Muhafazakârlık, yalnızca eskiyi koruma düşüncesinden doğmadı. Onu ortaya çıkaran asıl mesele, değişimin insanı ve toplumu kendi tarihinden koparma ihtimaliydi. Özellikle Fransız Devrimi sonrasında belirginleşen muhafazakâr düşünce, toplumların yüzyıllar içinde oluşturduğu kurumların ve yaşama biçimlerinin bir anda değiştirilmesine itiraz ediyordu. Dolayısıyla muhafazakârlığın başlangıcında değişime düşmanlık değil, kültürel sürekliliği kaybetme endişesi vardı....
Ahmed Cevdet Paşa denildiği zaman ilk akla gelen hususlardan biri onun hukukçu kimliğidir. Zira kendisi ülkemizde hukuk ilminin inkişafına ve Tanzimat ıslahatının meşru zeminde tatbikine çok hizmet etmiştir. Başkanlığını yaptığı Mecelle komisyonu ile İslam tarihinde bir ilki gerçekleştirerek o zamana kadar câri bulunan şer’i hukukun mühim bir kısmını kanunlaştırmıştır. Bu...
Osmanlı tarihi, sadece padişahlar, savaşlar ve siyasi hadiseleriyle değil ömrünü devlet ve millet hizmetine adamış nice fedakâr devlet adamıyla da bizim tarihimizdir. Kimi cephede, kimi diplomasi masasında kimi de mekteplerde ömrünü tüketmiş bu insanlar, hatırlanmaya layıktır. Fakat bir zamanlar devletin en mühim meselelerini omuzlayan, memleketin geleceği için gecesini gündüzüne katan...
Günümüz modern eğitiminden geçen bir genç, haritalardaki çizgileri dünyanın kendisine ait doğal çizgiler zannediyor. Oysa ne dağlar o çizgileri bilir ne nehirler ne de gökyüzü. Anlaşılan o ki modern eğitim, sınırları önce haritalara çizmiş, sonra devletlerin hukukuna ve nihayet insanların zihinlerine yerleştirmiş. Bunun getirdiği vahamet ise bu gencin düşüncesini ve...
SAKLANAN TARİH VE ISKALANAN GERÇEK: SADRAZAM İBRAHİM HAKKI PAŞA VE OSMANLI DEVLETİ’NİN DAĞITILMA SÜRECİ Giriş Osmanlı Devleti’nin son dönem tarihi, büyük ölçüde İttihat Terakki’nin meşhurları Enver, Talat ve Cemâl Paşalar etrafında şekillendirilmektedir. Faka hayfâ ki bu durum, aynı dönemde devlet yönetiminde belirleyici görevler üstlenen bazı devlet adamlarının geri planda tutulmasına...
“ESİR ŞEHİRLERİN ESERLERİ” ÜZERİNE KİTAP TANITIMI Esir Şehirlerin Eserleri: Anadolu’nun İşgalinde Eski Eser Kaçakçılığı (1918–1923), Yahya Çoşkun tarafından kaleme alınmış, 2024 yılında yayımlanan araştırma-inceleme türünde bir tarih kitabıdır. Giriş Bu çalışmanın temel amacı, özellikle tarihî eser kaçakçılığı konusunda genç kuşakları bilinçlendirmek ve bu alana ilişkin farkındalığı artırmaktır. Kültürel mirasın korunması,...
Yazarın Şahsiyeti Osmanlı’nın son demlerinde yetişen münevverler yalnızca yaşadıkları dönemle sınırlı kalmamışlar, aynı zamanda uzun bir nadas dönemi yaşayan medeniyetimizin de hafızasını taşımaya çaba göstermişlerdir. Hüseyin Vassaf, işte bu nadir simalardan biridir. Onun şahsiyetinde irfan, tarih şuuru, tasavvuf terbiyesi, hakikatin peşinde merak yüklü ve derin bir gözlem kudreti aynı potada...
Bugün 20 Temmuz 2026. Kıbrıs Barış Harekâtının 52. Sene-i devriyesinin yıldönümü. Kıbrıs şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize sağlık ve afiyetler temenni ediyorum. Kıbrıs; Türkiye için bir “Ada” olmasının da ötesidir. Tıpkı İstanbul gibi Kıbrıs’ın fethi de Peygamberimiz (s.a.v) tarafından müjdelenmiştir. Peygamberimiz (s.a.v) rüyasında gemilerle sefere çıkan Müslümanları gördüğünü, sefere çıkan mücahitlerin...
Eskiden kitaba ulaşılamıyordu. 1970 ve 1980’li yıllarda kitap kemiyeti çoğaldı ve yayıncılar arttı. Şimdi de yayıncılık eskisine göre biraz geriledi ve yavaşladı. İdealist anlamda okuma oranı düştü. Şimdi insanlar öğrenme merakıyla alakalı değil işleriyle ilgili okuyorlar. Halk bolluktan dolayı pek kitaba rağbet etmiyor. İlgi daha ziyade dijital dünyaya kaydı. Kitaba...
Mehmet Doğanın bize tuttuğu Ayna, Dil, Kültür, Yabancılaşma Ayna yokken insan herhâlde kendini başkaları gibi sanıyordur sadece onlara bakmaktan. “Kendi”ni, üzerinden tanımlayabileceği başkalarıyla arasındaki fark ve benzerlikleri bilmiyordur zira başkalarının yanı sıra kendini de görmesi gerekir. Fakat göz için “kendi” bakış açısı dışındadır. İnsan kendini görebilmek için bir yansıma arar,...
Edebiyat “millet” ismiyle isimlendirilir, halkların adıyla ya da devlet adıyla değil! Tarihte devlet ismi değişir ama millet ismi değişmez! Devlet adı Selçuklu, Osmanlı, Türkiye olur ama hepsini kuran millet Türk milletidir. Selçuklu milleti, Osmanlı milleti, Türkiye milleti diye bir olgu, kavram yoktur. Dünyada da öyledir: İngiliz edebiyatı vardır, İngiltere edebiyatı...