Mezhebi veya organize kurtuluşa değil de ferdi kurtuluşa inanan zümreye Batı’da genel hatlarıyla Kuvakerler ( Quakerism )diyorlar. Bunlar zaman zaman inanç dostları grubu gibi akımlarda buluşabiliyorlar. Bunların vakıadan kaçarken geçmişle ve bahusus Ariyanlar veya Ariusçular ve Kalvenistler ile köprü kurdukları bir gerçektir. Köklerini oralarda arıyorlar. Püritenler gibi İngiliz kökenli bir...
İlimler, düşüncenin gelişmesiyle birlikte inkişaf etmiştir. İlmi inkişafların temelinde düşünce yatar. Lakin bazen düşünce tecrübeye eşlik etmediğinde gelişmeyi sekteye uğratmıştır. Elbette gelişmenin zemininde sınırlı da olsa felsefe de vardır. Felsefenin katkısı başlangıç seviyesindedir. Bazı altı boş nazariyelere tutulup kalmanın insanlığa bedeli ise büyük olmuştur. Şahısları perestiş ve yüceltme üzerinden efsaneleştirmek...
Allah’tan geldiği gibi kalan ve beşeri müdahaleye kapalı olan alana tevkifi alan diyoruz. İnanç ilkeleri, yasama (teşri) ibadet ve muamelat hukuku tevkifi alana girer. Endülüslü Zahiri mezhebinin ikinci kurucusu müçtehit İbni Hazm dilin de tevkifi alana dahil olduğunu ifade etmektedir. Ayette yer alan ‘Alleme Ademe’l Esma Kulleha/ Ve Âdem’e bütün isimleri...
İmam Şafii gibi ekabirden menkul bir söz vardır: İnsanlar fıkıhta Ebu Hanife’nin iyalidirler (çoluk çocuğu). Gerçekten de fıkıhta Ebu Hanife çığır açmıştır. Kimse eline su dökemez. Fıkıh denildiğinde Ebu Hanife, Ebu Hanife denildiğinde de fıkıh akla gelir. Kısaca Ebu Hanife fıkıh alanında insanların atası sayılır. Onda fıkıh matematik gibi bir meleke haline...
Şüphe ilme götüren basamaklardan birisidir. Şüphe makam olursa olumsuz bir hüküm kazanır. Lakin hal olursa renklenme halinde sahibini hem yakine hem de ilme götürür. Gazali Bağdat günlerinde buhrana yakalanır ve bunalıma düşer. Şam günlerinde şüphe illetine yakalanır. Bu halden kurtulması ise kalbine ilka edilen, atılan nurla olur. Şüphe kalınması değil...
Bunu bilgi çağından bilgelik çağına gençlik olarak da ifade edebiliriz. Kapitalizm, bir kültür ve sistem olarak 1990’lardan itibaren kominizmin yıkılmasıyla yeryüzünü domine eden tek kutup olarak belirginleşmeye başladı. Bu durumda 150 seneden fazla zamandır var olan sistem ve düşüncesinin insan ideali ve modeli daha görünür bir hal aldı. Ülkemizi gençliğimizi...
Sözlükte “utanma, çekinme; tövbe, vazgeçiş” gibi anlamlara gelen hayâ kelimesi, ahlâk terimi olarak “nefsin çirkin davranışlardan rahatsız olup onları terk etmesi, kötü bir işin yapılmasından veya iyi bir işin terkedilmesinden dolayı insanın yüzünü kızartan sıkıntı” olarak yer alır. Haya ve hayat aynı kökten türemiş kelimelerdir. Türkçe’de genellikle hayânın eş anlamlısı...
Mustafa Özcan İlimlerin ele alınışı konusunda üç tarz yaklaşımdan bahsedebiliriz. Gazali dini ilimleri ihya etmiş ve aralarındaki münasebeti yeniden tesis etmiş ve samimiyeti ön plana almıştır. Gazali bilge adamdı ve İngiliz oryantalist M. Watt onun hakkında ‘Müslüman aydın’ tabirini kullanıyor. Dini ilimlere yeni bir bakış açısı getirmiş ve bu...
Mustafa Özcan Kur’an şifa kaynağıdır aynı zamanda ondan süzülmüş olan Mevlana’nın Mesnevisi gibi kitaplar da hilafsız öyledir. Mevlana der ki Nil Nehri Kıptiye kan, Yakup Oğullarına ise hayat kaynağı görünür. Kur’an bir güneş ise onu yansıtan kitaplar da ay hükmündedir. Hepsi birer hidayet rehberi, kılavuzu ve şifa kaynağıdır. Yine bu...
Son dönem mütefekkir ve münevverlerimizin eserlerine ve makalelerine bakıldığında, çoğunlukla ‘medreseler ve ıslahı’ konu başlığını görmek mümkündür. Âkif, zamanın âlim ve âkillerinden biraz farklı bir bakışı sergilemektedir. O, kültür ve medeniyet inşasında medreselerin rolünü ve katkısını unutmaz. İlim tarihimizde, medreselerin işlevi ve katkısını kendi zamanıyla karşılaştırarak hatırlatmaktadır. Düşünürümüz, medreselerin...
Genellikle ‘din ile bilim’ terkibinden ya da uyum veya uyumsuzluğundan bahsedilir. Bu tartışma güncellenerek devam etmektedir. Konu, dinin ilimle çatıştığını varsayanlarla yok sayanlar arasında sical halindedir. Bu tartışma bitmese de elimizde paralel bir konu daha var. Dilin bilim karşısında kifayeti veya kifayetsizliğidir. Bir başka ifade ile dilin ifade gücü ve bunun yenilenmesi....