eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Erol DEMİR

1967 Kocaeli Gölcük doğumlu. KİTAP VE YAYINLAR 7 Kitap (Altın Bilezik - Mesleğim Hayatım - Türkiye’de Mesleki Eğitim- Sihirli Reçete-Balık Ekmek-Yeteneğim Geleceğim - Mesleki Eğitimde İz Bırakanlar) 4 Kolektif kitap (Eğitim Her Yerde Seçkileri - 21.Yüzyılda Eğitimde Dönüşüm ve Okullar- “Cumhuriyetimizin 100. Yılına İz Bırakan 100 Öğretmenden” ve “Maarif Sistemini Yeniden Düşünmek”) 3 makale, 7 bildiri, 4 gazete, 21 dergide ve internette yayınlanan 264 adet eğitim yazıları

    Eğitimde Paradigma Değişimi

    Milli Eğitim Bakanımız Sayın Prof. Dr. Yusuf Tekin, “Eğitimde Paradigma Değişimi” adıyla üç ay önce yayınlamaya başladığı yazı dizisini geçen ay tamamladı. Her biri üçer sayfalık dokuz farklı yazıyı çıktı alıp dikkatle okudum altını çizdim ve notlar aldım. Yazı dizisi bittiğinde değerlendirme yapmadan bekledim ki eğitim yazarları bu yazı dizisini ele alsın ve eleştirsin ben de istifade edeyim. Maalesef gündelik küçük basit olay veya değişikliklere verilen tepki kadar bile olsun bir paylaşıma rastlamadım. MEB Bakanının internet üzerinden paylaştığı yazı dizisini görmemeleri-duymamaları mümkün değil. Sükut ikrardan gelir der atasözümüz demek ki yazılanların hepsinin gerçek olduğunu kabul ediyorlar ve söyleyecek sözleri yok. Bu çok güzel bir şey.

    İş başa düştü ve bu ciddi çalışma hakkında dikkatimi çeken hususları paylaşmaya karar verdim. MEB olarak nelerin, niçin ve nasıl yapılmaya çalışıldığını niyet okumaya gerek kalmadan hiçbir endişe taşımadan açıklayan bu yazı dizisini öncelikle tüm eğitim çalışanlarının ve tüm vatandaşların okumasını tavsiye ederim.

    Yaklaşık çeyrek asrı bulan Ak Parti iktidarları döneminde eğitim konusunda yapılanlar, yaşanan değişimi dönem, kavram ve tematik boyutlarıyla ele alıp analiz edildiği dokuz serilik bu yazılı çalışmada; “eğitime erişim ve demokratikleşme eşiği, arz ve talebin senkronu, sınıf içi nitelik ve ölçme düzeni, toplumsal kapsayıcılık ve erken çocukluk, öğrenme çıktılarının doğrulanması, yükseköğretimde coğrafi adalet, tarihsel adalet ve demokratikleşme, beşeri sermayeyi büyütecek kurumsal kapasite, dersane tartışmalarından 15 Temmuz’a, eğitimde arınma dönemi, pedagojik-sosyolojik arka plan, dersanelerin dönüşümü, eğitimde FETÖ temizliği, aynamız berrak ve sağlam, eğitimde inşa dönemi, kurumsallaşma iradesi, dijital ekosistem, öğretmenin rolü, mesleki eğitim, maarif modeline doğru, müfredatın değişen yönü, eylem-değer-erdem bütünlüğü, ilim-irfan ve hikmete açılan alan, karakter inşası, sahayla sürekli iletişim, öze dönüş bilinciyle geleceğe yürüyüş, kadim üretim ruhu, süreklilik içinde yenilenme, erken yönlendirme ve zanaat ekosistemi, maarif modeliyle uyum, ideal bir mesleki eğitim düzeni, geleceğin inşa edicisi, Türkiye yüzyılında öğretmen, Öğretmenlik Meslek Kanunu, Milli Eğitim Akademisi, maarif üçgeni: aile-okul-toplum, ilk mekan ilk mektep, tamamlayıcı ilişki, maarif modelinde aile, birbirini tamamlayan halkalar, ölçmede adalet ve çeşitlilik, dijital çağda ölçme, başat kahraman öğretmen, ailenin bakış açısı, ütopik değil gerçekçi yaklaşım, rasyonel sentez, maarif perspektifi, araçsallaştırılan eğitim, yeniden maarif davası” gibi önemli ara başlıklarla Türkiye’de Eğitim ve Sistemi konusu etraflıca ele alınmıştır.

