Sınav kaygısı bireyi derinden etkileyen hem psikolojik hem de fizyolojik sonuçları olan bir durumdur. Bir şeyin üstesinden gelinemeyeceğinin düşünülmesi stres durumlarını ortaya çıkarır. Öğrencilerin sınav kaygısı yaşamasının birçok nedenleri vardır. Bu nedenlere bakacak olursak; düzenli çalışma sistemlerinin olmaması, öğrendiklerini sınavda uygulayamamaları, dikkatin çabuk dağılması, konuların unutulması gibi kişisel özellikler etkili olsa da fizyolojik ve aile tutumları da önemli nedenler arasındadır.
Fizyolojik olarak en sık rastlanılan durumlar; mide bulantısı, mide ağrısı, baş ağrısı, terleme, uyku bozukluğu, sinirlilik, gerginlik ve dengesiz beslenme gibi birçok durum sıralanabilir.
Sınav kaygısının ilkokuldan beri hayatımızda varoluşu bu alanda birçok araştırmalar yapılmasına zemin hazırlamış ve çözüm yolları geliştirilmeye başlanmıştır.
Peki bu sınav stresi ve kaygısı için neler yapabiliriz?
Öncelikli olarak kaygımızı bastırmaya çalışmamalıyız, aksine kaygımızı kabul etmek ve tanımak, kontrol altına alınmasında daha kolaylık sağlayacaktır. Çünkü kaygı durumunu yaşayan tek siz değilsiniz bu durumu bir kişilik olarak yaşamanız gayet normal. Karşınızda eğitim hayatınız boyunca alışkın olmadığınız bir sınav türü var. Bu yüzden sınav sisteminin sizde aradığı özellikleri, neyi analiz ettiğini ve hangi yönlerinizi ölçtüğünü iyi bilmeniz gerekir. Daha sonra bu sınav sistemine göre eksik yönlerinizi belirleyip tamamlamak gerekir. Önceden olumsuz bir sınav deneyimi var ise etkisinin azaltılması, dikkat eksikliği var ise giderilmesi, düzenli beslenme, düzenli uyuma, uygun çevre şartları gibi gerekli ortam ve şartlar sağlanmalıdır.
Olumsuz düşünce ve inançlar başarısızlığın en başta gelen nedenidir. Olumsuz düşünceleri mümkün olduğunca olumluya dönüştürmek hedef olmalıdır. Aksi olur ise psikolojik olarak öğrenilmiş çaresizlik ve kendini gerçekleştiren kehanet yaşanabilir. Tam tersi olarak kaygı yeterli düzeye de getirilebilir.
Şimdi kaygı nasıl yeterli seviyeye getirilebilir ona bakacağız. Kendin için uygun çalışma yöntemini bulmalısın. Çünkü seni senden iyi kimse tanıyamaz. Nasıl daha iyi anladığını ancak sen bilebilirsin. Nereye ulaşmak istiyorsan kendine oraya giden bir yol haritası çizmelisin. Hedefini gerçekçi olarak belirlemelisin. Yani kendine koyduğun hedefin ulaşılması ne çok zor ne de çok kolay olmalı. Günlük planlamanı ve zaman yönetimini doğru yapmalısın. Zamanı verimli kullanman senin hazır bulunuşluğunu arttıracaktır. Kendine vakit ayırmayı ihmal etmemelisin. Odağına sadece sınavı alıp kendini unutmamalısın. Aksi durumda sınav yaklaştıkça sıkılma, bunalma, çalışmayı bırakma gibi sonuçları kendinde hissedebilirsin. Bu süreçte anne ve baba tutumları da öğrencilerin sınav başarısında doğrudan etkilidir. Anne babanın hissettiklerini çocuk ta hisseder. Bu yüzden anne babanın kaygılı olmaması, sabırlı ve ölçülü olması, beklentilerini çok yüksek tutmamaları ya da küçümseyici davranışlar sergilememeleri gerekir. Anne ve babanın bu süreçte yardımcı ve destekçi olması esastır. Netice olarak bu süreç aile içi bir dayanışma işidir.
İlkokul, ortaokul, lise, üniversite. Eğitimin her aşaması ruhen ve fizyolojik olarak mutlu bireyler içindir.