Osmanlıdan Günümüze Azınlık ve Yabancı Okullar (MEB, 1997) adlı kitabında Dr. M. Hidayet Vahapoğlu, “Eğitim alanında yapılan en önemli düzenleme Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yapılandır (s.117).” diyerek 1869 yılında yayınlanan bu nizamnameyi eğitim ve eğitim yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktası olarak görür ve“Ancak birbirini çok kısa zaman aralıklarıyla takip...
Yükseköğretimin yapıldığı Üniversiteler geçmiş, şimdi ve geleceği kuşatan maziden aldığı bilgileri bugüne yorumlayıp geleceğe yön veren zaman ve mekânı aşan eğitim/öğretim kurumlarıdır. Yükseköğretim toplumu direkt etkileyen ve ondan etkilenen millet ve devletlerin gelişim, değişim ve dönüşümündeki en önemli bir süreçtir. Anne karnında başlayan eğitim sürecinin tamamlandığı aşama olan yükseköğretim aynı...
Maarifte müfredat değişti. Şimdi de ders saatleri değişecekmiş. Değişim değişim üstüne yani… Maalesef bizim gibi ağır ve geriden gelen Doğu toplumlarında “yeni” ve “yenilik” denilince akla hemen “değişim” ve “değiştirmek” gelir. Bir de bu “radikal” oldu mu tadından yenmez! Andan sonra bakınız cümbüşe. Hâlbuki çok da mâlum olduğu üzere maarifin...
Bizde eğitime yönelik değişim ihtiyacı iki yüzyıldan beri var. Bu süre zarfında hem eğitim sistemini hem de bireyi çağa uyumlu hale getirmek için yapılan değişimler, endoktrinasyon ile ekonomiyi birbirine bağımlı hale getiren bir sisteme dönüşmüştür. Böylelikle kadim geleneğin bir gereği olarak eğitimin ontolojik ve epistemolojik değeri sonlanmış; insan, âlemin içinde...
Beşeri ve toplum bilimleri, fizik ve matematik bilimlerden ayrı olarak “öznellik” niteliği taşır. Bu öznellik ona özerklik verir. Bu nedenle fizik ve matematik bilimlerindeki parça-bütün ilişkisi beşer ve toplum bilimler için geçerli değildir. Çünkü fizik ve matematik bilimlerinde “nesnellik”, parçayı tama bağlı kılarken; beşeri ve toplum bilimlerindeki “öznellik”, parçayı özerk...
Değişimin, hayatın kanı-canı mesabesinde olduğunu kabul etmek gerek. Hayatı hayat yapan şey değişimdir belki de. Bu nedenle değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğu söylenir (Herakleitos). İnsana dair olan değişimin önemli bir özelliği yavaşça gerçekleşmesidir. Mesela insanlar doğuyor ve ölüyor. Bu döngü her gün hatta her dakika oluyor. Öyle ki belli...
Elbette Türkiye’deki büyük değişimi görmemek mümkün değil, inkârı da haksızlık olur. 21. Yüzyılın başında gerçek bir zihniyet değişikliğine doğru evriliyoruz. Daha doğrusu bunun zemini oluşuyor. Bugünkü iktidar köklü bir zihnî birikimin ürünü. Düşünce, edebiyat ve inanç… Bütün bunlar olmasa idi, Türkiye’nin hâkim zihin yapısı, ideolojisi, rejimi olduğu gibi sürerdi. Cumhuriyet’in...
Uzunca anlatıyorsun, dinliyor, anlıyorum diyor ama bildiğini okuyor. Kitapla haşır neşir oluyor, elinde kalem notlar alıyor okurken, önemli gördüğü yerlerin altını çiziyor, kafasına takılan yerleri tekrar tekrar okuyor, interneti açıp araştırma yapıyor okurken, sonra bakıyorsun hayatında herhangi bir ciddi değişiklik yok. Dağlara çıkıyor, denizlere iniyor, şehir şehir hatta ülke ülke...
Eğitimde kutsallarımız, dolayısıyla dokunulmaz alanlarımız var. Hiçbir hükümet bu kutsallara dokunamıyor, değiştiremiyor, değiştirilmesine yönelik teklif dahi yapamıyor. Hiçbir bilim adamı bu alanlar üzerinde yazamıyor, yazdıramıyor. Bu alanlar, teorisiyle ve uygulamasıyla kutsal kabul edildiğinden konuşulamıyor bile. Konuşulmaya cüret edildiğinde kutsal alanların fedaileri tarafından saldırıya geçiliyor, o kişi/ler alandan çıkarılıyor, bir daha...
Türkiye’de bazı meseleleri gündem etmek, sorunsallaştırmak, eleştirel bir okumanın zeminine dönüştürmek çok zor. Hele hele eğitim-öğretim alanı gibi ideolojik-politik aidiyet fark etmeksizin tüm kesimler tarafından fetişleştirilmiş ise alan, iş daha da zorlaşıyor. Bu zorluk veya alan fetişizmi her türlü eleştirellikten ve memnuniyetsizlikten muaf şekilde işliyor zannedilmesin. Karşımızda daha karmaşık bir...