Küreselleşme; (globalleşme) dünyanın küçülmesi, bilim ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte, devletler veya bireyler arasındaki tüm sınırların kalkması, ekonomik, siyasi ve sosyal ilişkilerin, ürünlerin, fikirlerin, kültürlerin ve dünya görüşlerinin bütünleşmesi anlamına gelmektedir.
Küreselleşen dünyada; bilimin, bilişimin, iletişimin ışık hızıyla yayılmasına paralel olarak, bilgiye erişim kolaylaşmakta böylelikle meydana gelen gelişim, değişim ve karşılıklı etkileşim de kültürel benzeşmeye dönüşmektedir.
Bilindiği üzere ilim evrensel, kültür ise millidir. Kültür; bir toplumu diğer toplumlardan farklı kılan en temel özelliktir. Kültür geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe devam ede gelen, her milletin kendine özgü sanatı, sporunu, folklorunu, inanç ve medeniyet değerlerini, örf ve adetlerini, yaşayış, anlayış ve davranışlarını içinde barındıran maddi ve manevi değerler bütünüdür.
Bir milletin ilelebet yaşayabilmesi için, vatan topraklarını korumakta gösterilen hassasiyet; kültürel değerlerini korumak içinde gösterilmelidir. Zira kültürel değerlerini koruyamayan milletlerin toprakları küresel güçlerin işgali altına girmiş, kale içten fethedilmiş demektir.
Emperyalist güçler tarihi hinterlandı derin ve güçlü milletleri kendilerine benzetmek için önce kendi kültür ve öz değerlerinden uzaklaştırılmakta, sonra da yaşantılarına; köksüzlük, kültürsüzlük egemen kılınmaktadır.
Dünyada en büyük değer bilgi olduğu gibi, ekonomik, sosyal, siyasal, askeri, kültürel ve endüstriyel gelişmelerin ana kaynağı da bilgidir. Onun için milletlerin gücü, topuyla, tankıyla değil, sahip oldukları yetişmiş insan gücüyle ölçülmekte; her ülke sahip olduğu eğitim gücüne göre uluslararası arenada kendine yer bulabilmekte, daha sonra da kendi bilim, kültür ve medeniyet değerlerini başka ülkelere taşıyabilmektedir.
Günümüzde küreselleşme, eğitimden ekonomiye, ekonomiden siyasete, siyasetten bilişim teknolojisine, bilişim teknolojisinden kültüre varıncaya kadar hızlı erişim ve ulaşımın etkisiyle yeryüzünün çeşitli bölgelerine ulaşmasını ifade etmek için kullanılan gizemli bir sözcük olarak ifade edilmiş olsa da; küreselleşme; bütün dünya üzerindeki insan topluluklarının eğitimini, kültür ve medeniyet değerlerini, değer yargılarını, global dünya ölçeğinde yoğurup, küreselcilerin tekeline sunmak için bir mekanizma olarak kullanılmaktadır.
Dünyayı yöneten emperyalist sermaye güçlerinin sınırsız istek ve çabalarının altında; tek bir dünya kültürü oluşturma, her türlü mal ve değerlerini dünyadaki her ülkeye, her firmaya, hatta her insana pazarlama amacı yatmaktadır.
Dünya ülkelerine kola, hamburger, cips veya pizza pazarlayabilmek için, önce yerel mutfak tarzları uluslararası mutfak tarzına dönüştürülmekte; böylelikle dünya milletleri ortak bir damak zevkine alıştırılmaktadır. Kendi müzik türlerini, sinemalarını, yılbaşı yortularını, oyun ve eğlencelerini batılılaşma, modernleşme, çağdaşlaşma gibi yaftalarla pazarlayabilmek için aynı oyundan ve aynı müzikten haz duymaları için gençlere el atılmaktadır. Diğer taraftan anneler, günü, babalar, günü, sevgililer günü gibi ihdas edilen günler vasıtasıyla; israfa, lükse, safahata, giyimde müstehcenliğe özen duyan bir toplum oluşturulmaktadır.
Toplumların temeli ailedir. Aile ise nikahlı karı- kocanın oluşturduğu kutsal bir kurumdur. Küresel güçler, toplumu temelden sarsmak için ailede karı-koca ilişkilerini bozan, aile içi çatışmaları körükleyen, zinayı suç olmaktan çıkartan, nikahsız birliktelikleri meşrulaştıran, gençlerin evlenmelerini zorlaştıran, boşanmaları kolaylaştıran, tek taraflı şikayeti, ömür boyu nafakayı yasallaştıran 6284 ve “Avrupa sözleşmesi” (İstanbul Sözleşmesi) gibi dayatmalarla Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” adı altında Eşcinsellik (Cinsiyetsizlik) normalleştirilerek cinsiyetsiz birey ve ailesiz toplum inşa edilmektedir.
Bütün bunların bir topluma zerk edebilmek, başka toplumların sosyal ve kültürel yaşam tarzlarını kendi yaşam tarzlarına benzetebilmek için TV, internet, Facebook, Twitter, Instagram, Tik tok, WhatsApp gibi medya ve sosyal iletişim araçları keskin bir kılıç gibi, ustaca kullanılmaktadır.