    Otuz sayfaya yakın bu yazı dizisinin aslında ileride daha detaylı ele alınarak bir kitapçık şeklinde basılarak dağıtılması yayınlanması ve her vatandaşımızın Türk Eğitim Sistemine ve onu kurgulayan-uygulayanlara karşı olan inanç ve güveninin arttırılması sağlanmalıdır.

    Yazı dizisinde dikkatimi çeken hususları okuyucularım için aşağıdaki şekilde özetlemeye çalıştım. Bakalım neler yapılmış?

    Mevzuat değişimleriyle performans esaslı bütçenin iç-dış denetimi şeffaf kanallarla sağlanarak yönetilebilir bir çerçeve oluşturulmuş. Erişim ve kalite eşzamanlı ele alınarak arz-talep politikası birlikte ele alınmış. Ücretsiz ders kitaplarıyla, eğitimde koşullu nakit desteğiyle aile ekonomisine destek sağlanmış. Kapasite artışı arzıyla; kayıt artışı, derse devam, azalan okul terki, artan mezuniyet ve üst kademeye geçişte kalıcı iyileştirme sağlanmış.

    Okul öncesi kayıtlı çocuk sayısı artışı yanında uluslararası izlemede başarı artışı sağlınmış dolayısıyla yönelim iyiye gitmekte. Öğretmen kılavuzları hazırlanmış. Başörtüsü, katsayı ve seçme özgürlüğüyle eğitim alanı demokratikleşmeye evrilmiş. Veriye dayalı izleme değerlendirmeyle birikmiş merkezi sınav sorunları ve dersaneler ideolojik politik hesaplardan, okulun zayıflayıp öğretmenin işlevsizleştirilmesinden gençlerin devşirilmesinden, ailelere ekonomik yükten ve okula alternatif eğitim alanı olmaktan kurtarılmış.

    Dersaneler yoluyla ekonomik rantla, toplumsal mühendislikle, FETÖ yapılanmasının ulusal güvenliğimizi, ülkemizin bekasını ve devletin kuşatılmasının önüne geçilmiş. Ücretsiz destekleme kursları, burslar, barınma desteği ve sınav güvenliği sağlanmış.

    Okul merkezli öğrenme iklimine geçişle; öğrenmenin merkezine okulu, düşüncenin temeline özgürlüğü, dersin içeriğine bilimi, özne olarak bireyi, sadakatin kökenine vatanı, erdem ve değer temelli sosyalleşmeyle hakkaniyetli eğitim ekosistemi kurulmaya başlamış.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sağladığı yasal zemin ve kurumsal imkanlarla eğitim alanı yerli ve milli bir bakışla evrensel ilke ve değerler unutulmadan kamu güveni inşası stratejik akılla dönüştürülmeye başlamış. Okul merkezli iklimde ölçmede güven, dijital kamusal kapasite artışı ve öğretmenlik ekosistemi kurulmaya başlamış.

    Eğitim sistemimizdeki dönüşümün stratejik önceliklerinden birisi olan mesleki eğitim alanında katsayı sorunu ortadan kaldırılarak meslek liselilerin önü açılmış. Meslek liseleriyle üretim hayatı arasında düzenli işbirlikleri kurulmuş. Yerel ihtiyaçlara dayalı program esnekliği, güvenli ve denetlenebilir işletmede beceri eğitimi uygulamaları ve istihdama geçişi kolaylaştıran yönlendirme mekanizmaları kurulmuş.

