eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Murat ERTAŞ

Erzurumlu… Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. 1994’te özel öğretim kurumlarında çalışmaya başladı. 1999’da kendi kurumlarını kurdu ve 2022’de emekli oldu. Radyo ve televizyonlarda kültür, sanat ve şehir programları hazırladı. Yayımlanmış yedi kitabı var. Dil ve Edebiyat dergisinin yayın kurulu üyesidir. TDED Erzurum’un başkanıdır.

    Pulluk Denince Postane Sanan Ziraat Mühendisleri Yetiştiriyoruz!

    Toprağı tanımayan ziraat mühendisine rastlamışsınızdır.

    Tohumu, gübreyi, yemi ve bitkileri bilmeyen ziraat mühendisleri! Tarım makinalarından habersiz ziraat mühendisleri! Fidenin, fidanın, ağacın ve ormanın, doğal hayatın yabancısı ziraat mühendisleri! Kanatlı kanatsız, küçükbaş veya büyükbaş hayvanlara dokunmamış ziraat mühendisleri!

    Bir de üniversiteye giriş sınavında vasatın çok altında puanla kazanılan ziraat fakülteleri. Bir zamanlar tıp fakülteleriyle yaklaşık aynı puanla çok başarılı öğrencileri alan ziraat fakülteleri son yirmi yıldır üç beş soru yapan, barajı geçen her öğrenciyi kabul eder hale geldi!

    Öğrenci seviyesindeki düşüşe bir de ziraat fakültelerinin öğretim programlarındaki yanlışlıkları eklersek insanımız ve ülkemiz için çok ehemmiyetli olan toprak, bitki, orman ve gıda konusunda yetişen insan kaynağının niteliğini varın siz hesaplayın!

    “Pulluk” dendiğinde aklına postane, zarf gelen ziraat mühendisleri… Köylünün ve çiftçinin yanında basit el tarım aletlerini tanımayan, çok zor duruma düşen ziraat mühendisleri…

    Problemin birçok nedeni var elbette; ancak en önemlisi ziraat fakültelerindeki öğretim programlarıdır. Bundan otuz kırk yıl evvel ziraat mühendisliğinde derslerden bir ders olan her ders son yirmi yıldır ayrı bir bölüm haline getirilmiş

    -Nerede okuyorsun?

    -Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma bölümünde…

    -Nerede okuyorsun?

    -Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri bölümünde…

    -Nerede okuyorsun?

    -Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri bölümünde…

    -Nerede?

    -Tarım Makinalarında…

    Bitki Koruma’da okuyanın Zootekni’den haberi yok; Toprak Bilimi ve Bitki Besleme bölümünde okuyanın Tarımsal Yapılar ve Sulama’dan haberi yok!

    Düşününüz; öğrenci dört beş yıl makine okuyor, mezun olunca adı “ziraat mühendisi”!. Erzurum ağzıyla “Heç oldi?”

    Düşününüz;

    Diş Hekimliğindeki öğrencinin 5 yıl petodonti okuduğunu… Ya da tıp fakültesini kazanan öğrencinin genel sağlıktan ve tıp bilgisinden habersiz 6 yıl sadece göz hastalıkları okuduğunu…

    Diş hekimliği fakültesinde öğrenciler dişle ilgili her eğitimi, tüm anabilim dallarının eğitimini (Ortodonti, Ağız Diş ve Çene Cerrahisi, Ağız Diş ve Çene Radyolojisi, Pedotonti, Periodontoloji, Protetik Diş Tedavisi, Restoratif Diş Tedavisi) aldıktan ve lisans öğrenimlerini tamamladıktan sonra bir bölümde uzmanlaşırlar. Dişi, damağı, ağzı, çeneyi bir bütün olarak iyice öğrenirler sonra dilerlerse bir alanda ihtisas yaparlar.

    Tıp Fakültesinde de öyle değil mi?

