Her halde ‘’bir nesli eğitim yoluyla nasıl kuraklaştırır ve çoraklaştırırsınız?’’ Diye bir soru sorulsaydı bundan daha orjinal bir karşılık bulunamazdı. Ve cevabı araştırılsaydı bu yarışmacı kızımızdan daha doğru bir sonuca ulaşılamazdı. El cevap: Şekil a’da görüldüğü gibi diyerek o meşhur yarışmadaki kızımız örnek olarak gösterilebilirdi. Hatta model bir örnek olarak sunulabilirdi. Bu kızımız Ankara Hukuk 3. Sınıf öğrencisi. Soru ‘’bir kanun maddesinin satır başlarıyla ayrılan bölümlerine ne denir?’’ şeklinde idi. Cevaplarda a-motto, b-ninni, c-fıkra, d- masal şeklinde idi. Bu seçenekler içinden ‘‘fıkra’’yı bulup çıkarması gerekiyordu. Yapamadı. Bu durum bile bütün eğitim sistemini tek başına sorgulamamıza yetecek nitelikte.
Altın kural iyi Türkçe olmazsa, iyi ilim, iyi kültür olamaz.
Dil olmadan kültürünüzü, kimliğinizi, ilminizi ve inancınızı öğretemezsiniz. Dil olmadan bir milleti geleceğe hazırlayamazsınız. Kurucu ülke olma yolunda ilerleyemezsiniz.
Türkçe’nin yüzbinlerce kelimelik söz varlığı ‘’sömürgeci İngiltere’nin Britiş Konsey’’ adlı kuruluşunun müdüründen gelen telkin ve motivasyonlar ile soykırıma tabi tutuldu. Anlam alanı kabile diline dönüştürüldü. Hem de sistematik bir şekilde yapıldı.
Kalanlarında muhtevası değiştirilip pozitivist, hazcı, tüketici küreselizmin arka bahçesi haline getirildi. Asırların birikimi tıp literatürümüz bu soykırımın ilk kurbanı oldu. Şifahane hastahane yapıldı. Ekmek yemekten şükür besmele kaldırıldı, ekmek tüketimine döndürüldü. 50 bin yer adı değiştirildi. Dilde kelimeler binlerce yüzlerce yılda meydana gelir. Kelime tek bir kelimeden ibaret değildir. Düşmek kelimesinin yüz elliden fazla anlamından söz eder, Banarlı. Dil ve kelime işi Lozan öncesi galip devletlerin aralarında vardıkları ve Türklere ‘’yüz yıllık bir uyku’’ ömrü biçtikleri en temel emperyalist hedefti. Bu hedeflerine belli ölçülerde ulaştıkları gözlenmekte.
Devletimizin bundan sonraki hedefi 2026 yılını Türkçe yılı ilan etmek olmalı. Üniversiteler, MEB ve bütün bakanlıkları kapsayan bir seferberliğe gidilmeli. Bütün branşlarda kelime varlığımızı zenginleştirecek faaliyetlerin önü açılıp, teşvik edilmeli.
Üniversitelerde bundan sonra yazılacak bütün tez ve makalelerde zengin kelime kadrosu bir hedef olarak belirlenmeli. Kelime sayımı yapılmalı. Yüksek kelime sayısı ile yazılan tez ve makaleler teşvik edilmeli.
Bundan sonraki medeniyet asırlarımızın dili Türkçe‘dir. Dil işini çözersek ilimde kültürde de önümüz açılır.
Engin Türkçe Zengin Türkçe; geleceğin büyük Türkiyesi yolunda nesillerimizin tarihine kültürüne bağlı, inancıyla bütünleşmiş, insanlığa iyilik ve adalet götürme çabalarında en önemli dayanakları olacaktır.
Çalışmaya başlamanın tam zamanı. Devletten de beklemeden şahsi olarak evimiz, muhitimiz, okulumuz ve işyerimizden başlamanın tam zamanı.
Saygıyla arzımızdır. Bir millet meselesi olarak borcumuzdur!
Sağlıcakla kalınız…
Milli kimliği oluşturan en önemli unsur olan dilin önemini belirttiğiniz için teşekkür ederim Memiş hocam.
Türkçe’nin zenginleştirilmesi ve geliştirilmesi için çığlık atmaya devam edeceğiz Levent Hoca….