Şiddet; (ş.d.d) kökünden türeyen; sertlik, kabalık, öfkelilik, tahammülsüzlük gibi anlamlara gelen Arapça bir kelimedir. Şiddet; genellikle güç kullanılarak, muhatabı darp etme, öldürme, yaralama gibi fiziksel eylemler olarak bilinse de; zarar vermek amacıyla; psikolojik, fiziksel, cinsel, sözel, ekonomik dijital gibi şiddet çeşitlerinden birini veya birkaçını kullanmak suretiyle; muhatabın bedensel ve ruhsal...
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı Bir dakika araba yerinde durakladı… “Hey Allah’ım sen sabır ver!” Sen misin emekli olan? Al bakalım karının maskarası olduk iyi mi? Telefona bak Ulvi, iki ekmek al Ulvi, çöpü çıkarmayı unutma Ulvi, çamaşırları balkondan alıver yağmur geliyor Ulvi… Ulvi aşağı Ulvi yukarı! Bu kadın...
Futbol deyip geçmeyin. Futbolun insanımıza, ülkemize ve şehirlerimize birçok getirisi var. Neresinden bakarsanız bakın ya da bakmayın fark etmez… Nedir mesela futbolun getirisi? Galip gelen takımın da mağlup olan takımın da futbolcuları gününü gün ederken taraftarları günlerce esas sıkıntılarını unutuyorlar sadece niye yenildiklerine ya da nasıl yendiklerine kafa yoruyorlar. Küfür...
Karun ile başlayan öne çıkma, gözde olma, itibar görme derdi hiç aksamadan süregelmiştir günümüze kadar. “Makamlar gelip geçicidir, Bugün varız yarın yokuz, Sultan Süleyman’a bile kalmadı bu dünya, Çok yaşayan yüz yıl yaşıyor, Makamın mevkiinin canı cehenneme bize insanlık lazım.” Gibi lafları herkes eder. Eder etmesine de… Düşenin irtifasını kaybettiği...
Türkiye’nin en büyük zaafı devlet ile toplum arasında tampon bölgenin olmayışıdır denilse sanırım saçma bir şey söylenmiş olmaz. Esas itibariyle sivil toplum örgütleri, medya, akademi, aydınlar, entelektüeller, kanaat önderleri vs. tam da devletin oluşturacağı tazyiki önleme ve toplumun belirli hassasiyetler, ilke ve değerler üzerinde durması ve talep ve beklentilerini de...
Bugün Siyonistiler devrin Firavunları gibi; Ancak onları yenecek her zaman bir Musa vardır. Bugün Haçlılar Nemrut’lar kadar güçlü ; Onları da yenecek her zaman bir İbrahim vardır. Dünya Filistinlilere dar geliyorsa bugün; Bunun da ferahlatıcı bir yarını vardır. O gün ; Davut’un , Calut’u gözünden vurduğu gibi , Hamasın ;...
Giriş Günümüz düşüncesi birey ve toplum meselelerinde on sekizinci yüzyıldan itibaren başlayan ve etkilerini halen devam ettiren hatalara karşı bir hesaplaşma içindedir. Söz gelimi yeni psikolojik doktrinlerin çoğunun bireye aşırı vurgu yapmadan; insanın doğal olarak ben merkezli olduğu ve yalnızca kişisel çıkarları için hareket ettiği düşüncesinden uzaklaştığı görülmektedir. Yine insanın...
Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Ludwig Wittgenstein Modern zamanların insanı, tamamıyla dünyevileşen bir varlık oldu. Kendisinden başka hiçbir varlığa karşı sorumlu olmadığı pompalanıyor. “Zübde-i âlem” olan insandan eser yok şimdi. Meteliğe kurşun atan modern dünyada “para” yükselen değerdir. “Paran kadar konuş.” ya da “Kaç paralık adamsın.” gibi kalıp yargılarla insanın kıymeti...
Önceki yazılarda da ifade edildiği üzere, asıl maksadım Fuat Sezgin’in bu millete, gençliğe, ümmete vermek istediği mesajlara yoğunlaşmak. Müslümanlar üç asırdır “güc”ün şikarı. Derin bir kuşatılmışlıkla malûl. Buna çare üretmede aciz. Büyük “bilgemiz ve filozofumuz”, ki Vefa Taşdelen, onun bu yönünü, en önemli özelliği olarak görür, aslında bunu dava edinir....
Modern insan hakikate ara sıra uğrar. Hayatın(ın) bir şubesi haline getirir onu. Parçasıdır ama mütemmim cüzü değildir. Evin kedisi gibi yani. Hayata başkalarının gözüyle baktığından, başkaları, var olmasının temel unsurudur. Onları memnun etmekten oluşan bir mutluluk anlayışına sahiptir. Lakin bu, fedakârlıktan kaynaklanan bir hüsnüniyet olmaktan ziyade şahsiyetini onların üzerinde tamamlama...