    Pratisyen dediğimiz hekimler düz tıp fakültesini bitirmiş ve her türlü tıbbî eğitimi almış hekimlerdir. Fakülteyi bitirdikten sonra dilerlerse kalp, göz, cerrahi, üroloji vb gibi bir alanda ihtisaslaşır, uzmanlaşırlar.

    Ziraat fakültelerinin de diş ve tıp fakülteleri gibi olmaları gerekir. Diplomasında “ziraat mühendisi” yazan bir genç tarımın her alanına vakıf olmalı, fakülte sonrasında dilerse bir alanda uzmanlaşmalıdır. Bir “ziraat mühendisi” topraktan da anlamalı bitkiden de hayvandan da anlamalı tarım makinesinden de…

    Bugün Türkiye genelinde (bir üniversitemiz hariç) ziraat fakültelerinde sadece bir ders olabilecek anabilim dalı bir bölüm haline getirilmiş. Eskiden bir kürsü olan bilim dalı şimdi bölümleşmiş! Bölüm bölüm bölünmüş ziraat fakültelerimizde eğitim, maalesef. Bölümler sadeleştirilmeli ve birçok anabilim dalı kapatılmalı.

    Bazı üniversitelerimizde tarımla ilgili yüksek okulları ziraat mühendisi diploması veriyor. Sevgili okurlarım, anlayacağınız ziraat mühendisliği (halk diliyle) ayağa düşmüş.

    YÖK’ün acil tedbir alması ve üniversitelerimizdeki bölünen ziraat eğitimini “genel ziraat mühendisliği”ne dönüştürmesi şart.

    Yukarıda parantezde “bir üniversitemiz hariç” dedim. Evet, “genel ziraat mühendisliği” öğretim programını benim bildiğim kadarıyla Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi yapmaya başladı. Dekan Prof. Dr. Önder Çalmaşur Hoca Atatürk Üniversitesi için de ziraat fakültesi için de bir şans. Çalmaşur Hoca hem köy ve tarım diline, kültürüne, yaşantısına, literatürüne vakıf köylü çocuğu hem de akademisyen olduktan sonra da köyden ve topraktan elini eteğini çekmemiş biri. Yani hem alaylı hem mektepli… Prof.Dr. Çalmaşur Hoca bölünmüş ve özelleşmiş ziraat mühendisliği öğretimini aşama aşama büyük oranda rehabilite etti, fakültesini uzun yıllardır yapılan yanlıştan döndürdü ve “genel ziraat mühendisliği” eğitimini uygulamaya koydu.

    Çalmaşur Hocayı bu cesur kararında ve uygulamasında destekleyen Atatürk Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu da kutlamalıyız. Diğer üniversitelerimizin de bu konuda Atatürk Üniversitesi’ni örnek almaları gerekmektedir. Aksi halde “pulluk” dendiğinde “pul koleksiyonu” anlayan ziraat mühendisleriyle ülkemizin geleceği karanlık!

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Abdurrahman Kul dedi ki:

      Çok isabetli ve anlamlı bir Yazı olmuş. Tebrik ediyorum.1978 yılında diş hekimliği ve bazı illerdeki tıp fakültelerine girebildiğimiz puanla ziraata giremiyorduk. Aranan bir meslekti.

    2. Birgül Akıncı dedi ki:

      Yine can dlicibir konu ve harika bir yorum,yüreğinize,kaleminize sağlık…

    3. Barboros yörük dedi ki:

      İyi bişeymi dedin kötü bişeymi anlamadım. Ancak. Tabiiki Türkçe öğretmeninin fizikten anlamadığı gibi, be hatta Türkçe ve edebiyat öğretmenleri bile uzmanlaşmış olarak ayrılmışken, ziraat mühendisliğinde branşlaşmasını niye yadırgıyorsunuz anlamadım. Ancak çok fazlayız ülkede. Bu ülkede öğretmen fazla ziraat mühendisi fazla. Hemşire fazla. Ama anlayan yok. Bu ülkede 5 ildeki 5 fakülte yeterde artar bile. Meslek para etmediğinden, aile desteği olmadığından 3harfli marketlerde çalışıyorlar. Ben şanslılardanım. Umarım sende şanslı öğretmenlerdensindir.

