Pek aziz ve muhterem hocamız, mütefekkirimiz, Türkçemizin yılmaz savunucusu ve bekçisi D. Mehmet Doğan’ı sözlük hazırlayan, yakın tarih üzerine yazan, Türkiye Yazarlar Birliğini kuran çalışkan münevver diye anlatmak mümkündür. Söylenenlerin tamamı doğrudur; yine de bir şeyler eksik kalır. Hocamızın asıl büyüklüğünün, birbirinden kopmuş görünen kültür sahalarını aynı mesuliyet altında toplamasında...
Ameli, asarı ve hizmeti, eceline faik olmak… Dosttan yetim kalmak… Altmış senelik bir dostluğun ardındaki boşluk. Boşluk ne demek? Üzerine eğildiğinizde başınızı döndüren… İçinizde, ruhunuzda daim varlığını, yaşanmışlıklarınızı haykıran bir boşluk. Mezkûr haykırışlara yevmî Fatihalarla ses verdiğiniz bir boşluk. Nasıl bir boşluk ki gün içinde yaşadığınız her hadisenin, her imanın...
Ülkemizde okuma alışkanlıklarına, yazar ve eser niteliklerine dair epeyce yazı yazdım. Bu çerçevede sistemin mühim ayaklarından yayıncılığı atladığımı hissettim. Halbuki yayınevinin içinde bulunduğu durum, yöntem ve teknikleri, davranışları da en az yazar ve okur kadar önemlidir. Bundan mütevellit bu yazımda meselenin yayıncılık boyutunu odağıma aldım. Haddizatında bende bu gözden geçirmeye...
Bir toplumun gerçek zenginliği nedir? Sahip olduğu madenler, inşa ettiği şehirler, geliştirdiği teknoloji mi? Yoksa nesilden nesile aktardığı görünmez değerleri mi? Tarih bize gösteriyor ki güçlü toplumları birbirinden ayıran yalnızca ekonomik veya askeri üstünlükleri değildir. Onları asıl farklı kılan, insanların birbirine nasıl davrandığını belirleyen ortak ahlak anlayışıdır. Çünkü bir toplumun karakteri, zamanla o...
Edebiyat tarihimiz son derece titiz çalışır aziz dostlar. Şairin şiirine bakmadan önce burnunu inceler. Doğduğu şehri nüfus müdürlüğüne sorar. Sofrada çatalı hangi eliyle tuttuğunu araştırır. Çocukluk yaralarını tespit eder. Kiminle küstüğünü öğrenir. Sonra bütün bu bilgileri özenle üst üste koyar ve şiire ulaşamayacak kadar yüksek bir duvar örer. Duvar tamamlanınca...
Eğitim, kültür ve insan üzerine yürütülen tartışmaların en zayıf halkalarından biri, gençlik meselesinin çoğu zaman yüzeysel bir kategoriye indirgenmiş olmasıdır. Gençlik, ya biyolojik bir geçiş dönemi olarak ele alınmakta ya da sosyolojik bir problem alanı olarak tartışılmaktadır. Oysa mesele bundan çok daha derindir. Gençlik, bir yaş aralığı değil; insanın varoluşla...
Kültür, yalnızca öğrenilen bir şey değil; birlikte yaşanan, zamanla içselleşen ve çoğu zaman fark edilmeden aktarılan bir birikimdir. Bir davranışın nasıl yapıldığı kadar, neden öyle yapıldığını da hissettiren; sözün tonunda, bakışın inceliğinde, gündelik hayatın ritminde kendine yer bulan bir bütünlük… Kültür, anlatılmaktan çok yaşanır, gösterilmekten çok hissedilir. Uzun süre bu...
1703’te Erzurum’un Hasankale ilçesinde doğup 1780 tarihinde Siirt/ Tillo’ da vefat eden Erzurumlu İbrahim Hakkı, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşamış ancak el Harezmi, Cabir b. Hayyan ve Gazali geleneğini sürdüren bir İslam bilginidir.Kendisi bir hadisçi bir tefsirci; bir fizikçi, bir matematikçi vb olmamasına rağmen yukarıda isimlerini andığım zatlar gibi, o alanların...
Ramazan ayı geldi yine.Her yıl aynı cümle dökülür dilimize: “Nerede o eski Ramazanlar…” Oysa Ramazan bir yere gitmez. Değişen zaman değil, biziz. Ramazan hâlâ aynı sükûnetle gelir; kalbimize dokunmak, evimize bereket indirmek, soframıza huzur katmak için. Ramazanla birlikte evlerin havası değişir. Dolaplara bereket iner. Eksik sandığımız raflar yeterli olur. Sofralar...
İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Âkif, Hüsrân-ı Mübîn adlı şiirinde ebeveynin, yani anne babanın, çocuğun geleceği hakkında kurduğu hayalleri çocuk diliyle ifade eder ve sonrasında çocuğun ahvalini ortaya koyar: “Başlattığı gün mektebe, duydum ki diyordu, Rahmetli babam: ‘Âdem olur oğlum ilerde!’ Annemse, oturmuş, paşalıklar kuruyordu… Âdemliği geçtik! Paşalık olsun, o nerde?...
“Kız anadan öğrenir sofra düzmeyi, Oğlan babadan öğrenir sohbet gezmeyi” Dede Korkut Milletleri var eden bazı ortak değerler bulunmakta, bu değerleriyle milletler kendilerini var etmekte ve medeniyetlerini oluşturmaktadırlar. Bu ortak değerlerden biri de Anadolu’muzda yaşanan ve yaşatılan yâren kültürü ve geleneğidir. Bu geleneği şekillendiren kaynaklar arasında, kadim Türk örfü ve âdetlerinin yanında...