Erzurumlu… Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. 1994’te özel öğretim kurumlarında çalışmaya başladı. 1999’da kendi kurumlarını kurdu ve 2022’de emekli oldu. Radyo ve televizyonlarda kültür, sanat ve şehir programları hazırladı. Yayımlanmış yedi kitabı var. Dil ve Edebiyat dergisinin yayın kurulu üyesidir. TDED Erzurum’un başkanıdır.
1995’te BM kontrolünde Srebrenitsa soykırımı, bugünse Gazze’de yapılan soykırım… Her ikisi de Müslüman nüfusa yönelik. Batı bin yıl evvelki gibi, orta çağdaki gibi, bir asır öncesi gibi aynı gâvur… Değişen bir şey yok. Tek dişi kalmış canavardır Batı.
35 yıl evvel de Hocalı’da, Bakü’de aynı gâvur, aynı katliamlar ve soykırım… Gâvurların yaptığı katliamları temsil eden çiçeklerimiz vardır, şehitlerimizi hatırlatan, şehit edilen bebeleri, körpeleri, kadınları, delikanlıları, yaşlıları… Biri “Srebrenitsa çiçeği” diğeri “karanfil”. Srebrenitsa çiçeğinin diğer adı “hafıza çiçeği”. Karanfil Türkiye gâvurlaşanların ve kriptoların Müslümanlar üzerindeki zulmünü de temsil eder. Müslüman kadınların izzetle muhafaza etmeye çalıştığı başörtüsü mücadelesi karanfil olmuştur artık.
Karanfil mi hüzünlüdür sevgilisine kavuşamayan gül mü? İkisi de; ancak karanfil başka…
AĞLA KARANFİL AĞLA:
1990’ların başı bir alperen olan Hasan Sağındık‘ınseslendirdiği “Ağla Karanfil” ezgisiyle Ermeni ve Rusların Bakü’de, Karabağ’da, Hocalı’da yaptığı katliamı hafızalarımıza kazımıştık. “Karanfilin Ağladığı Gece” şiiri Azerbaycanlı şair Mehmet Aslan’a ait. O gece 19-20 Ocak 1990 gecesiydi. Güya Bakü’deki Ermenileri korumak için müdahale eden SSCB ordusunun 143 Azerbaycan Türkünü şehit ettiği gece.
Azerbaycan’da karanfillerin çok büyük önemi vardır. Karanfil sevincin, aşkın, vatan hasretinin, millet sevgisinin sembolü olup ancak güzel ve mutlu günlerde değer atfedilen muhataba hediye edilir. O ki civanlara kıyıldı, varsın karanfil de ağlasın.Nahcivan’da, Gence’de, Bakü’de, Karabağ’a giden “Zafer Yolu”nda şehitlerin fotoğraflarının olduğu levhalarda üç şey daha vardır: Azerbaycan bayrağı, Türkiye bayrağı ve karanfil…
Karanfil şehit kanı
Ağla karanfil ağla
Ağlat inlet meydanı
Ağla karanfil ağla
Cavanlara kıydılar
Tanklar alta koydular
Kanım içip doydular
Ağla karanfil ağla
Her şehide bir düzüm
Abşeron* kan denizim
Sen menim ağlar gözüm
Ağla karanfil ağla
Abşeron: Bakü’den Hazar Denizi’ne uzanan yarımada.
AĞLAMA KARANFİL, BENİ DE AĞLATMA!
Müslümanlar üzerinde ciddi baskı kuran “28 Şubat post modern darbe” sürecinde (28 Şubat Süreci. 1997’de 54. Türkiye Hükûmetinin sonlanmasına yol açan siyasal süreç) de lise, üniversite öğrencilerine, kamuda çalışanlara yapılan “başörtüsü” zulmünde başörtüsü için onuruyla direnen kızlarımızı temsil etmişti “karanfil”. Oğlunun yemin töreninden kovulan anneler, mezuniyet törenlerine alınmayan kızlar, mesleğini ve eğitimini yapamayan nice hanım kızlar, hanımefendiler… İkna odaları, sokak ortasında başından örtüsü çekilip alınan Müslüman kızlar, hanımlar… Dershanelerimizi ve özel okullarımızı da denetleyen bir “Batı Çalışma Grubu” vardı. Müslümanların zafer kazanarak kurduğu ülkemizde özel okul ve dershanelerde iki şeyi denetliyorlardı: Binalarda mescit var mı, namaz kılınıyor mu; kızlardan başörtülü var mı?
Bize tarihimizdeki Sütçü İmam’ın tanık olduğu günlerihatırlatan olaylar… Müslüman kadınların örtüsüne el uzatan Fransızları hatırlatan çıkışlar, hadsizlikler… Tarihimize düşen nice utanç tablosu… Eşref Ziya Terzi’nin “Ağlama Karanfil” ezgisi o günlerin hüznünü, direnişini kalbimize işlemişti. Ağlama Karanfil, Yusuf Meral’a ait bir şiir.
Ağlama karanfil, beni de ağlatma
Sil gözyaşlarını
Yeşerecek sevdan kutlu tohumlarla
Körpe dudaklarda
Aldırma söylenen o sözlere
Sen dağıt etrafa mis kokunu
Umudu, sevgiyi, özlemlerini ve hasretleri
Susadım karanfil
Çöllerde kavrulan kurumuş toprak gibi
Kelepçe vurulmuş yemyeşil gövdene
Ben özgürlüğe hasret
Gazze’nin çiçeği nedir peki? Gelinciktir. Ortası siyah, kendisi kırmızı, dalı ve yaprakları yeşil. Filistin bayrağındaki renkler diğer adı “anemon” olan gelinciklerde yaşar ve Gazze sırtları her bahar, bu çiçeklerle kırmızı bir halıya dönüşür. Gazze aynı zamanda kadim topraklarından koparılmış bir karpuz dilimidir!
Yüreğinize, kaleminize sağlık…