Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin en büyük şehri olan Köln’ün Kerpen Kasabası’na 6-11 Şubat 2025 tarihleri arasında gerçekleştirmiş olduğum beş günlük gezi notlarımı paylaşmıştım. “İstanbul’dan Köln’e Gezi Notları” başlığıyla yayımlanan bu yazılara pek çok olumlu geri bildirimler aldım. Almanya’da hâlen yaşayan ya da değişik vesilelerle daha önce Almanya’da bir süre yaşamış...
Kilisli Muallim Rifat (Kilis 1874-Ankara1953), Osmanlı döneminin mektep ve medrese eğitimi görmüş nev-i şahsına münhasır münevver ve bilge şahsiyetlerimizden biri. “Bilge” soyadını tam manasıyla hak etmiş, Türk dili ve edebiyatı alanında eskilerin deyimiyle ‘mütebahhir’ bir eğitimci. 1945-1946 yıllarında Yeni Sabah gazetesinde tefrika edilmiş olan hatıraları, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçişte kitâbiyat/bibliyografya alanında yaşanan güçlüklere ve bu güçlüklerin aşılmasında sergilenen fedakârlıklara dair güzel örneklikler içeriyor. İmkânsızlıklarla mâlûl zorlu yıllarda,devlet ve millet için bireysel çabalarla dahi nelerin yapılabileceğinin somut örneklerini bu hatıratta görmek mümkün. “Bildiklerim” adıyla kitap...
Pazar düzelirse toplum da düzelir. Sokak, cadde, pazar ve mahalle sosyal hayatın aktığı mekânlardır. Pazarın kurulduğu mekânlar ise hemen hemen sosyal hayatın tüm etkinliklerinin sergilenmesine ve gözlenmesine imkân sağlayan alanların başında gelmektedir. Pazar, o bölgede yaşayan toplumun sosyal ilişkilerinin düzeyini, bir nevi röntgenini verir. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünün...
Çoban Yıldızı, sabahları göründüğünde Sabah Yıldızı ya da Tan Yıldızı; akşamları göründüğünde Akşam Yıldızı adıyla anılan bir gezegen aslında. Yön tayinine yardımcı olduğu için Kuzey Yıldızı da denilmiş. Kadim Türkçe’mizde ise Çolpan Yulduzu adıyla isimlendirilmiş. Venüs adıyla astronomi literatürüne girmiş olan Çoban Yıldızı, güneş sistemindeki diğer gezegenlerin aksi istikametinde döndüğünden...
DERSAÂDET YAZILARI-46 Osmanlı’nın son dönemlerini, yaşanan krizlerden çıkış yolu arayışlarına sahne olan çalkantılı bir dönem olarak değerlendirmek mümkündür. II. Abdülhamid’in İttihad-ı İslam/İslamcılık siyaseti, İttihat Terakki’nin 11 Temmuz 1908 tarihindeki darbesiyle yerini yeni arayışlara bıraktı. Başlangıçta İslamcılık siyasetine bel bağlanmışsa da Arnavutluk isyanı ve Trablusgarp’ın elden çıkışıyla birlikte Osmanlıcılık siyasetine yönelmek...
DERSAÂDET YAZILARI- 44 Geçen yazımızda Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün koordinesiyle tüm illerde gerçekleştirilmesi planlanan “Türkiye Yüzyılı Din Öğretimi Çalıştayı” konusuna değinmiş, sözel dersler kapsamında bazı değerlendirmelere yer vermiştik. Ülkemizde öteden beri önemsiz addedilen ve özellikle sayısal dersler için hazırlıkla geçirilen müzik, resim, beden eğitimi, din kültürü ve ahlak bilgisi gibi...
DERSAÂDET YAZILARI- 42 Son iki asırdır dünya Müslümanlarının iki yakası niçin bir araya gelmiyor sorusunun en net cevabı “Sünnetullah torpil geçmez.” şeklinde verilebilir. Ya da diğer bir ifadeyle sünnetullahın ilkelerine uygun hareket etmeyen her kim ya da topluluk olursa olsun akıbet aynıdır. Sünnetullah “Allah’ın tabiatı yaratıp devam ettirmek ve toplum...
DERSAÂDET YAZILARI- 41 Anadolu irfanı bambaşka bir şey. Yıllar süren inceleme-araştırma çalışmalarının çözüm üretemediği bir takım sosyal problemlere birkaç cümleyle neşter vuracak derinlik, bu irfanda mündemiç. Ancak bu sese kulak vermek gerekir. Asırların imbiğinden süzülerek tevarüs edilmiş tecrübelerin sosyal hayatın kronikleşmiş sorunlarına çözüm üretmesinden doğal ne olabilir ki? Nitekim sosyal...
DERSAÂDET YAZILARI- 40 Eğitimde yaşanan sorunları tüm açıklığıyla kamuoyu önünde konuşmanın doğru olup olmayacağı konusunda tereddütler ve çekinceler her zaman var olmuştur. Ancak yaşanan sorunların katmerleşerek yaygınlaşması bu tereddütlerin ve çekincelerin aşılmasını gerektirmektedir. Sorunları görmezden gelmenin ya da gündeme getirilmesini ertelemenin bir faydası olmasa gerektir. Ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak...
DERSAÂDET YAZILARI- 39 Daha önceki yazılarımızda John Dewey’in Tük Maarifine yön vermek için Türkiye’ye davet edildiğine, İstanbul’da ve Ankara’da gerçekleştirdiği ziyaretlerine ve hazırladığı raporlardan henüz Türkiye’den ayrılmadan kaleme aldığı ön rapora değinmiştik. Dewey, “esas rapor”unu Amerika’ya döndükten sonra kaleme almıştır. Raporun yayınlanması için tam on beş yıl beklenmiş, nihayet 1939...
DERSAÂDET YAZILARI- 38 Geçen yazımızda Dewey’in Türkiye ziyareti kapsamında kaleme almış olduğu raporlardan birincisini henüz Türkiye’den ayrılmadan teslim ettiğini ve bu raporun “Bütçeye Konulması Muktezi Tahsisat Hakkında Rapor” başlıklı olduğunu belirtmiştik. Raporun adından da anlaşılacağı üzere Dewey, getirdiği önerilerin hayata geçirilmesi için öncelikle bütçeye konulması gerekli ödeneği ve nerelere harcama...