Devletler oluşturdukları sağlam bilgi birikimi ve ortak akıla dayalı güçlü idarî geleneklerle uzun ömürlü temeller kurarlar. Milletler, temelinde ahlâkîliği barındıran adil devlet ve adalet anlayışı güçlendirilmiş fertlerden meydana getirilmiş bir cemiyet yapısı ile yeryüzünde erdemli bir toplum olarak varlıklarını devam ettirebilirler.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ‘’Bana hizmet etme ayrıcalığı veren İngiliz halkına teşekkür ederim’’ diyerek geçen hafta içinde görevinden istifa etti. Başbakanı istifaya götüren sürecin, sistemin temel işleyiş noktalarına yeni bir yön ve ivme veren temel İngiliz dinamiklerinden kaynaklandığı anlaşılmakta. Son olarak getirdiği grup başkanvekiline itiraz eden iki bakan ve peşpeşe gelen diğer tepki istifaları ile başbakanın istifası hızlandırıldı.
İngiltere’nin temel dinamikleri nelerdir ve nasıl harekete geçer?
Son beş yüz yılda dünyaya nasıl yayıldığı doğru bilinirse, İngiltere’nin derin yapısı daha iyi anlaşılabilir. İngiltere’nin sömürge siyaseti, ağırlıklı olarak askeri yollarla değil, dünya üzerinde nesilden nesile aktarılan bilgi, birikim, ve tecrübelerin oluşturulduğu ticari şirket faaliyetleri üzerinden yürütülmüştür. Bunlardan iki tanesi kuruluş tarihleri de aynı yıllara uzanan İngiliz Doğu Hindistan/İndia Kumpany şirketi ile Osmanlı topraklarını da içine alan Yakınşark, Levant denilen ve Doğu Akdeniz bölgesini kapsayan bölgede faal olan ve İspanyollara karşı Osmanlı’nın ticari imtiyazına mazhar olmuş Levant Kumpanyası’dır. Toprak sahibi İngiliz zengin sınıfı aristokratlar ve tüccarların sahipliğinde kraliyet imtiyaz kararnamesi ile kurulan bu şirketlerin kökleri 1600’lere dayanmaktadır. 1592’de iki şirketin turkey company ve venice company’in birleşmesiyle oluşan Levant Kumpanyası 18. yüz yıla kadar Osmanlı ülkesindeki İngiliz sefirlerini de belirleme yetkisine sahiptir. İki karşılıklı ülke ve bölgeye ticari faaliyetleri organize eden, İngiltere’nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini sevk ve idare eden bu sivil organizasyon İngiltere’nin ‘’soft power’’ denilen yumuşak gücünü meydana getirmiştir. Tabi bu şirketlerin bir de yerli uzantıları vardır. İngiltere’de ‘’eğitilerek’’ dominyonlarda(sömürgelerde) siyaset, ticaret ve kültür alanlarında üst yönetime tırmanan/atanan bu kimseler sömürge emellerine yatkın devşirmelere dönüştürülmüşler. Bunlar bir türden İngiliz çıkarlarının yerel acentaları rolünü ifa etmişlerdir.
İdarecileri Osmanlı ülkesinde padişaha ve devletin üst yönetimine yakın olmaya çalışan bir yapıdır, bu şirketler.
Levant Kumpanyasının İstanbul dışında, İzmir, İskenderun, Halep, Şam, Kahire gibi belli başlı merkezlerde temsilciliklerini açtılar. Her temsilcilik yönetimi, açılan bölgeyi, insanları, yaşayışlarını yakın alaka göstererek tanıdılar. Dillerini ve dinlerini ayrıntılı şekilde öğrendiler. Kültürlerini ve değerlerini titizlikle incelediler, gözlemlediler. Halkın bağlılıklarını ve ayrıldıkları noktaları dikkatle not ettiler. Muhtelif araştırma ve adlandırmalarla; bölgenin ayrıntılı kültürel ve etnik haritalarını çıkardılar.
İlk başlarda başarısız oldukları hiçbir girişimi bırakmadılar. Başarısızlıkların nedenlerini sistematik ve bilgiye dayalı bir akılla analiz ettiler. Karşılaşılan her zorluğa karşı üretilen pratik çözüm yöntemleri giderek bir büyük tecrübeye dönüştü. Bugün bölgede ve dünya da halen devam eden İngiliz siyaseti ve yumuşak güç etkisi mevcuttur. Osmanlı’yı yıkıma götüren sürecin organize edilmesinde bu şirketin ayak izlerini görmek mümkündür.
İngiliz devlet varlığının bugünkü gücünü, devam eden tarihi tecrübe ışığında gelişen entellektüel birikime ve bu şirketler üzerinden oluşturulan geniş hafızaya borçludur.
