eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Murat ERTAŞ

Erzurumlu… Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. 1994’te özel öğretim kurumlarında çalışmaya başladı. 1999’da kendi kurumlarını kurdu ve 2022’de emekli oldu. Radyo ve televizyonlarda kültür, sanat ve şehir programları hazırladı. Yayımlanmış yedi kitabı var. Dil ve Edebiyat dergisinin yayın kurulu üyesidir. TDED Erzurum’un başkanıdır.

    Ağlama Karanfil, Beni de Ağlatma!

    1995’te BM kontrolünde Srebrenitsa soykırımı, bugünse Gazze’de yapılan soykırım… Her ikisi de Müslüman nüfusa yönelik. Batı bin yıl evvelki gibi, orta çağdaki gibi, bir asır öncesi gibi aynı gâvur… Değişen bir şey yok. Tek dişi kalmış canavardır Batı.

    35 yıl evvel de Hocalı’da, Bakü’de aynı gâvur, aynı katliamlar ve soykırım… Gâvurların yaptığı katliamları temsil eden çiçeklerimiz vardır, şehitlerimizi hatırlatan, şehit edilen bebeleri, körpeleri, kadınları, delikanlıları, yaşlıları… Biri Srebrenitsa çiçeği” diğeri “karanfil”. Srebrenitsa çiçeğinin diğer adı “hafıza çiçeği”. Karanfil Türkiye gâvurlaşanların ve kriptoların Müslümanlar üzerindeki zulmünü de temsil eder. Müslüman kadınların izzetle muhafaza etmeye çalıştığı başörtüsü mücadelesi karanfil olmuştur artık.

    Karanfil mi hüzünlüdür sevgilisine kavuşamayan gül mü? İkisi de; ancak karanfil başka… 

    AĞLA KARANFİL AĞLA:

    1990’ların başı bir alperen olan Hasan Sağındık‘ınseslendirdiği “Ağla Karanfil” ezgisiyle Ermeni ve Rusların Bakü’de, Karabağ’da, Hocalı’da yaptığı katliamı hafızalarımıza kazımıştık. “Karanfilin Ağladığı Gece” şiiri Azerbaycanlı şair Mehmet Aslan’a ait. O gece 19-20 Ocak 1990 gecesiydi. Güya Bakü’deki Ermenileri korumak için müdahale eden SSCB ordusunun 143 Azerbaycan Türkünü şehit ettiği gece. 

    Azerbaycan’da karanfillerin çok büyük önemi vardır. Karanfil sevincin, aşkın, vatan hasretinin, millet sevgisinin sembolü olup ancak güzel ve mutlu günlerde değer atfedilen muhataba hediye edilir. O ki civanlara kıyıldı, varsın karanfil de ağlasın.Nahcivan’da, Gence’de, Bakü’de, Karabağ’a giden “Zafer Yolu”nda şehitlerin fotoğraflarının olduğu levhalarda üç şey daha vardır: Azerbaycan bayrağı, Türkiye bayrağı ve karanfil…

    Karanfil şehit kanı

    Ağla karanfil ağla

    Ağlat inlet meydanı

    Ağla karanfil ağla

    Cavanlara kıydılar

    Tanklar alta koydular

    Kanım içip doydular

    Ağla karanfil ağla

    Her şehide bir düzüm

    Abşeron* kan denizim

    Sen menim ağlar gözüm

    Ağla karanfil ağla

    Abşeron: Bakü’den Hazar Denizi’ne uzanan yarımada.

    AĞLAMA KARANFİL, BENİ DE AĞLATMA!

    Müslümanlar üzerinde ciddi baskı kuran “28 Şubat post modern darbe” sürecinde (28 Şubat Süreci. 1997’de 54. Türkiye Hükûmetinin sonlanmasına yol açan siyasal süreç) de lise, üniversite öğrencilerine, kamuda çalışanlara yapılan “başörtüsü” zulmünde başörtüsü için onuruyla direnen kızlarımızı temsil etmişti “karanfil”. Oğlunun yemin töreninden kovulan anneler, mezuniyet törenlerine alınmayan kızlar, mesleğini ve eğitimini yapamayan nice hanım kızlar, hanımefendiler… İkna odaları, sokak ortasında başından örtüsü çekilip alınan Müslüman kızlar, hanımlar… Dershanelerimizi ve özel okullarımızı da denetleyen bir “Batı Çalışma Grubu” vardı. Müslümanların zafer kazanarak kurduğu ülkemizde özel okul ve dershanelerde iki şeyi denetliyorlardı: Binalarda mescit var mı, namaz kılınıyor mu; kızlardan başörtülü var mı? 

    Bize tarihimizdeki Sütçü İmam’ın tanık olduğu günlerihatırlatan olaylar… Müslüman kadınların örtüsüne el uzatan Fransızları hatırlatan çıkışlar, hadsizlikler… Tarihimize düşen nice utanç tablosu… Eşref Ziya Terzi’nin “Ağlama Karanfil” ezgisi o günlerin hüznünü, direnişini kalbimize işlemişti. Ağlama Karanfil, Yusuf Meral’a ait bir şiir.

    Ağlama karanfil, beni de ağlatma

    Sil gözyaşlarını

    Yeşerecek sevdan kutlu tohumlarla

    Körpe dudaklarda

    Aldırma söylenen o sözlere

    Sen dağıt etrafa mis kokunu

    Umudu, sevgiyi, özlemlerini ve hasretleri

    Susadım karanfil

    Çöllerde kavrulan kurumuş toprak gibi

    Kelepçe vurulmuş yemyeşil gövdene

    Ben özgürlüğe hasret

    Gazze’nin çiçeği nedir peki? Gelinciktir. Ortası siyah, kendisi kırmızı, dalı ve yaprakları yeşil. Filistin bayrağındaki renkler diğer adı “anemon” olan gelinciklerde yaşar ve Gazze sırtları her bahar, bu çiçeklerle kırmızı bir halıya dönüşür. Gazze aynı zamanda kadim topraklarından koparılmış bir karpuz dilimidir!

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Birgül Akıncı dedi ki:

      Yüreğinize, kaleminize sağlık…