Dil ve kültür arasında güçlü bir ilişki olduğu göz ardı edilemez bir gerçektir. Dil, insanların düşüncelerini, değerlerini, inançlarını, geleneklerini ve toplumsal normlarını ifade etmelerini sağlar. Kültür ise, bir toplumun yaşam biçimini, tarihini, sanatını ve hemen hemen tüm sosyal yaşantıyı kapsar. Bir dilin içinde o toplumun kültürel mirası, tarihi deneyimleri ve dünyaya bakış açısı barınır. Bu nedenle dil, kültürün anlaşılmasında ve aktarılmasında temel bir rol oynar.
Vakt-i zamanında yabancı bir ülkede kütüphanede görev yapıyordum. Çalıştığım birimin bir gereği olarak orada çalışan hemen herkes Türkçe dahil Orta Doğu dillerinden bir ya da bir kaçını biliyordu. Mesai arkadaşlarım arasında Andras adında Türkiye’de yaşamış ve Türkçe bilen bir kütüphaneci vardı. Andras Türkçe öğrenmeye yeni başladığı zamanlarda biraz da utanç içinde kalarak yaşadığı bir anısını anlatmıştı. Andras İstanbul’da yaşarken komşularından birinin vefatının ardından Türk arkadaşıyla cenaze sahiplerinin evine taziyeye gitmiş. Okunan dualardan sonra gelenek olduğu üzere misafirlere helva dağıtılmış ve Andras yeni öğrenmeye başladığı yarım yamalak Türkçesiyle “ellerinize sağlık” deyivermiş. Birlikte taziyeye gittikleri Türk arkadaşı Andras’ı uyarmış ve ona cenaze evinde dağıtılan her yemeğe “Allah kabul etsin!” denir, “elinize sağlık denmez” demiş. Andras, yaşarken onu utandıran ama bize anlatırken bol bol gülümseten o anısının ardından “Türkçe zor bir dil, sadece dili bilmek yetmiyor, o dilin ait olduğu kültürün detayını bilmek de gerekiyor” demişti.
Yabancı dil öğretimi, sadece dil bilgisi (gramer) ve kelime bilgisi (leksikon) öğretmekle sınırlı değildir; aynı zamanda dilin kullanıldığı kültürel bağlamın da öğretilmesi yani kültürel farkındalık da oluşturulması gerekir. Kültürel farkındalık, farklı kültürlerin, değerlerin, normların ve inançların farkında olma ve bunları anlama becerisidir. Kültürel farkındalık, diğer kültürlerden gelen insanlarla daha etkili, saygılı ve anlayışlı bir şekilde iletişim kurmalarına yardımcı olur. Bu kavram, kültürlerarası iletişimde önemli bir yer tutar ve insanların, kendi kültürel bakış açılarını başkalarının kültürel bakış açılarıyla karşılaştırarak daha geniş bir perspektife sahip olmalarını sağlar.
Başka kültürlerin farklılığını anlayabilmek için evvela kendi kültürümüzü ve bu kültürün dayandığı alanları tanımamız gerekir. Kendi kültürel değerlerimizi, inançlarımızı, geleneklerimizi ve davranış biçimlerimizi tanımak, diğer kültürleri anlamada temel bir basamaktır. Kültürel farkındalık, empati geliştirmeyi ve farklı kültürlere hoşgörüyle yaklaşmayı teşvik eder. Başka bir kültürden gelen bir bireyin davranışlarını, düşünce tarzlarını ya da yaşam biçimlerini yargılamadan anlamaya çalışmak önemlidir. Kültürel farkındalık, kültürlerarası iletişimi güçlendirir, farklı kültürlerden gelen bireylerle daha etkili iletişim kurmayı sağlar. Kültürel farkındalık, kişisel gelişim için de önemlidir. İnsanlar farklı kültürleri öğrenerek dünyayı daha geniş bir perspektiften görme fırsatı bulurlar. Bu, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde daha zengin bir yaşam deneyimi yaratır. Eğitim ve Farkındalık Programları sosyal etkileşim, seyahat ve kültürel deneyimler yoluyla geliştirilebilir. Çeşitli kültürler hakkında kitaplar okumak, seminerlere katılmak, kültürlerarası eğitim programlarına katılmak, bireylerin farklı kültürlere dair bilgi sahibi olmalarını sağlar. Kültürel farkındalık, günümüzün küreselleşmiş dünyasında önemli bir beceri haline gelmiştir. Toplumlar arası anlayış ve hoşgörüyü geliştirmek, daha barışçıl, verimli ve uyumlu bir yaşam sürdürmek için kültürel farkındalık gereklidir. Bu, kişisel gelişimden toplumsal barışa kadar pek çok açıdan insan hayatını zenginleştirir ve güçlendirir.
Aslında Andras’a söylemedim ama aklımdan şu geçmişti. Kimse ondan “elinize sağlık” ile “Allah kabul etsin’in farkını ayırt etmesini beklemezdi. Ama aynı ortamdaki diğer insanlardan birinin bunu söylemesi hatta üstelik helva tarifi almaya kalkması oldukça beklenmedik bir durum olabilirdi. Bu anıyı dinlediğimde ister istemez kendi dilimin kültür kodlarının farkına vardım küçük bir örnek üzerinden dilin önemini bir daha anlamış oldum.
Öz kültürüne ait farkındalık, bir bireyin kendi kültürel değerlerini, geleneklerini, tarihini, dilini ve kimliğini anlaması ve bu değerlere saygı duymasıdır. Bu farkındalık aynı zamanda kişinin kendi kökenlerine ve bu kökenlerin toplumsal ve toplumlararası düzeyde nasıl bir yer tuttuğuna dair derinlemesine bir anlayış geliştirmesini sağlar. Kültürel farkındalık, tarih, dil, gelenekler, sanat, aile ilişkileri, kültürel miras ve değerlerin takdiri gibi unsurlarla şekillenirken hem bireyin kimliğini güçlendirir hem de toplumunun geçmişini ve geleceğini daha bilinçli bir şekilde şekillendirmesine katkı sağlar.
Andras yaşıyorsa kulakları çınlasın, vefat ettiyse Allah rahmet eylesin. Helva sohbetlerinin zamanı geldi aslında ama o helva bu helva değil.
Bu gûne sad şeb-i helvâya edesin teşrîf
Hemîşe vefk-ı murâdınca devr ede devrân (Nedîm)