eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Etiket: Akif

Mehmet Âkif, terakki, ilerleme, ilim, irfan, bilim, teknik, dindarlık, vatanperlik, hürriyet ve erdemleri birlikte seslendirmektedir. Şiirlerinde ‘çemenzâr-ı terakkî’, ‘esbâb-ı terakkî’, ‘edvâr-ı terakkî’ ve ‘seyr-i tekâmül’ gibi kullandığı terkipleri, Âkif’in ilim ve irfana olan ilgi ve düşkünlüğünü göstermektedir. Ona göre, “asıl insan, marifet sahibi, yani, çağın bilim ve tekniği ile donatılmış...
10.06.2022 00:10
Fen ve teknikte üstün olan, bu konuda geri kalanlar üzerine egemenlik kurar. Buradan hareketle Mehmet Âkif, ümmetin zillet içerisinde olmasını, irfan gücünü ve bununla beraber ilim ve araştırma kudretini kaybetmesine bağlamaktadır. Batı’nın ortaya koyduğu, ürettiği, icat ettiği fen ve teknik, ona ihtiyaç duyanları, köleleştirmektedir. Bizdeki erdem de, bilgi ve teknik...
03.06.2022 08:57
Modern mekteplere gelince; Âkif, onlara eleştirel bakmaktadır. Yüksek okul, yani üniversiteler, büyük maliyetlerle inşa edilmektedir. Siyasal, Tıp, Denizcilik, Veterinerlik ve mühendislik gibi müspet bilim veren bu yüksek okullar, Mehmet Âkif’in nezdinde, çağın bilimsel yaklaşımlarını elde edemediler ve bunları öğrencilerine yeterince aktaramadılar. Bu teknik okullardan çıkan insanlarımız, istenilen bilgi gücüne sahip...
19.05.2022 12:05
Son dönem mütefekkir ve münevverlerimizin eserlerine ve makalelerine bakıldığında, çoğunlukla ‘medreseler ve ıslahı’ konu başlığını görmek mümkündür. Âkif, zamanın âlim ve âkillerinden biraz farklı bir bakışı sergilemektedir. O, kültür ve medeniyet inşasında medreselerin rolünü ve katkısını unutmaz. İlim tarihimizde, medreselerin işlevi ve katkısını kendi zamanıyla karşılaştırarak hatırlatmaktadır.           Düşünürümüz, medreselerin...
12.05.2022 10:19
          Mehmet Âkif, ilim ve bilgiyle Allah’ın ayeti Kur’ân’a yönelinmesine işaret etmektedir. Âkif, Müslümanlarla Batı arasında mukayese yapar: “Allah´ın kitabında, Resulullah´ın sözlerinde her devrede yaşayacak insanların ihtiyacını temine kâfi hakikatler var. Yalnız o hakikatler ilimle meydana çıkar. Kur’ân, Ayetullah değil mi arzda sema da birer Ayetullah´dır. Bizim gibi geri milletler...
03.05.2022 07:55
Âkif bir vaazında akıl ile din arasında önemli bir bağ kurarak, buna imanı da ekler: “Herkes kendini, nefsini muaheze etsin, herkes kendinden mesul. Doğrusu hiçbirimiz vazifesini hakkıyla ifa edemedi. Eğer herkes çalışsaydı, vazifesini ifa etseydi, vatan böyle perişan mı olurdu? Biz aklın hükmünü tatil ettik, Allah’ın emrini tutmadık… Zaten akıl...
18.04.2022 00:10
Batı’da gelişen teknolojinin gerisinde kalan İslâm toplumlarının önce iktisadî, sonra siyasî ve içtimaî bozulmaya uğramaları aydınların başlıca meselesi oldu. Bir kısım aydınlar halihazır Batı medeniyeti ve kültürünü tamamen taklit yolunu benimserken, İslâmcılar, Batı’nın teknolojisini nakletmek ve fakat manevî kültürel değerlerde İslâm kaynaklarına sadakati savundular.           “Müslümanların gerileme sebepleri arasında İslâmiyet’ten...
07.04.2022 18:50
Safahat’ın Yedinci Kitabı’ndaki ‘Yeis Yok’ şiirinde Âkif, dünyaya geldiğimizden beri, bütün hayatımız, uğursuz telkinler içerinde geçti, diyor. Yas ilan edenler baykuşlar gibi birtakım kimseler, bizi ümitsizlik ve yeis telkinleriyle büyüttü. Bu öyle insanı tüketen bir aşı ki, onunla beyinler uyuştu, zihinler köreldi ve akıllar dumura uğradı. Böylece bir kaç nesil...
30.03.2022 20:35
Âkif’in adeta bir cengâver gibi Batılı taklitçiye savaş açar. O, Batı uygarlığını ise, ‘tek dişi kalmış canavar olarak şiddetle eleştirir. Ancak Batı’daki ilim, fen ve sanata asla böyle bakmaz. Acı, ama gerçek bir retorik kullanarak Garb’ın bilimine hızlı bir şekilde tâlip olmak gerektiğini bildirmektedir. Bunun için sahip olamadığımız bilim ve...
17.03.2022 14:00
Milletlerin kendine özgülüğü / biricikliği büyük ölçüde kültür ve sanatıyla temayüz eder. Sanatkârlar eliyle de bunlar nesilden nesile aktarılma imkânı bulur. Kültür ve sanatın en önemli taşıyıcısı dildir. Ya da başka bir ifadeyle milletler için dilden daha önemli bir varlık yoktur. Çünkü dilini kaybedenler millet olma özelliğini yitirirken diğerleri (yurt...
17.03.2022 09:51
Hakikatte ilim ve fen, istenildiği ve değer verildiği yerde zenginleşir, tâliplileri artar. Hürmet ve saygı gördüğü ölçüde değer kazanır. Gelişir, ilerler ve terakki eder. Batı’nın bilim ve tekniği o kadar değer kazanmıştır ki, gelen her şey kabul edilmektedir. Hatta şer ve kötülük bile, bu etkilenmeyle İslâm dünyasına taşınmaktadır. Niye ilmin...
09.03.2022 10:00