    Mesleki eğilimi belirleme, beceri ölçme bataryaları, zanaat atölyelerinde ve meslek ortaokullarında erken yaşta beceri yönlendirmesiyle sadece meslek değil değer dünyası kazandıran bir mesleki eğitim.

    Ahilikten günümüze hayat terbiyesi, el-akıl-gönül birliği, ustalığı hikmetle ve insani incelikle bütünleşmiş, öğrenme sabrı, maharet yanında sorumlulukla üretim ruhu, ahlak-emek-edepli nitelikli iyi insanlar yetiştirecek özgün modele geçiliyor.

    Küresel salgın ve deprem döneminde esnek eğitim dijital ekosistem ve kamusal kapasite artışı Fatih-EBA-TRT desteğiyle kaliteli, güvenli erişim, kişisel verilerin korunması, siber güvenlik ve fırsat eşitliği başarılmış. Nakil-taşıma-geçici eğitim-barınma ve esnek yerleştirme kayıt imkanı sağlanmış.

    Dinamik ve rasyonel temel üzerine kendini yenileyebilen güçlü kurumsallaşma, okulun merkezi ve asli rolü sağlanmış. Ölçülebilir-denetlenebilir-takip edilebilir zincirle ortak yazılı sınavlar ve analizleri yapılmaya başlanmış. Türkçe ve yabancı dilde dinleme-konuşma-okuma-yazma temelli eğitime geçilmiş.

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle eğitim sistemimiz yeniden tanımlanmış. Sadece bireysel başarı ve performans değil toplumsal adalet ve müşterek sorumlulukla ortak iyiye yöneliş ve ahlak taşıyıcısı bir sistem kurgulanmış. Ülkemizin medeniyet iddiası erdemleriyle hedeflenen insan tipi karakter inşası ve toplumsal aidiyet; bireyin bilişsel-ahlaki-sosyal gelişimi, insanı çok katmanlı bir varlık gören müfredatla sağlanmaya çalışılmış.

    Yirmi yılı aşan tecrübe birikimi üzerine insanı anlama-toplumu inşa, medeniyet fikrini zamanı aşan bir felsefi temelde pratik ahlaki ufukla, ilim irfan ve hikmet kök değerlerin sürekliliği derinlik ve öze dönüş hedeflenmiş. Modernlikle medeniyet değerlerini uzlaştıran öğrenciyi düşünceden eyleme olgunlaştıran bir müfredat oluşturulmuş.

    Toplumsal sorumluluk-gönüllülük fayda, sanat-spor üretimleri, yerel hizmet uygulamaları, başarı ve sınav yanında estetik, birlikte yaşamak kültürü yönetişim, sahayla sürekli iletişim, tüm paydaşların tüm süreçlere dahil edilmesiyle geri bildirim-düzeltmelerle öğrenen yaşayan bir organizmaya dönüşmesi hedeflenmiş. Eğitimi toplumsal bir sözleşme görüp maarif davamızı günlük tartışmaların ötesine uzun vadeli sahici öze dönüşle geleceğe uzanacak bir yapı kurgulanmış.

    Türkiye Yüzyılını inşa edecek irfan ordusunu oluşturan her öğretmen güçlendirilerek mesleği dar bir iş tanımından çıkarıp zihnen ve ruhen biçim inşa sürecini bilgi ve tecrübesiyle ülkemizin beka meselesi olarak ele alınmış. Cumhuriyet tarihinin en fazla öğretmeni istihdam edilmiş ve yaş ortalaması azalmış, mesleki iyi oluş ve bağlılık, kariyer mesleği olarak görülerek talep ve cazibesi artmış, meslek kanunu hazırlanmış, kariyer basamakları düzenlenmiş yeni kurulan akademiyle sürekli gelişimi sağlanmış.

