Yükseköğretimin yapıldığı Üniversiteler geçmiş, şimdi ve geleceği kuşatan maziden aldığı bilgileri bugüne yorumlayıp geleceğe yön veren zaman ve mekânı aşan eğitim/öğretim kurumlarıdır.
Yükseköğretim toplumu direkt etkileyen ve ondan etkilenen millet ve devletlerin gelişim, değişim ve dönüşümündeki en önemli bir süreçtir.
Anne karnında başlayan eğitim sürecinin tamamlandığı aşama olan yükseköğretim aynı zamanda; çocuğun ilk eğitimcisi olan annenin yetişmesinde de en önemli misyonu ifade eder. Biz bu yazımızda hayatımızın bütün aşamalarına dokunan yükseköğretimi geliştireceğini düşündüğümüz üç proje önerisinde bulunacağız.
Eğitimin teori ve uygulamanın birlikte yürütüldüğünde kalıcı ve verimli olacağı düşüncesinden hareketle önerdiğimiz projeler bu alanı güçlendirecek bir muhteva içermektedir.
1.Ün-Fa-Mar: Üniversite Farkındalık Marketleri
Ün-Fa-Mar’lar yükseköğretime adım atan her öğrencinin teorisini aldığı eğitimin ikinci sınıftan itibaren somut çıktılarını raflarına taşıyabilme imkânı vererek onları motive eden önemli bir pazarlama merkezleri olarak düşünülebilir.
Her üniversitede açılacak bu marketlerin raflarına taşınan ürünlerle öğrenciler aldıkları eğitimi ete kemiğe büründürecek, bütçelerine katkı yapacak ve halkta karşılığını gördükleri eğitimlerine motivasyonları artacak, istihdam konusunda da önleri açılacaktır.
2.Özel Öğrenciler Koordinasyon Merkezleri
Yükseköğrenimin kendisinin de gelişim, değişim ve dönüşümde özel öğrencileri kadrosuna katıp onlarla farklı bağlamlarda çalışmak gibi bir zorunluluğu düşüncesindeyiz.
Osmanlı iki sınıf “özel insanlar” üzerinde yükselmişti. Osmanlı eğitim sistemi yükselme döneminde; 120 üzeri zekâları Enderun ve Harem’de eğitip devleti yönetirken, 60 ve aşağı zekâları “Deliler Taburu”nda değerlediriyordu. “Osmanlı Tokatı”nın müellifi bu deliler taburundaki özel insanlardı. Bu Osmanlı Devleti’nin kurucu aklı Şeyh Edebali’nin “Yiğidin iyisin deli, atın iyisinde dolu derler” sözünün uygulamaya aktarılmasıydı.
Yükseköğretimde bu iki sınıf özel öğrencilerinin kazandırılmasından, özel şartlarda eğitilmesi ve yönlendirilmesinden sorumlu bir merkez üniversitelere çok büyük katkılar sunacaktır. Dünyanın her yerinde değişim, gelişim ve dönüşü ancak özel yetenekli insanlarla yapılır. Onların hazırladığı yol haritasını normal insanlar uygularlar.
3.Beyin Tarlası
Yükseköğretimde Fakülte, Myo ve yüksekokullardan özel kriterlerle seçilmiş akademisyen ve öğrencilerin faaliyet yürüttüğü onlar dışındaki bütün birimlerin (Araştırma Merkezleri/Enstitüler v.b.) “beyin tarlası” ismiyle oluşturulacak bir üst kurul tarafından koordine edilmesi eğitimin kalitesini artıracaktır.
Beyin tarlası için bütün birimlerden seçilen özel ekip üniversitenin bütün eğitim sürecinin değişim, gelişim ve dönüşümünde aktif rol alacaklardır. Okullarla beyin tarlası ekibi arasında karşılıklı bir denetim ve rehberlik sistemi işletilerek eğitimin kalitesi artırılacaktır.