    4. Prof. Dr. Mehmet ZENGİN, S.Ü. Ziraat Fak. Toprak Böl., KONYA. dedi ki:

      Tebrikler ve teşekkurler.
      Dogru bir yazı. Yıllardır biz de aynı şeyi savunuyor ve dillendiriyoruz.

    5. Prof.Dr. Nesrin YILDIZ dedi ki:

      Toprak Bilimi ve Bitki Besleme bölümünde okuyanın Tarımsal Yapılar ve Sulama’dan haberi yok! YAZMIŞSINIZ.. TAM TERSİ… TOPRAĞI TANIYAN, BİTKİ SAĞLIĞININ , HAYVAN SAĞLIĞININ , SULAMA YÖNETMİNİN , MEKANİZAYON YÖNETİMİNİN ÇOĞU TEMEL İLKELERİNİ BİLİR.. YAŞAM TOPRAĞI TANIMAKLA BAŞLAR ! HAYATIN REFERANSI VE EBEDİ İSTİRAHATGAHIMIZIN İÇİNDE OLAN BİLİM İNSANLARI OLARAK, TOPRAĞIN ÖZELLİKLERİNE HAKİM OLAN TARIMIN BİR ÇOK YÖNLERİNE DE HAKİMDİR. SAĞLIKLI TOPRAK SAĞLIKLI İNSAN VE HAYVAN DEMEKTİR. BİZLER TOPRAĞIN SAĞLIĞINI TAKİP EDEREK BUNU BAŞARIYORUZ. BİR BİTKİ KORUMACI TRAKTÖR KULLANMAYI BİLEBİLİR, ÇİFTÇİ KADIN DA BUNU BAŞARIYOR.. AMA TOPRAĞI YÖNETMEYİ BİLMEYEBİLİR. TRAKTÖR KULLANIRKEN MİNİMUM İŞLEME ( SIFIR TOPRAK İŞLEME) KARBON EKEONOMİSİNİ YÖNETME DETAYLARINA HAKİM OLMAYABİLİR. BU YAZI KALEME ALINIRKEN ÜSLUP HİÇ HOŞ DEĞİL, TEŞBİH SANATI YAKIŞIR DEĞİL ( PULLUK/ PUL BENZETMESİ TARIM TARİHİNDE RASTLANMAMIŞ BİR MODEL) AYRICA TIP BİLİMİNDE VEYA DİŞÇİLİKTE FARKLI BİLİM DALLARININ ÖNEMİNE DEĞİNİP TARIM GİBİ DERYA BİR BİLİMSEL ALANDA FARKLI BÖLÜMLERİN OLMASINI ELEŞTİRMENİZ KENDİNİZLE ÇELİŞMENİZ SAYILIR. ÇÜNKÜ TARIM BİLİMİNDE DE İHTİSASLAŞMA SÖZ KONUSU. TARIM DÜNYANIN EN PRESTİJLİ MESLEĞİDİR. TOPRAK BİLİMİ DÜNYANIN EN ÖNEMLİ BİLİM DALIDIR. TOPRAK BİLİMİ VE BİTKİ BESLEME BÖLÜMÜ; DEPREMİ PANDEMİYİ GÜVENLİ GIDA ÜRETİMİNİN TEMEL İLKELERİNİ AÇIKLAYAN ÖZEL BİR YERE SAHİPTİR. TOPRAK SESSİZ MÜTTEFİKİMİZ VE MÜTEVAZI BİR DOĞAL VARLIĞIMIZDIR. TOPRAK BİLİMCİ VE BİTKİ BESLEMECİLER DE BU YAZIYI OKURKEN TEVAZUYLA TEBESSÜM ETMİŞTİR. GÜNÜMÜZDE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN VE HAVA OLAYLARININ ACI SÜRPRİZLERİNE VE DEĞİŞEN TEKNOLOJİK KOŞULLAR VE YENİ NESİL ÜRÜNLER VE UYGULAMALAR , BİLAKİS FARKLI BİLİM DALLARINDA DAHA DERİNLEMESİNE İHTİSASLAŞMAYI GEREKTİRİR. TOPLAMA BİLGİLERLE ÇOK KONUDA AZ ŞEY BİLİNECEĞİNE, BİR KONUDA DERİNLEMESİNE AYRINTILI BİLGİYE SAHİP OLMAK DAHA ÖNEMLİ OLSA GEREK.. MESLEĞİMİZ DÜNYANIN EN PRESTİJLİ MESLEĞİDİR. BİLGE ÇİFTÇİLERİMİZE ,KONUYA EMEĞİ GEÇEN TARIM OTORİTELERİNE VE ÖĞRENCİLERİMİZE MİNNETTARIZ. 2 TÜRKÇE 1 MATEMATİK İLE FAKÜLTEYE GELEN ÖĞRENCİLER ÖĞRENMEK YERİNE DERS GEÇMEKLE MEŞGUL OLURSA MEZUNLARIN YETERSİZLİĞİ DE KAÇINILMAZ OLUR.

