Gök giyinmek isteyenler bir dağ yoluna düşürmeli yolunu. Ayak izlerini izleyerek bir yolakta, yorula yorula dağa ağmalı ağır adımlarla. İnsan dağa yöneldiğinde yokluk yoluna düşer, ama varlıkla döner. Hani dergâh kapılarına yazılan “Edeple gelen lütufla döner” sözüyle ifade edildiği gibi. Dağdan indiği vakit, dağın eteklerinden tutup aşağıdan yukarı doğru baktığında...
Batıda üniversite, Akademi’yi kuran Platon’dan neredeyse 19.yüzyılın başına kadar soylularındı. Fransız devrimiyle birlikte görünürlüğü azalan soyluluğun (aristokrasinin) bizim gibi ülkelerde olumsuz gösterilmesi batıdan gelen bir zihinsel sömürü göstergesidir. Bizde aristokrasi yok ama zihinsel sömürüyle sürekli kötülenen Saltanatı da bu bağlamda anlamak gerek. Gerçi saltanatla soyluluk aynı şeyler değildir; saltanat bir...
Gaye, gayretin anahtarıdır. İnsanın gözünü diktiği yere gönlü de meylediyor. Ayaklara güç veren de gönlün bu meylidir. Bu husus, her türlü eğitimin özünü teşkil eder.Bizi Ağrı Dağı’nın eteklerine kadar getiren de yalnızca zirve gayesi. Yaz mevsiminin bu sıcak günlerinde 3200 ana kampında, ara sıra rüzgarla bölünse de tırmanışın ilk gününde...
Şimdi bir ülke düşünün en iyi imamlarının hastanelerde manevî danışman; en iyi öğretmenlerinin şube müdürü; en iyi akademisyenlerinin milletvekili; en iyi doktorlarının bürokrat olduğu bir ülke olsun bu… Aslında sahada doğrudan ferdlerle iletişim kurmasının çok elzem olduğu bu hazretlerin rahatlık, mevki ve makam uğruna âdeta geri hizmete çekilmeleri veya alınmaları...
Güncellenen müfredat, açılacak olan milli eğitim akademisi ve yeniden düzenlenen Öğretmenlik Meslek Kanunu gibi son zamanlarda gündemde olan meseleler başta olmak üzere eğitime dair MEB’in yapıp ettikleri karşısında iktidar yanlısı kesim savunmacı bir tutumla hareket ederken iktidar karşıtı kesim muhalif bir tutum sergiliyor. Bunların dışında kalankesimin de kafası karışık. İktidar yanlısı kesim yapılan herşeyin olumlu olduğuna; iktidar karşıtı kesim ise yapılan her şeyin olumsuzluğuna inanmışlar. Mesela güncellenen...
Kelime anlamı olarak “çağdaş, asri” anlamlarını taşıyan modern terimi eski olandan yeni olana geçişi ifade etmektedir. Bir yaşam ve düşünce biçimini de ifade eden modernizm metalleşme, mekanikleşme ve teknoloji gibi kavramlar çerçevesinde sanayi toplumu anlayışına ait bir söylemdir. Modernleşme; tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş, bilimsel düşüncenin yükselişi, ekonomik ve toplumsal...
Günümüz İslam dünyasında taklit hâkim durumdadır. İki türlü taklitten söz edilebilir. Biri Batı taklitçiliği, diğeri doğu taklitçiliğidir. Batı taklitçileri günümüzde sahnede olup en tehlikelisidir. Bu tür taklitçiler fiilen İslam ülkelerinin kaderi hakkında söz sahibidirler. Batı taklitçileri Batı’da ne varsa aynen kopya eden ve bir adım ilerisine gitmeyen, Batı’yı mutlak doğru...
Öğrenilen Şeyler Bir Gün İşe Yarayacak mı?… Bu yazımın birinci bölümünde felsefe ve roman, romanın yazılma serüveni, Paris’teki ahlaki yozlaşma, Diplomalı Kız romanında vurgulanmak istenen düşünce nedir, asıl başarının sırrı nerede aranmalı, diploma ve eğitim karın doyurur mu? gibi konular üzerinde durmuştum. Bu ikinci bölümde de kaldığım yerden devam ediyorum....
Kudüs’ü yüzyıl önce Osmanlılar kaybetti, peki kim kazandı? Tam da yüz yıl sonra… İngilizlerin hain Hüseyin’in desteği ile Kudüs’ü işgalinin yüzüncü yılında….Yine Kudüs edebiyatı…Yine Kudüs ve “ümmet” hamaseti! Siyonistler binlerce yıllık emellerinin peşinde yürümeye devam ediyor. Emperyalizmin bölgemizdeki varlığı için onlar gerekli, bunu çok iyi biliyorlar. Batının ağababaları ağızlarını açınca...
Ziya Paşa, Tanzimat döneminin sevilen şair münevverlerinden biridir. Bu yüzden birer töresöz hâline gelmiş pek çok mısra ve beyti mevcuttur. Bunların çoğu da halk veya devlet katında hâlâ geçerli olan zihniyet ve hayat tarzımız üzerinedir. Bugün onun “Asiyab-ı devlet’i bir har da olsa çevirir!” şeklindeki töresözünü ele almak istedim. Maalesef bugünlerde de bu husus...
Modern zamanlar değerlerin alt üst olduğu, müesses dinlerin baskılanmaya çalışıldığı, yeni yetme ve ayrıksı düşüncelerin revaç bulduğu bir dönemin adıdır. Tanrı’nın hayattan çıkarılarak şirazenin dağıldığı, insanın bireyselleştirilerek ve bütün aidiyetlerinden koparılarak merkeze taşındığı, toplumsal yapıların parçalanıp bireysel yaşamın öne çıkartıldığı bir süreçtir bu çağ. Bu süreç kişiye yalnızlığı, bireye bencilliği...