Yatılı Okul Günlüğü: Mimar Sinan Öğretmen Lisesinde İlk Günler
Baki Batman
Pazarören de ilk günler bütün çocuklar ağlamıştır. İlk gün ve ilk günler yatılı okulda suya atlayıp nereye düştüğümüzü keşfetmekle geçen günler gibiydi. Nereye geldim? Ben ne ettim, diye kara kara okul bahçesi ve yatakhanede günler geçirmekteydik. O zaman şimdiki gibi psikolojik destek ünitesi yahut rehberlik servisi de yoktu. Kelimenin tam anlamıyla arif ve tarif olmadan yüzme öğrenme çabasındakilerin hali gibiydik. İlk günler hemşehrilere tutunarak içimizdeki hasreti dindirmeye çalışıyorduk. Aklımız, fikrimiz, gözümüz hep memlekete dönmekte ve ailemizde idi. Ama bu hasret yakıcı bir şeydi. İçimizden de çıkmıyordu.
Bizim gibi Anadolu’dan gelme çocukların okulu bırakmamalarının tek sebebi imzalanan kefalet senetleridir herhalde… Fakir Anadolu köylerinden gelmiştik. Ailelerimiz bu kefalet senetlerini ödeyebilecek durumda da değildi. Ayrıca okulu bırakıp gelmekte bizim için köylerimizde ayrı bir kara leke idi adeta.
Ben okula başlarken Yahyali’da noterden senet alıyoruz. İlçeye geldik. Yatılı okula kayıt şartları arasında iki yüz bin liralık bir kefalet senedi de var. Okulumuz bizden iki yüz bin liralık bir senet istedi, kayıt şartı olarak.
Kefalet senedini yazdırdık ve kefil olacak bir kisi arıyoruz. Ancak kimse böyle bir şey için kefil olmak istemiyor. Etrafta çok kötü örnekler anlatılıyor. Okulu bırakan öğrenci, kefile rücu eden borç senedi vs… aslının olup olmadığını bilmediğimiz bir sürü kefil/talebe efsanesi ortalıkta dolaştırılmakta. Kulaktan kulağa adeta fısıltı halinde çoğaltılmakta.
Neymiş… Çocuk okulu terk etmiş. Devlet bu kefalet senedini kefilden ve sahibinden tahsil etmiş diye…
Neyse ki epey aramadan sonra bir kefil bulduk…
O gün babamın bir arkadaşı kefil oldu bize. Senedi aldık okula gelip senedi okula vererek kaydımızı yaptırdık.
Ancak ailemiz bize okumazsak kefalet senedi, kefil durumu, devlete borç ödemek laflarını kulağımıza küpe edecek kadar tekrar etti durdu.
Bu uyarılar ilk senemiz boyunca her tatilde ailelerimizce kulağımıza küpe edildi. Ailelerimizin defalarca bu yüzden bizleri uyarmalarını unutamıyorum.
Geldi geçti seneler. Acısıyla tatlısıyla. Yatılı okul bizlere hayat mektebi oldu.