Modern insanın en belirgin özelliklerinden başında bağımlılıkları gelmektedir. Bilindiği üzere bağımlılık madde bağımlılığı ve madde dışı bağımlılık şeklinde temelde ikiye ayrılmaktadır. Bağımlılık döngüsü itibariyle birbirine benzer olmakla birlikte davranışsal bağımlılık denilen madde kullanımı dışındaki bağımlılıklar gün geçtikçe artmaya ve daha tehlikeli bir boyut kazanmaya başladı. Kumar, yalan ve hırsızlık gibi geleneksel bağımlılıklar yanında; alışveriş,yeme-içme ve fit görünme gibi modern zaman bağımlılıkları artmaya başladı. Henüz literatürde olmamakla birlikte bunlarabir de “günah bağımlılığı”nı ilave etmek gerekir.
Henüz sözün başında ifade etmek gerekir ki günümüz dünyasında bütün bağımlılıkların olağanüstü artışı, bir yönüyle kapitalist kültürün açık veya gizli projelerinin bir sonucudur. Bu yönüyle aslında insan, bütün boyutlarıyla işgal edilmiş durumda veya işgal edilmektedir. Zira yukarda ifade edilen gerek madde gerekse davranışsal bağımlıkların tümüyle ilgili kapitalist kültürün ticari sektörleri bulunmaktadır. Buna “günah bağımlılığı” da dahildir.
Bilindiği üzere günah kavramı Farsça bir kelimedir. Her ne kadar suç anlamına gelse de anlam çerçevesi itibariyle kutsala karşı işlenen suçları ve aşırılıkları ifade eden dini bir kavramdır. Elbette insan, günah işlemeye meyilli bir varlıktır. İşlenen günah bireyseldir ve tevarüs etmez. İslam’a göre, Yahudilerin Hz. Adem’in günah mirası bıraktığına dair kabulleri ile Hristiyanların her doğanı günahkâr kabul edip aslî günahtan bahsetmeleri gibi bir kabul olmayıp, her insan günahsız ve İslam fıtratı üzerine doğar. Bu farklılığa rağmen hemen her dinde ve hatta yerel inançlarda kutsal varlıklara karşı yapılan hatalar, yerine getirilmeyen emirler ve aşırılıklar derecesi farklı olmakla birlikte genellikle günah kabul edilmiştir.
Bağımlılık ise kelime anlamı itibariyle hem olumlu hem de olumsuz bir anlam çerçevesine sahip olan olmakla birlikte kişinin bir insana, bir maddeye veya bir aktiviteye fazlasıyla bağlı hale gelmesi ve bu bağlılığın süreç içerisinde psikolojik ve fizyolojik sonuçlar doğuran problematik bir boyuta ulaşmasıyla kontrol edilmesi zorlaşan alışkanlıklar anlamına gelmektedir.
Günümüzde “günah bağımlılığı”nı teşvik eden üç ana etkenden bahsedebiliriz. Bunlar; modern şehir tasarımı, dine dayalı değerlerin yenileriyle değişimi ve internetin sunduğu görselliğin işgal gücüdür.
Modern Şehir Tasarımı: Dünyanın hemen her yerinde insanların büyük çoğunluğu sanayi devriminin etkisiyle büyüyen şehirlerde yaşamaktadır. Din ve değerlerden yoksun seküler ve pozitivist zihnin tasarımı olan bu şehirlerin bizzat kendisi, kendisini tasarlayan zihniyete hizmet ederek “günahbağımlılığı”nı teşvik eder hale gelmiştir. Kanaatimizce madde bağımlılığında olduğu gibi “günah bağımlılığı” konusunda da modern şehir hayatı önemli önemli bir aktördür. Bu konuda, mahalle kültürünün ve sosyal sağlığın kazanıldığı mekânların tükenmesi ve insanların birbirlerine karşı duyarsızlığının artması önemli bir etkendir. Bunlara ilave olarak örneğin bundan otuz sene öncesinin büyük şehirlerinde var olan ve birer beslenme ve sığınma mahfili olan kitapevlerinin ürettiği ekosistemin yerini dolduracak bir mekândan günümüz gençleri mahrum ve alternatifsiz haldedir. Bu başlık oldukça uzun olmakla birlikte, kalabalıklar içinde tanıyanı olmayan yalnızlaşmış insanın her türlü bağımlılığa daha meyilli hale geldiğini ifade etmekle iktifa edelim.
Değer Değişimi: Günah bağımlığını artıran bir diğer unsur, ülkelere ve ülkeler içindeki toplumsal yapılara göre farklı sebepleri olmakla birlikte din ve değerlerin hafif tabirle ötelenmesi yahut dinin vicdani bir boyuta indirgenmesi nedeniyle, günah işlemeye engel bir otokontrol mekanizmasının ortadan kalmış olmasıdır. Birçok ilde yapmış olduğumuz konferansların sonunda duyarlı gençler tarafından en fazla dile getirilen şikâyet; dindar ebeveynlerin dahi ibadet, ahlak ve evlilik gibi dini ve geleneksel yaşama dair tavsiyeler yerine iş, ev, araba, unvan ve makam gibi alanlarda güdüleme yapmış olmalarıdır. Kısaca, değer yargıları değişen büyük bir genç kitle ile karşı karşıyayız.
İnternetin Sunduğu Görselliğin İşgal Gücü: Son yirmi yılda internet üzerinden sunulan içerikler insanları yalnız ellerindeki telefon ve televizyonlarına bağımlı kılmadı aynı zamanda psikolojik ve fizyolojik olarak onların içeriklerine de bağımlı hale getirdi. İnsanın günaha meyilli yanını iletişimin ince tekniklerini kullanarak gençlerle buluşturan dijital mecralar, günahla ilgini bütün alanları mahrem ve mahcup olmaktan çıkararak sıradanlaştırdı. Görselin sıradanlaştırdığı bütün günah alanları, pratik hayatta kolaylaştı ve yukarda ifade edilen ilk iki maddenin sunduğu imkanlarla uygulama imkanına kavuştu.
Sonraki yazılarda “günah “bağımlığı” çerçevesinde bağımlılık sebepleri, bağımlılık inanç ilişkisi, haz ödül sistemi ve dini hazzın yokluğu, bağımlılık döngüsü, günah bağımlılığını azaltmanın yolları gibi konulara temas etmeye çalışacağız.