Yapay zekâ modellerinin verdiği cevapların tarafsız olduğu düşünülüyor ancak perde arkasında farklı bir gerçek daha var. Yapay zekânın kullandığı verilerin büyük bölümü belirli ülkelerden, özellikle de Batı dünyasından geliyor ve bu durum, yapay zekânın küresel çeşitlilikten ziyade dar bir kültürel görüş açısını yansıtmasına neden oluyor. Yapay zekâ’nın cevapları, “objektif” bir...
Bugün eğitim sistemimizin en büyük çıkmazlarından biri, sınav odaklı anlayıştır. Çocuklarımızı daha ilkokul sıralarında bir yarışın parçası haline getiren bu düzen, öğretmeni de aynı yarışın hakemi yapıyor. Oysa eğitim bir koşu bandı değil; keşif yolculuğu olmalıdır. Sınavların gölgesinde kalan müfredat, öğrenciyi merak duygusundan, öğretmeni üretkenlikten uzaklaştırıyor. Çocuk, öğrenmenin tadını çıkarmak...
Muazzam bir ihtimalsin. Gökyüzüne dokunmak gibi. Tüm maviliklerin sahibi olmak gibi. Hani nasıl desem “mutlu olmak” gibi… (Cahit Zarifoğlu) Bir şiirin mısralarında, bir şarkının sözlerinde, belki bir yolculukta size tanıdık gelen, alıp götüren o his, duygularınız. Ne kadar farklı duygularımız var. Ne kadar farklı tepkilerimiz var. İnsanoğlu ne kadar garip...
1918 tarihli Mondros mütarekesi ile adeta ölüm fermanı imzalanan Osmanlı toplumu, “sırtlan”ların saldırılarıyla çok sıkıntılı bir dört yıl geçirdikten sonra 1922 tarihinde rahat bir nefes aldı. Şu anda bu “nefes alma”nın 104. yılını idrak ediyoruz. O yılları bizzat yaşayan bir Balkanlı da yirminci yüzyıl Türk şiirine damgasını vuran şairlerimizden biri...
1895- 2 Kasım 1952 tarihleri arasında İstanbul’da yaşayan aslen Kazan’lı Abdülaziz Bekkine Efendi’nin adı, Nurettin Topçu’nun hayatının sözkonusu olduğu her sohbette ve her metinde geçer. Çünkü Topçu’nun gönül mimarlarından biri de odur. Onu, hemşehrisi , Nihat Azamat’ın DİA’da yer alan cümleleriyle vefatının 74. yılında rahmetle analım. “İstanbul’un Mercan semtinde doğdu. Kazan/Tataristan’dan göç ederek İstanbul’a yerleşen tüccar Hâlis Efendi’nin oğludur. Beyazıt Kaptanpaşa Camii imamı Halil...
Bir çocuk, mutfak tezgâhındaki mercimeğin nemli pamuk arasında filizlenmesini günlerce izliyor. Önce kabuk çatlıyor, sonra incecik bir kök beliriyor. Çocuğun yüzündeki şaşkınlığı gidermek için ona çimlenmeyi, hücre bölünmesini ve kalıtımı anlatıyoruz. Bunları öğrenmesi elbette kıymetli. Fakat anlatımımızın sonunda hayreti derinleşmek yerine tamamen sönüyorsa, düşünmeliyiz: Ona gerçekten daha fazlasını mı öğrettik,...