    6. Prof.Dr. Nesrin YILDIZ dedi ki:

      Toprak, çiftliğin temelidir ve sağlığını anlamak, başarılı bir hasada giden ilk adımdır… Toprak bilimi ve bitki besleme bölümü dışındaki Bütün bilim dalları geçmişte olduğundan çok daha büyük emekle eğitim öğretim faaliyetlerinde bulunmaktadır. Öğrencilerin çoğunda öğrenme isteği , hevesi ve azmi maalesef çok azalıyor.. ayrıca çoğu programa ne yazık ki düşük puanla alınan öğrenciler dersi geçip hafızasında silip atıyor. Öğrendikleri akılda kalanlardır ancak kredi tamamlamaya odaklanan öğrenciler “aklında kalanlar tartışılır düzeydeyken” mezun olmaktadırlar.. Fakülte sayısı fazla işsizlik önemli problem. Mesleğini yaşamadan farklı iş imkanlarına kayanlar çok. İstihdam söz konusu olduğunda, Mezun oldukları programa özel sorumluluk verilmemesi de ayrıca sorun ve bahis konusu eleştiriyi destekliyor

    7. Prof Dr. Ali KOÇ dedi ki:

      Bu memlekette bilmediği konuda ahkam kesmek ve birilerine şirinlik etmek moda olduğundan beri beri memlekette toplum ahlakı kalmadı. Bu yazar bey acaba Ziraat Mühendisliği eğitiminin temel ölçütlerini biliyor mu? Ziraat Mühendisliği programından mezun olmak için bazı temel dersleri almak mecburidir. Aksi halde o unvanı alamaz. Bizim mezunlarımız pulluğu da bilir, pul koleksiyonunuzda bilir. Herkes kendi çöplüğünde ötse, fena olmaz, ömründe ziraat fakültesinin önünden geçmemiş birinin bu şekilde bir yazı kaleme alması saygısızlıktan öte bir şey değildir. Bu yazıya katıldığını belirten meslektaşlarımı esefle kınıyorum. Bu yazıya katılan meslektaşımız muhtemelen ziraat mühendisliği eğitiminin temel ölçütlerinden bihaber. Bu arada methiyeler düzülen fakültede zırva bir akreditasyon programı için temel mühendislik derslerinden temel ziraat mühendisliği derslerine yer kalmadıysa onu bilemem. Özet herkes bildiği konuda konuşsun.