İngiltere gücünün zirvesini yaşadıktan sonra özellikle son otuz yılda belirgin bir duraklama sonrası giderek üretimde bir düşüş yaşamakta. Üstelik bu düşüş ezeli rakibi Almanya’nın üretimde yaşadığı çıkışa denk gelen bir döneme karşılık gelmekte. Bu şu anlama gelmekte; özellikle uzak doğuda büyüyen Çin pastasına Almanlar ortak olacaklar. Ve kendilerinin yerini alacaklar. Bu düşüşün önüne geçmek için breksit bir küresel İngiliz doktrini haline getirildi. Daha sonra da küresel hedeflerine ulaşma yolunda bir yol haritası olarak İngiliz derin devleti tarafından avam kamarasında brifing olarak okutuldu. Burada brifing denilince 28 şubat döneminde kendilerini sistem koruyucusu olarak gören bazı kesimleri ve yaptıklarını hatırlamakta fayda var.
Netice olarak breksit kararı alan İngiltere, Boris Johnson liderliğinde Avrupa Birliğinden çıkmıştır. Ancak İngiltere, hakimi olduğu uzak doğu pazarlarında düşüş yaşamaya devam etmektedir. Her ne kadar son Ukrayna savaşında İngiltere’nin oynadığı lider rol dünya gündemine oturmuş olsa da… Neticede İngiltere sermayesini kontrol eden derin yapı Boris’in başbakanlıktaki görevini tamamladığına karar vermiş ve kendi mekanizmalarını harekete geçirmiştir.
Bu istifanın arka planını, breksit ile yeni bir çıkış arayan ve şu anki dünya savaşı ile yeni sömürge ve sermaye avına çıkan İngiliz üst yapısının bir arayışı olarak görmek gerekiyor. Bu üst yapı için ‘seçkinler’ , ‘’İngiliz aristokrasisi’’ ‘’İngiliz elitleri’’ ‘’Londra Mekaniği’’ gibi adlandırmalar kullanılmakta. Bu yapının bizim jargonumuzdaki karşılığına ‘’İngiliz derin devleti’’ diyebiliriz. İsimlendirmeler muhtelif olsa da İngiliz üst yapısının bir tasarrufu olarak bu istifayı görmek mümkün. Bu üst yapının kontrol ettiği bir başka alan ise sayıları 650’yi bulan ve görünüşte kraliçe tarafından atanan İngiliz Lordlar Kamarasıdır. Temel İngiliz politikaları söz konusu olduğunda Lordlar Kamarası da sembolik görüntüsünün dışına çıkar ve harekete geçer.
İngiliz üst yapısı son yaşanan ‘istifa’ hareketliliğinde müessir(etkili) rol oynadı. İskoç parlamentosunun birkaç gün önce aldığı 2023 ekiminde bağımsızlık için referandum kararı, ‘istifa’yı üst yapının çabuklaştırmasına yol açtı. Boris, eğer başbakan olarak kalsaydı bu ayrılık mukadder görünmekteydi. Amiyane tabirle bu referandum kararı başbakanın ipini çektirdi ve istifayı kesinleştirdi. Bu nedenle şu anki başbakan favorilerinin en başında birlik yanlısı bir isim olan İskoç kökenli savunma bakanının isminin öne çıktığını belirtmek gerekiyor. Bu arada ülkede derin devletin sembol yayıncısı Fınansal Tımes, başbakana ‘’İngiltere’de siyasi yer çekimine karşı gelmeye çalışmayacaksın’’ diye manşet atarak asıl kanun koyucu ‘’derin devletin’’ kararını açıklamıştır. Hem de Rusya’ya karşı oluşturulan savaş politikaları, Pakistan ve diğer alanlarda kendi politikalarının yükselişi göze çarpmakta iken bu karar alınmış oldu. Çünkü İngiltere küçülüyor. Üretim düşüyor. Muhafazakâr Parti bir yönüyle İngiliz devleti/derin devleti demektir. Elinde bu düşüşü tersine çevirecek yeni bir program olmamasına rağmen, gidişatı tersine çevirmek için parti içi bir siyasi manevraya gitti. İstifa hamlesini yaptı.
İngiliz sistemi, işler kötüye gitmeye başlayınca bir kurban vermenin toplumun selametine olduğuna karar vermiş görünüyor. Bu nedenle ülke geleceği için zaman zaman bir ‘yenilenme’ beklentisiyle bu tür kararlar almakta. Devletin geleceği için toplam 60 istifa ile neticeye ulaşan, içinde bilgi de olan bir operasyon. Bunu küresel hegemonya hedeflerini korumak içgüdüsüyle hareket eden yapının operasyonu olarak da ifade edebiliriz.
