eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
20°C
Ankara
20°C
Az Bulutlu
Pazar Açık
22°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
23°C

Haydin Oyuna Diyelim mi?

Haydin Oyuna Diyelim mi?

İnsanların saatlerini harcadığı oyun kavramı, niçin bu kadar çok dikkat çekicidir, hiç düşündünüz mü?

Annelerimiz biz küçükken, işlerini rahatça yapabilmesi için bizi dışarı gönderdiğinde arkadaşlarla birlikte mahallede oyunlar oynardık. Yaşımız büyüyüp okula başladığımızda ders aralarında kaldığımız oyuna devam edebilmek için teneffüs zilinin çalmasını sabırsızlıkla beklerdik. Artık teknolojinin hakim olduğu bu çağda, oyun oynamak için arkadaşa ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü dijitalleşmenin getirmiş olduğu imkanlarla boş bulduğumuz her an internetten indirmiş olduğumuz oyunlara bir tıklamayla ulaşabiliyoruz.

Değişimin gelişim olduğu bir dünya da toplumun dönüm noktası olarak nitelendirilen çeşitli olaylar olmuştur. Bunların başında insanın yerleşik hayata geçmesiyle başlayan tarımsal faaliyete geçiştir. Bu alanda alışılmış bir yaşam biçiminden farklı olarak basit teknikler geliştirilmiş olup ilkel aletler üretilmiştir. İnsan nüfusu güç ile bağdaşmış olup ne kadar çok insan o kadar fazla üretim mantığı hakimdir. Bu sebeple insan gücü dönemin şartları itibariyle önem kazanmıştır.

Zamanın ilerlemesiyle 18. yüzyılda İngiltere de başlayan ve bir diğer dönüm noktası olarak nitelendirilen olay ise Sanayi Devrimi’dir. Kısa zamanda tüm dünyayı etkileyen bu devrim işçi-işveren mantığını oluşturmuş olup insanları sermaye arayışına sürüklemiştir. Yeni buluş ve icatlarla başlayan bu dönemde artık insan gücüne dayalı bir anlayışın yerini makine gücü etkin olmuştur.

1980 ile başlayıp 2000’li yıllar arasında teknolojinin hızla gelişmesiyle sanayi devriminde yeni bir dönüşüm yaşanmıştır. Literatürde post-endüstriyel dönem olarak adlandırılan bu dönem de enformasyonun hızla gelişmesi ve bilgisayar teknolojisinin getirdiği yeniliklerle toplumda gelişmeler meydana gelmiştir. Böylelikle başta ifade edilen değişimin gelişimi zorunlu kıldığı gibi gelişim de değişimi zorunlu kılmıştır.

Endüstri sonrası toplum da güç dengesi değişmiş olup artık insan ve makine gücünden ziyade bilgi ve teknolojinin gücü hakimdir. Bu toplumda elektronik cihazlar ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte otomasyona olan ilgi zayıflamış ve teknolojinin hakimiyeti hüküm sürmüştür. Bu hakimiyet sadece üretimi etkilemekle kalmayıp niteliksel ve yapısal olarak insan ilişkileri içinde geçerlidir. Artık yaşam şartı olarak benimsenen meslek seçiminde telekomünikasyon teknolojileri ve yüksek teknoloji alanındaki; bilgisayar, telefon, mikroişlemciler ve genetik mühendisliği gibi işler tercih edilirken işgücüne dayanan meslekleri de ortadan kaldırmıştır. 20. yüzyıl ile ivme kazanan teknolojinin gelişimi, bilgi üretimini denetleyerek dünyanın farklı bölgelerinde herkes tarafından görebilme ve ulaşabilme rahatlığı sağlamaktadır. Bilgi teknolojisinin gelişimi ile birlikte analog materyalin sayısallaştırılması sürecine girilmiştir. Sayısallaştırmanın yaşam şartlarına uyarlanmasıyla dijitalleşme terimi literatürümüze kazandırılmıştır.

Dijitalleşme, hayatımızın her alanında yerini sağlamlaştırmıştır. Giyilebilir teknolojiyle birlikte internetin hayatın her alanında aktif bir şekilde etkin olması kendisini vazgeçilmez kılmıştır. Etkin olunan alanlardan birisi de dijital oyunlardır. Dijital oyunlar, insanlar tarafından dikkat çeken ve bağımlılık yapan bir kavram olarak hayatımızda yer almaktadır.

Sonuç olarak oyun, geçmişten gelen ritmik yapısını koruyarak her daim gelişmekte ve çeşitlenmektedir. Arkadaşlarla oyun oynamaktan başlayıp internet ile birlikte birey, dijital oyunlarda kendi dünyasını oluşturmakta ve vaktinin çoğunu bu alemde geçirmektedir.

Unutulmamalıdır ki, bu ritim her daim devam edecektir. Oyun hızlıca gelişimine devam ederken bize düşen kişinin kendisine ve çevresine yardım edebileceği oyunlar icat etmek veya yönlendirmektir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.