Okul hecin bir kelimedir. Medrese veya mekteplerin kaldırılması veya isimlerinin müsadere edilmesi neticesinde yerlerine düşünülen isimdir. Okuma eylemi ile ekolün birleşiminden okul doğmuştur. Belki bu tefeül ile birlikte okulların bir ekol olması arzu edilmiştir. Sıradan okulların hilafına Köy Enstitüleri için ekol ifadesi kullanılabilir. Zira farklı ve adanmış bir kimlikleri var. Nizamiye Medreseleri de adanmış ekol kurumlardandır. Bir akideyi savunmayı esas almış ve İsmaili tehlikesini bertaraf etmeyi tasarlamıştır. Bir tez ve dava üzerine bina edilmiştir. Lakin Ezher için bir medresenin dışımda bir ekol denebilir mi? Bundan kuşkuluyum. Ezher etrafı erbaasına malik bir kurum değildir. Suyun kabın rengini alması gibi Ezher de rektörlerinin veya döneminin ve şeyhlerinin rengini ve kimliğini almıştır. Kimliği her döneme göre şekil değiştirebilir. Bu açıdan ekol olsa bile sürekliliğe haiz değildir. Bütüncül değil karmaşık bir yapısı vardır. Ezher 969/970 yılında Fatimiler tarafından kurulmuştur. Esasında Kahire ile Ezher bir bütündür. Birleşik kaplar gibidir. Kahire’yi de Fatimiler kurmuş ve bununla Bağdat’a nazire yapmak istemişlerdir. Kahire’yi Bağdat’ı ezecek kabiliyette bir şehir olarak tazarlamışlardır. Ezher de cami’nin eril/müzekker sıfatıdır. Esasında Fatimatü’z Zehra’dan mülhemdir. Zehra, Ezher’in müennes halidir. Kısaca Fatimilerin ideolojisini taşımaktadır. Daha sonra bir ara tatil edilmiş ve müfredatı revize edilerek Sünni kisvesinde yeniden eğitim hayatına geri dönmüştür. Başkalaşım geçirdiği yeni döneminde Şiiliğe karşı bir dalgakıran rolü oynaması beklenirdi. Başlarda böyle bir dönem geçirmiştir. Lakin zamanla Şiiliğe de açılmıştır.
En azından son dönemlerde karşılaştırmalı Şii fıkhı da okutulmaktadır.
Elbette Eş’arilik genel sıfatı olmakla birlikte bu vasıf çok belirgin değildir. Bu eğitim yuvasından bağlantısız müstakil şahsiyetler de zuhur edebilmektedir. Buna mukabil Uzakdoğu’nun Ezher’i olarak kabul edilen Diyobend medresesi, ekolü 1860-1870’li yıllarda İngilizlerin Müslümanları kırmasından sonra eğitim yoluyla rönesans atılımı için kurulmuştur. Nizamiye medreselerine benzer bir misyonu ve yanı bulunmaktadır. Ezher gibi savruk ve karmaşık bir yapıda değildir. Hem medrese hem de ekol hüviyetini temsil etmektedir.
Böğründe itikatta Matüridilik amelde Hanefi mezhebini ve hadis külliyatını okutur. Tasavvufi akımlara da açıktır. Kısaca duvarları arasında bir okuldan daha fazlasını barındırmaktadır. Ekol olmak için ayırt edici bir nitelik ortaya koymak gerekmektedir. Fransızca bir kelime olan ekol ifadesi kendi dil kökünde “école” olarak bilinir.
Mustafa Özcan