“Cennetten dünyaya dalı sarkan meyve ağacı” hangisidir, desem? O meyvenin adını “cennet menüsü”nde okudum, desem? İtiraz edenlere “Bana inanın. Söylediğim abartı değil” derim.
Allah, ‘sicili temizdir’ belgesini alan, hakkın ve erdemin yanında olan kullarına cennet sözü veriyor. Rahman, “Girin cennetime” dediği kullarına ikram edeceği sayısız nimetlerinin bazılarını Kur’an-ı Kerim’de menü halinde gösteriyor.
İşte ‘Cennet Menüsü’nden bir bölüm:“1- Dalbastı kiraz ve meyve yüklü muz ağaçları arasında, 2- Kesintisiz gölgeler altında,3 – Çağlayanların kenarında, 4- Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan meyveler arasında, 5- Kabartılmış döşekler üzerinde olacaklar.”(Diyanet İşleri Başkanlığı Kur’an-ı Kerim Meali)
Yukarıda 5 madde halinde yazdığım nimetler, Kur’an-ı Kerim’in cennetten tasvirlere yer veren ‘Vakıa Suresi’nden alınmıştır.
Haziran ayı, bahara mı yaza mı ait karar veremesek de, ülkemizde kiraz dönemidir. Haziran’ın üç haftası “Kiraz Mevsimi” olarak adlandırılır.
Türkiye, dünyada en çok kiraz üreten ülkedir. Sınırlarımız içinde kiraz yetişmeyen yerleşim birimi yoktur. Kirazın meyvesi minik bir kalp gibidir. Daldan toplandığında minik kalpler iki ayrı sapta bir çift yürektir.
Kirazın meyveleri ateş kırmızısı, koyu kırmızı, çürük kırmızı, açık kırmızı, turuncu, açık sarı, koyu sarı, kirli sarı, bal rengi, benekli ve birbirine karışmış kırmızı-beyaz-sarı-turuncu olmak üzere cinslerine göre binbir renkte arz-ı endam ederler.
Kirazlar, cins ve renklerine göre, ipekli, saten, şifon ve jorjet giysiler giymiş Uzak Doğu’nun çekil gözlü, Slavların ışıltılı tenli, Afrika’nın pürüzsüz cilde sahip dilberlerine benzer.
Misket büyüklüğünü geçmeyen kiraz, ağza girdiğinde pimi çekilmiş lezzet bombası olarak patlar ve damakta derin haz çukurları açar.
Ülkemizde 100’e yakın il, ilçe ve beldede kiraz festivali veya kiraz şenlikleri yapılır. En coşkulu, en renkli ve katılımı en yüksek olan festival Tekirdağ’da kutlanandır.
Tekirdağ Kiraz Festivali’nin avantajı, Trakya halkının eğlence tutkusunun ve İstanbul’a yakın olmasının sonucudur.
“Kirazın doğduğu topraklar” ve “Adını kirazdan alan şehir” olarak adlandırılan Giresun ve Konya’nın Ereğli İlçesi’de de kiraz festivalleri coşkuludur.
Toros dağlarının eteklerinde binlerce dönümde kiraz üretimi yapılır. Ermenek, Sarıveliler ve buralara bağlı yerleşimler için Haziran kirazlı günlerdir. Konya’nın Akşehir İlçesi ile Burdur, Isparta, Afyon Göller Bölgesi’nin tamamı Türkiye’nin kiraz üçgenidir. Binlerce üretici kirazdan önemli kazanç sağlar.
Bugünlerde kirazın rengine ve cinsine bakmam. Her gün bir tabak dolusu kirazı yavaş yavaş, afiyetle yiyecek hanemde misafir ederim.
Kirazın sezonu erken kapanır. Yaz yağmuruna benzer. Hızlı gelir, hızlı gider. Ama ben peşini bırakmam. Havalar soğumaya başladı mı, sıra kirazın kavurmasına gelir. Kimi reçelini, kimi kompostosunu sever. Ben, mevsiminde kirazın diri ve tazesini, kışın kavurmasını tercih ederim. Giresun tedarik yerimdir.
Hz. Havva’nın Hz. Adem’e yedirdiği yasak meyvenin ne olduğu Kur’an’da belirtilmemiştir. Cennetten yeryüzüne sürgünümüz, “sınırsız nimetler arasında yaklaşmayın buyruğu verilen bir ağaçtır.”
Batı’daki “cennetten sürgün” tasvirlerinde genellikle elma resmedilmiştir. Bu resimlere bakarken, “Elma için değer miydi?” diye kendi kendime konuştuğum çok olmuştur. Zihnim, o tasvirlerden elmayı siler, yerine kirazı yerleştirir. Hz. Adem’e yakıştırdığım meyve kiraz olur.
