Eylül!Adın hüzünlü bir dokunuş.Yazdan kalan bir gülüş. Bir iç çekiş, bir dalış.Ağaçlar sarıya, ben hep sana dönerim.Sende hatır var çünkü, bilirim. Eylül! En derin mevsimisin sen ömrümüzün.Ne bir başlangıçsın, ne de bir bitiş.Yine en çok sende nihândırGönle ağır gelen her geçiş… Eylül, takvimde bir ay gibi dursa da aslında bir...
Hayırlı akşamlar cümlenize, vaktin hayrını niyaz ediyorum ve besmele ile başlıyorum. Hikmet. Hepimiz bir gündelik hayat yaşıyoruz. Bu çağın insanına sorduğumuz zaman bu gündelik hayatın temel unsuru nedir diye, geçim der. Siz de kendinize bakın gündelik hayatın büyük bir kısmını işgal eden aktivite geçim, iş. Tabii ki kazanç. Bu böyle...
Bugün bedenlerin gençleştiğini ama zihinlerin bu gelişmeye ayak uyduramadığını aksine yaşlandığına şahit oluyoruz. Yaşlanırken daha da gençleşen dünyanın, sürekli bedenine özen gösterip, onu diri ve güzel yapmaya çalışırken ruhunu yitiren insanların “tüketimin” nesnesi haline geldiğini ve tinin bir yaşam alanı ya da habitat olmaktan çıkmakta olduğunu görüyoruz. Bu çelişkili durumu...
Gencin kendilik bilincini kazanması temelde bilgiye dayansa da bilgiyi üretme ve bilinçli eylemde bulunma kapasitesini seferber etmesi anlamında bilgeliğe müracaat etmek zorundadır. Bu çerçevede bilgeliği, yaşam sürecinde elde edilen bilgileri hayata yansıtma, her şeyi tüm yönleriyle birlikte değerlendirerek ne zaman, nerede, nasıl davranacağını ve konuşacağını bilmek olarak niteleyebiliriz. Hayata dair...
Nitekim bugünün gençliğinin eskiye nazaran daha dinamik, zihinlerinin daha sağlıklı, daha konforlu bir hayatı yaşadıkları ve gençliğin artık biyolojik ölçütlerle değil; etkinliklerle ya da zihniyetle tanımlandığını söyleyebiliriz. Hatta dijital neslin veri taarruzuyla beyin gelişimlerini daha etkin kullanarak dil, mantık ve sosyal beceriler açısından geliştirdiklerini görebiliriz.
İlim kaynağıyla irtibatını kesmezse hidayete götürür. İlim kendisine yabancılaşır ve kaynağıyla irtibatını kaybederse sapkınlık vesilesi olabilir. İlim ilim için olursa kendisini yaratıcıdan bağımsız sayar ve addeder. İlim Allah için olursa hidayet yollarına rehberlik eder. Merhum Hindistanlı allame Vahidüddin Han daima ilim ile din arasındaki münasebetleri gözlemlemiş ve bu konuyu ilgisinin...
Montaigne, bilgi birikimini ikiye ayırmıştı. Bilgi ve bilgelik. Bilgi, akademik bir yığın konular. Bilgelik ise; daha derinlikli daha değerli, kalıcı ve insanın mutlu, ahlaklı, erdem sahibi olarak yaşamasına yardımcı olabilecek hemen her şey. Bu eksikliği kendisi de fark etmişti. Profesyonel kadrosu ve iyi bir müdürü olmasına karşın onun gittiği okulun...
Soru, bilimin ve bilginin temelidir. Anlamak, anlamlandırmak ve öğrenmek soru sormak, doğru ve yerinde sorular sorabilmek ile mümkündür. Sorular hem içe yolculuk ettirir, hem de dışımızdaki dünya ile bizim temasımızı sağlar. ‘Usül ve üslup’ soru sormada en önemli iki temel unsurdur. Çünkü soru öyle usulüne uygun, metodik ve öyle üslupluca...
, Ali ÖZKANLI Bilmek; düşünce dünyasından en iyi şekilde beslenmektir. Beslendiğimiz bilgileri en iyi şekilde kullanarak geleceğimizi emanet edeceğimiz gençleri en mükemmel bir şekilde yetiştirmek zorundayız. Bu açıdan eğitim davamız en kutsal davamızdır. Ülkenin geleceği ancak faydalı günün şartlarına uygun bir eğitimle mümkündür. Sağlıklı eğitimin olması için sağlam bilgiye ihtiyacımız...
SUNUŞ: Bu haftaki röportajımızı Türkiye’nin ‘bir maarif davası vardır’ diyen ve maarif davasının kalemi ile yıllardan beri savunuculuğunu yapan Ufuk Coşkun ile yaptık. Kalemini ve müktesebatını Türkiye’nin milli maarif davası yolunda seferber eden Coşkun, maarifi hem dert edinen hem de dava edinen bir isim. Bütün derdi, davası ve kalem çabası...
Prof. Dr. İsmail Aydoğan Kahramanmaraş doğumlu. Eğitim sahasında fikir imal eden Türkiye’deki sayılı akademisyenlerden biri. Bu alanın bir fikir işçisi. Eğitimle alakalı olarak kitaplar, yazılar yazan, seminer konferanslar veren bir isim. Eğitimin özü ve paradigmasına dair sözler söylemeye, yazılar yazmaya ve eserler vermeye devam ediyor. Kısacası hem derdi hem de...