İngiltere’nin yüzde altmış beşine sahip İngilizler’in oluşturduğu sermaye baronlarından müteşekkil İngiliz burjuvazisi aslında kendini koruma insiyaklarıyla harekete geçti. Son başbakan istifası dahil tüm devlet refkleslerinin perspektifini belirleyen temel muharrik güç olduğunu bu operasyonla bir kez daha gösterdi. Adını da istifa eden bakanlar marifetiyle ‘’ülkenin kötü yönetilmesi’’ olarak koydu. Netice olarak Boris Johnson istifa etti.
Toplumlar içlerinde biriken enerjiyi dikey ve yatay doğru hareketlendirmelerle doğru kanalize ederlerse uzun ömürlü olurlar. Bizde ‘’beka’’ olarak adlandırılan bu hareketliliği doğru yönde kanalize etmek devlet ve millet ömürlerinde belirleyici olmaktadır. Kanuni, 46 yıllık saltanatı ile batıda muhteşem Süleyman olarak tanındı. Doğuda da cemiyet katında ve küresel anlamda yapıp ettikleri ile tartışmasız bir devlet adamı olarak bilinir oldu. Ancak bu uzun saltanat dönemi, toplumda bozulmanın da başlangıcını teşkil etti. Tarihinde ilk defa sadrazam düzeyinde rüşvetten bu dönemde söz edilir oldu. Çünkü en baştaki uzun süreli liderin varlığı cemiyette yukarı doğru hareketliliğe izin vermeyince alttan yetişen nesil deyim yerinde ise ikbal ve mansıp için ‘’gayri nizami harp’’ usülü diyebileceğimiz arayışlara girmekte. Bu durumda ahlaki olmayan pozisyon arayışlarını beraberinde getirmektedir. Ali Naili Erdem hatıralarında Süleyman Demirel’in kendisine küfreden adamı sağlık bakanı yaptığını yazar. Eğer Demirel, sınırı ve süresi belli olan bir dönem için başbakanlık yapıyor olaydı maşeri vicdan da onay görmeyen bu tasarrufa imza atar mıydı?
Yine 11 şubat 1970’te mecliste bütçe oylamasında karşı oy kullanan ve aynı sene içinde partiden ayrılarak ayrı bir çatı altında partileşmeye giden, daha sonra bir kısmı tekrar Adalet Partisine dönen 41 milletvekilinin başlattığı meşhur 41’ler hadisesi vardır.
Demirel’in başbakanlık sorumluluğu sınırlı süreyle geçerli olsaydı acaba aynı gelişmeler yaşanır mıydı? Yıllar sonra kendisiyle yapılan röportajda sebebini ‘’kıskançlık’’ olarak açıkladığı o meşhur 41’ler hadisesi meydana gelir miydi? Bu durum muhalefet partilerimizde içinde geçerli. Yıllar evvel istifa ettiğini açıklayan bir muhalefet partisi başkanının ağzı, açıklaması esnasında yanındakiler tarafından kapatılmak istenmişti. Adeta ‘’sen bizim için varsın’’ dercesine.
Bu durum cemiyetin ahlâki ayarlarını yukarıdan aşağıya yerinden oynatmaktadır. İslam dünyasında ilk halifeden beri seçilme usulü bir şekilde tespit edilmiş ancak halifenin görev süresinin bitiş sınırları belirlenmemiştir. Yani başa gelen her lider, ‘’kaydı hayat’’ şartıyla görev yapmışlardır. Bu durum tarih boyunca bazı istisnalar hariç hemen tüm İslam devletlerinde böylece süregelmiştir. İşte bu durumun toplumdaki dinamizmi ve dikey hareketliliği nasıl etkilediğinin cevabı henüz tam olarak verilmiş değildir.
Bir sınır olmayınca hiçbir sınır olmuyor. Muhtevası ve ölçüleri belirlenmiş, sınırları tespit edilmiş bir terbiye anlayışı ile bilgeleri yetiştirmiş bir sistem içerisinde cemiyet daha uzun süre yaşayabilir. Tefekkürünü derinleştirmiş, Türkiye’ye 2071 hedefleri oluşturması gereken intelijansiyamızın önündeki biricik düşünme alanlarından birisi.
Boris Johnson’un istifası bizi derin ve sesli düşüncelere daldırdı.
Sağlıcakla kalın.
Kaynaklar:
1- https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423867232.pdf
2- https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/32208/tez.pdf?sequence=1
3- https://dergipark.org.tr/tr/pub/jhf/issue/50823/664516
4- https://atauni.edu.tr/yuklemeler/c4258813a4060c6216ee2c20aa0d9965.pdf
5- https://islamansiklopedisi.org.tr/ingiltere
6- http://cujos.cumhuriyet.edu.tr/tr/pub/issue/58900/808025
7- https://dergipark.org.tr/tr/pub/mukaddime/issue/54539/710280
8- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/257938
9- Doğan Büyük Türkçe Sözlük – D. Mehmet Doğan, 23. Baskı, 2011 Yazar Yayınları – Ankara