Böylece Sömürülen ve ezilen toplumların inancı, tarihi, kültürü, hukuku ahlakı, sanat ve edebiyatı, örtülü bir müdahaleyle tahrif edilmekte, sanat ve edebiyat adı altında gayri ahlaki edepsizlikler ikame edilmektedir.
Geçmişte toplumların bünyesine ters düşen yabancı akımlar toplum tarafından kabul görmediği ve kınandığı için yayılma istidadı bulamazken, ne yazık ki günümüzde İslam coğrafyasının her yerinde gayri ahlaki akımlar hiçbir direnişle karşılaşmadan kendisine yer bulabilmektedir. Böylece başta İslâm ülkeleri olmak üzere tüm sömürülen ülkeler, kültür emperyalizmine yenik düşmeye mahkûm olmuşlardır.
Şunu unutmayalım ki, kültür, milletlerin binlerce yıl; din, mezhep ve dünya görüşü farklılıklarını uzlaşı ve hoşgörüyle buluşturan, medeniyet birikimini, irfan zenginliğini, ayakta tutan en büyük güçtür. Kültür bir milletin tarih boyunca biriktirdiği en değerli hazinesi ve bir milletin hafızasıdır. Bu yüzden egemen güçlerin en büyük hedefi ülkelerin hafızası olan kültürel birikimini yok etmek olmuştur.
Diğer taraftan küreselleşen dünyada, hiçbir ülkenin diğer dünya milletlerinden bağımsız olarak, salt bir hayat sürdürmesinin mümkün olmadığı gerçeğinden hareketle; her ülke, sosyal, siyasal, sanatsal, sportif, ekonomik, askeri, ticari ve endüstriyel alanlarda hem dünya ile rekabet edebilmek hem de diğer ülkeler ile ilişkilerini olumlu anlamda güçlendirebilmek için eğitim-öğretim sistemlerini yeniden tasarımlamak, dünya ile rekabet edebilecek bilimsel bir yapıya dönüştürmek zorundadır.
Biz istesek te, istemesek te küreselleşmede dil çok önemli bir etkendir. Bir dilin küresel dil olması konuşanının fazla oluşundan değil; ekonomik, sosyal, siyasal, endüstriyel, sanatsal, sportif alanlarda, tıpta, bankacılıkta, uluslararası ilişkilerde, bilimsel araştırmalarda, akademik kariyerlerin ve bilimsel yayınların yapılmasında, yeni teknolojik buluşların tanıtımında bilimsel ve ekonomik güce sahip ülkelerin dilleri küresel dile dönüşebilmektedir.
Dünya Milletlerini tanımanın, imkânlarından istifade etmenin, İnsana ve hayata dair evrensel değerlerle bütünleşmenin, güzelliklerimizi yerelden küresele, küreselden yerele ulaştırmanın yolu; bilim toplumunu oluşturmakla birlikte küresel dillerin öğrenilmesi ve öğretilmesi ülkelerin ekonomik gelişmeleri ve dünya ile kolay iletişim kurabilmeleri açısından büyük bir önem arz etmektedir.
Gelinen noktada Küreselleşmenin olumsuz etkilerinden kurtulmanın, dezavantajını avantaja çevirmenin yolu; çağdaş bilgi ve beceriye sahip, milli ve medeniyet değerlerine bağlı, dünya ile rekabet edebilecek, nitelikli katma değer ve beceri üretebilecek, öğrenmeyi öğrenen, bilgiyi üretime dönüştürebilen bir bilgi toplumu oluşturmaktan; kültürlerarası anlayış ile dünyayı yakından tanıyan, dünya ile yarışan; dünya ile buluşan; ahlaken temiz, bilgi bakımından donanımlı, insani davranışları açısından karakterli, milli, manevi ve medeniyet değerlerine bağlı; kendi kültürüyle bütünleşen farklı kültürlerle da barışık olan, insanlığa faydalı olma idealine sahip; bilim, fikir adamlarını, geleceğin idarecilerini yetiştirmek ve daha barışçıl bir dünyanın oluşmasına katkı sunacak bir eğitim modelinin devreye sokulması zorunluluk arz etmektedir.
Diğer taraftan Osmanlı’nın kuruluşundan itibaren farklı kültürleri bir arada barındırması sebebiyle İslam coğrafyası ile tarihi ve kültürel bağları bulunan, yeni yüzyılda da küresel bir aktör olma arzusu taşıyan ülkemizde, eğitim dili İngilizce, Arapça, Rusya, Çince gibi çeşitli dillerde nitelikli eğitim veren yabancı uyruklu veya Türk çocukların öğrenim gördüğü uluslararası okulların açılması, kendi kültürel zenginliğimizin korunarak geliştirilmesi, kültürel yozlaşmanın, ahlaki erozyonun ve manevi tahribatın önlenmesi, İslam’ın güzelliklerinin sergilenmesi, cehaletin yerine faydalı ilmin, azgınlığın ve sapkınlığın yerine edep ve ahlakın, haksızlık ve zulmün yerine adaletin, düşmanlık yerine barışı ve kardeşliğin, kin ve nefret yerine sevgi ve hoşgörünün, çatışma yerine diyalog ve uzlaşının yayılması ,toplumsal bütünlüğün ve İslam birliğinin hakim kılınması; kültür emperyalizminin olumsuzluklarının bertaraf edilesi açısından son derece önemlidir.
2.05.2023
MUSTAFA KIR
Sağ olun,var olun