    İyi insan-aile-toplum için çocuklar ekran gölgesinde değil aile şefkatinde ve öğretmen rehberliğinde şehrin vicdanında ve sosyal dokusu içinde büyümelidir. Aile; ilk mekân ve mekteptir. Toplumun en güçlü dayanışma halkasıdır. Çocuklar ailede büyüklerden gördüğü ilgi ve terbiyeyle büyür. Modernleşmenin etkisiyle ailenin boş bıraktığı boşluğun okulun doldurması ve öğretmenin rolünü genişletmesi beklenmektedir.

    Okulu sadece öğrencinin değil velilerin kendine ait hissettiği bir mekân olmasını aile okuluyla destekleyerek bu bağ güçlendirilmiş. Aile-okul-toplum üçgeni, birbirinin yerine ikame edilen değil, birbirini tamamlayan halkalar olarak görmek zorundayız. Eğitim, insanın iç dünyasında ve toplumun ortak hafızasında bıraktığı izlerle ölçülmesi gereken bir alandır. Maarif modelimiz, zararlı dizilerin ve dijital mecralarda tehdit ve tehlike potansiyel sebeplerini ortadan kaldıracak ve koruyacak bir sorumluluk çerçevesi sunuyor.

    Hareketliliği fazla, eğitim talebi güçlü genç nüfusun yükseköğretime geçişte sınırlı kapasiteyi ülke geneline adil paylaşımla fırsat eşitliğini koruyarak objektif değerlendirmeyi sağlamak gerekiyor. Bunun için belli ölçüde merkezi sınav gerçeğiyle on yıllık emeği birkaç saatlik sınav performansına indirgemeden ölçme adaletini güçlendirmek ve çeşitliliğini artıracak ekosistem tasarlanıyor.

    Tüm bu süreçlerin başarısında öğretmenlerin belirleyici rolünün bilincinde olarak sınıf içi gözlemi merkeze alan, öğrenciye düzenli ve nitelikli geri bildirim verebilen, ölçme-değerlendirme okuryazarlığı güçlü öğretmen profiline ihtiyaç bulunmaktadır. Ailelerin sınav ve başarıya bakışını değiştirmeden ölçmede adaleti güçlendirmenin zor olduğu muhakkaktır. Öğrencilerin emeğini koruyan, öğretmenin meslek onurunu pekiştiren, velinin ve toplumun sisteme güvenini besleyen tutarlık bir ölçme ve dijital ekosistem kurulmaktadır.

    Eğitim alanındaki paradigma dönüşümünü, belirli bir siyasal programın ve kadronun değil gücünü ve motivasyonunu kadim medeniyetimizin kültürel, sosyolojik ve tarihsel derinliğinden alan maarif perspektifinin anlaşılmasına yönelik çaba ve ahlaki sorumluluğu olarak görülmelidir.

    Eski-yeni karşıtlığına, gelenek-modern ayrımcılığına, reddiyeci-savunmacı bir anlayışa girmeden rasyonel bir sentezle ülkemizin ismini taşıyan Türkiye Yüzyılı ideali için büyük uzlaşının hayat bulması maarif modelini bu perspektiften bakmakla mümkün olacaktır. İki asırlık tecrübemizi dar bir teknik reformla ele almayıp siyaset-kültür-medeniyet kesişimine insan-toplum-devlet düzenine milletin ruh kökünü besleyen bir medeniyet davası olarak bakmak zorundayız. İnsan-bilgi-kurum tasavvurunu hikmetle ele alan emanet bilincinde içi dolu bir çerçeve çizmeye çalışılmaktadır.

    MEB taşra teşkilatında öğretmenlikten başlayarak otuzbeş yıldır her kademede çalışan-okuyan-düşünen-dertlenen-yazan ve konuşan bir eğitim yöneticisi olarak ilk defa bir MEB Bakanı yirmişüç yılda yapılanları, yapacaklarını ve gerekçelerini bu kadar detaylı yazarak kamuoyuyla paylaşıyor. Bu bile eğitimde paradigma değişikliği için önemli bir göstergedir.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.