      1. Prof.Dr. Nesrin YILDIZ dedi ki:

        Zırva bir akreditasyon programı için temel mühendislik derslerinden temel ziraat mühendisliği derslerine yer kalmadıysa … YORUMA % 100 KATILIYORUM.

        1. Prof.Dr.Nesrin YILDIZ dedi ki:

          Akreditasyon kağıttaki başarısıyla kalmasa … bugün bu ölçütlere uygun öğrenci profilinin yeterince olmadığı gibi akredite olmamış bazı beyinlerle intibak etmek güç bir sancılı geçiş… Beyanattaki yaklaşımlarla tarımın mezun düzeyindeki durumu eleştirilerek baskı altına alınarak, öğrencilerin motivasyonu ayrıca kırıldıkça ve akademik katagorideki öğrencilerle gereken sinerji oluşturulmadıkça çok çabalamamız gerek çok…

    8. Murat Ertaş dedi ki:

      Kıymetli yorumcular, hocalar Türkiye’de yaklaşık 40 Ziraat Fakültesi var. Her birinde ziraatla ilgili onlarca bölüm. Her üniversitenin ziraat mühendisliği öğretim programı bir değil. Bazılarında “Su ürünleri” bölümken bazılarında müstakil fakülte… Yazıda verilen misaller meseleyi izah içindir. Yazı akademik bilimsel yazı formatında değil ki her kelimeyi titizlikle doğrulama telaşına düşesiniz. Yazının özü şu: Diplomasında ZİRAAT MÜHENDİSİ yazıp umumi tarım bilgisi olmayan öğrenciler yetişiyor mu yetişmiyor mu? Mesele bu! Yetişmiyor son 20 yılda yetişen her “ziraat mühendisi” toprağı, bitkiyi, hayvanı, tarım makinelerini, tohumu, börtü böceği, ağacı, fideyi, fidanı billeceği eğitim alıyor diyorsanız yazdıklarımız havada kalmış demektir; ancak böyle bir hakikat yoksa ziraat mühendisliklerinin öğretim programlarının gözden geçirilmesi gerekmez mi? Yani böyle iyi mi? Yorumlarıyla katkı sunan, özelleşmiş de olsa eleştirilerde bulunan okurlarımıza teşekkür ederiz.

    9. Murat Ertaş dedi ki:

      PULLUK DENİNCE PTT ANLAYAN ZİRAAT MÜHENDİSLERİ VARMIŞ DEMEK!
      Zootekni Hocaları, öğretim program yeterliliklerini sorguluyor. Ziraat Mühendisi eğitimi yeterli olaydı bu ankete ihtiyaç olur muydu?
      Biz Maarifin Sesi’ndeki yazımızı yazmadan evvel:
      1-Sektör temsilcileriyle EDH olarak 3 toplantıda tarımı (toprak, yem, toprak mahsülleri, hayvancılık…) konuştuk, sektör temsilcilerinin tenkit ve tekliflerini aldık.
      2-Birçok defa üniversiteden akademisyenlerle görüştük. Akademisyenlerin çoğu tarım öğretimi konusunda birbirinden farklı düşünüyor, bunu gözlemledik.
      3-Ziraat Mühendisi ünvanı verilen fakülte bölümlerinin eğitim programlarını gördük.
      4-Ziraat Fakültesi eski yeni dekanlarıyla görüştük. Sonra köşe yazımızı yazdık.
      Aşağıdaki, Zootekni hocalarının Türkiye geneli anketi… Buyrunuz:

      https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeERjEHKW-p2QJZBvyS-spQJ2oS8jC1_gU8FbEyI_KxjauNFQ/viewform?fbclid=IwY2xjawI6H7NleHRuA2FlbQIxMQABHfb4f-fgglXpsyvBveGVnJWBo2Ecg2dIAdOewIRvGXNev_8DOOzLBoPUUg_aem_tJZIqeu_lvoIkgRlZnkY_Q