eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ayşe Levent KOLUKISA

1990 Karaman doğumludur. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimini Karaman' da tamamlamıştır. Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği bölümünden mezun olmuştur. İlk görev yeri Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Şekerli köyü Şekerli ortaokuludur. Karaman'da muhtelif okullarda öğretmen ve idareci olarak görev yapmıştır. Karaman merkezde görev yapmaya devam etmektedir. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Fen Bilimleri Ve Teknolojileri Bölümünde Yüksek Lisans eğitimini tamamlamıştır. Halen doktora eğitimine devam etmektedir. Evli ve 1 çocuk annesidir.

    Öğretmen ve Öğrenci İletişiminde Olumlu Dile Dikkat!!!

    Sözcükler, yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dünyamızın şekillendiricileridir. Söylediğimiz kelimeler, hem bizi hem de muhatabımızı etkiler. Araştırmalar, olumlu ifadelerin beynin stresle başa çıkma kapasitesini artırdığını, olumsuz sözlerin ise stres hormonu olan kortizol seviyesini yükselttiğini ortaya koyuyor.

    Kortizol, beynin tehdit algısıyla ilgili bölgesi olan amigdalanın uyarılması sonucu salgılanır. Stresli bir durum (örneğin tehlike, hastalık, fiziksel veya duygusal stres) hipotalamusu uyarır ve kortizol artışına neden olur. Aynı zamanda vücudu “savaş ya da kaç” tepkisine hazırlar.Sürekli yüksek seviyelerde kortizol, motivasyon eksikliği, kaygı ve hatta hafıza problemlerine yol açabilir.

    Bu noktada, özellikle öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişim büyük bir önem taşır. Öğretmenler olarak, çocukların ve gençlerin ruh dünyasına dokunan her bir sözümüzün etkisini göz önünde bulundurmalıyız. Teşekkür ederim gibi basit bir ifade bile beynin ödül merkezini harekete geçirirken, başarısızsın gibi olumsuz bir söz genç bir zihinde derin yaralar açabilir.

    Olumsuz Cümleleri Olumluya Çevirmek

    Kelimelerimizle çocuklara cesaret verebilir, hatalarını öğrenme fırsatına çevirebiliriz. Örneğin:

    “Yine yanlış yaptın, bu kadar zor olmamalı!” yerine: “Bu soruda farklı bir yol denedin, her deneme seni daha iyi yapar.”

    “Dikkat etmiyorsun, başarısızsın.” yerine: “Biraz daha dikkatle harika işler başarabileceğini biliyorum.”

    “Yapamayacaksın, hiç anlamıyorsun.” yerine: “Bu konuda zorlanıyorsun, birlikte farklı yollar bulabiliriz.”

    Olumlu İfade Kullanımının Gücü

    Olumlu bir dil kullanımı, öğrencilerin özgüvenlerini geliştirir, öğrenme motivasyonlarını artırır ve daha sağlıklı bireyler olmalarına katkı sağlar. Bir öğrencinin yaptığı hataya olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmak, sadece onun başarısını değil, öğretmen-öğrenci ilişkisini de güçlendirir.

    Öğretmenlerin rehberlik ettiği bir sınıfta, olumlu dilin hakim olduğu bir ortam yaratmak mümkündür. Böyle bir ortamda öğrenciler daha cesurca soru sorar, hata yapmaktan korkmaz ve gelişim süreçlerinden keyif alır. Unutmayalım, söylediklerimizle sadece bir zihni değil, bir geleceği de şekillendiriyoruz.

    Sonuç olarak, hem sınıfta hem de günlük yaşamda iletişim dilimize dikkat edelim. Olumsuz kelimeleri olumlu bir bakış açısıyla değiştirelim. Çünkü doğru kelimeler, doğru duygular yaratır ve bu da öğrenmenin kapılarını aralar.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.