarımızdan, yemek masalarımızdan en mutlu ve en keyifli görüntüler paylaşıldı. Pişirdiği yemeğin kokusunu komşusu almıştır diye bir kap da komşusuna veren kültürün çocukları, yediği içtiği nesi varsa tamamını sosyal medyadan konu-komşu, tanıdık tanımadık herkesin...
-Menekşe! -Mendilim düşe! -Bizden size kim düşe? -Kim düşe? -Kim düşe ???? Bahçede oynayan çocuk cıvıltılarını duyduğunda daha dün gibi kulaklarında çınladı ismi. Kıpraştı yüreği, takıldı gözleri… Bir atmaca gibi beklerken, ismini duyar duymaz ok gibi fırlaması, gözüne kestirdiği kolları ayırmaya koşması, hele bir de ayırabilmişse takımına iki kişi olarak...
O sabah yine üzgündü çocuk, sırtında çantası vardı ama yüreğindeki yük çantasındakinden daha ağırdı belli ki. Durgundu, yorgundu. Okulun yolunu tutmuştu ama nasıl geldi? Kahvaltı etti mi? Kim uyandırdı onu o güzel uykusundan okul için kimse bilmiyordu. Öylesine sıraya geçmişti tüm arkadaşlarının yaptığı gibi. Amacı neydi, niye buradaydı bilmiyordu. Herkes...
“Oyun, çocuğun ruhsal bir yaşantısı olup bütün kültürün kaynağını oluşturur.” Demiştir bir Alman pedagog olan Herman Nohl. Ayette (Hadid-20) Yüce Rabbimizin söylediği gibi dünya hayatı bir oyundan ibarettir. Bu gerçekten mütevellit, doğduğumuz andan itibaren oynadığımız bütün oyunlar bu dünya oyununa talimden ibarettir diyebiliriz. Bu dünya oyununda ahlaki kurallara göre mi...
Türkiye’deki mevcut eğitim sistemden dolayı hem anne babalar hem de okullar başarı odaklı olduğu için akademik başarı önceliği giderek daha fazla ön plana çıkarken okullardaki disiplinsizlikler de giderek artıyor. Sosyal medyada gündem olan bir videoda İzmir’in Konak ilçesinde bir lisede yaşanan olayda ders anlatmaya çalışan bir Din Kültürü ve Ahlak...
Bütün şehir beni karşılamak için hazırlık yapıyor. Savaş çıkacakmış gibi stokları artırma hâli, hayat duracakmışçasına işleri güçleri yoluna koyma telaşesi… Yiyecekler, içecekler; türlü türlü ekmekler… Kredi kartları bütçeleri zorluyor. Benim, insan sağlığına faydalı olduğumu düşünenler kadar aksini düşünenler de var. Fakat teknoloji ilerledikçe insanoğlu doğru yolu buluyor sanırım. Zira bazı...
Üniversite yıllarımdı. Kışları çok sert ve soğuk geçen Erzurum şehrindeyim. Giyecek ihtiyaçlarımı satın aldığım bir konfeksiyon mağazasının sahibi ile tanış olmuştuk. Ara sıra o mağazaya uğrar, muhabbet ederdik. O yıllarda da ekonomik darlık vardı… Yine mağazada olduğum bir gün, akşama yakın saatlerdi. Mağazaya temiz giyimli bir beyefendi girdi. Selam verdi...
Bilindiği gibi zihin dünyamızı geliştirme, düşünme, sorgulama ve sorunlara çözümler arama, küçük yaşlardan başlar. Çocuklarla Felsefe kitabımızı, ben (H. Ömer Özden), felsefe alanında yüksek lisans ve doktora yaptırıp mezun ettiğim öğrencim Dr. Burcu Topcu ve felsefe alanında bilim uzmanı olan rehberlik öğretmeni kızım Damla Melek Özden ile birlikte yazdık. Kitabı...