Kiraz, seyirlik yönüyle de tercih edilen bir ağaçtır. Uzak Doğu kültüründe çok önemlidir. Japonya’da kiraz, meyve olarak değil, çiçek olarak sevilir.
Bizde kiraz mevsimi, Japonya’da sakura günleri vardır. Sakura, meyve vermeyen kiraz ağaçlarının çiçeği demektir. Sakura sadece baharın müjdecisi değil, bundan çok fazlasıdır. Gökyüzünün maviliği, kiraz çiçekleriyle bütünleşip yeryüzü cenneti oluşturur.Sakura döneminde kiraz çiçekleri sadece ağacın süsü olmayıp, rüzgâr varsa havada uçuşur, toprak, çim ve berrak suların üzerinde çarşaf misali serilidir.
Bizde lale ve gül ne ise, Japonya’da kiraz çiçekleri biraz daha fazlasıdır. Kimonolarda, ipekli kumaş ve aksesuarlarda, tablolarda, seramiklerde hep kiraz çiçeği desenleri öne çıkar.
Kiraz ağacından yapılmış her tür malzeme bir sanat eseridir. Vişne çürüğü veya koyu kırmızı rengiyle dikkati çeken kiraz ağacı kullanılarak yapılan el işi ürünler, galerilerde sergilenen nadide eserlerden ayırt edilmez.
Parklar, bizim ulu çınarlarımız kadar boylu kiraz ağaçlarıyla doludur. Her bir park, saltanat bahçelerini anımsatır. Japonya’da sadece kiraz ağaçlarının bakımını yapan kişiler varmış. Bizim bahçıvan olarak adlandırdığımız bu kişilere “sakurameri” deniliyor. Bu iş kolu önemli meslekler arasında yer alıyor. Sakurameri’nin Türkçe karşılığı ise kiraz ağacı doktoru.
Kiraz çiçekleri festivalleri “Hanomi” olarak adlandırılıyor. Bu günlerde eşler, sevgililer, arkadaşlar parklara akın ediyor. Bir kiraz ağacının altına veya ağacın izlenebileceği banklara oturuluyor. Adeta vecd içinde yüzlerce, binlerce Japon gözlerini ayırmadan kiraz çiçeklerini seyrediyor.
Kiraz ağacı çayı da var, kiraz ağacı yaprağına sarılmış tatlılar da. Çayı keyifle yudumladım ama tatlıyı ağzıma aldığıma pişman oldum. Benim gibi tatlı sevmeyenlerin genellikle adını hatırlayamadığım bu tatlının tadına varamadığını söylediler.
Toroslar’ın eteğindeki Güneyyurt’ta vadiler arasındaki bahçelerin lezzetli kirazlarının tadına bakmak veya Japonya’da kiraz çiçekleri şöleninde hülyalara dalmak. Her ikisi de insan için, bizim için.
Kirazın meyvesi ile beden şifalanırken, çiçekleri ruha huzur veriyor. Çiçek dönemini kaçırdığınıza üzülmeyin. Kiraz, içinde çiçeğinin kokusunu taşır. Bir kap dolusu kirazla sezonu karşılayın. Cennet menüsündeki nimetlerin farkına ve tadına varmak da bir nimet olmalı.
Biz çocuklarla büyükler arasındaki fark; Bir yanda şehir bir yanda kiraz bahçeleri.(Sezai Karakoç)
Çocuklar, “Kulağınıza kiraz takıp küpe yapmadan büyümeyin.” Anne-babalar, çocuklarınızı cennetten dünyaya uzanan kiraz ağacının dalına elletin. Bir kez bile olsa çocuklarınıza dalından koparıp kiraz yeme zevkini tattırın.
Kirazdan söz edince o hoş saba türküyü, ‘önünüzde bir kase kiraz’ dinlemeden geçmeyin. Safiye Ayla’yı öneririm. Farklı bir ses, yeni bir yorum isteyenlere Tanya Nikoloudis’ten “Bir Dalda İki Kiraz.”
Kiraz tadında güzel bir makale olmuş. Kiraz yetiştirme konusunda ülke olarak şanslıyız. Çok üretilmesine rağmen fiyatları da hayli yüksek. Harika bir lezzeti olduğu içinde kurtlar da nasiplenir. Erginlerini içini açmadan yemek güzel olur. Selam ve dua
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri isteyene ver onları bana seni gerek seni gerçekten kiraz harika bir meyve yaprağı sapı çekirdeği bile değerlendiriliyor aroma lezzet ve tat bakımından harika makale daha çok harika teşekkür dua
Kışın ortasında kirazı bir kez daha sevdirdin bize ey Yazar.
Saygılar.