Hatim, Kur’an-ı Kerimin baştan sona kadar okunması, mukabele ise İslam ülkelerinde özellikle üç ayları veya ramazan aylarında camilerde Kur’an’ın bir veya birden fazla hafız tarafından okunması, cemaat tarafından dinlenmesi veya izlenmesi suretiyle indirilen bir hatim şeklidir.
Mukabele geleneği; ise Cebrail (a.s)’ın ramazan aylarında her gece Hz. Muhammed’e (s.a.v) gelerek, o ana kadar nazil olan ayet ve sureleri karşılıklı okuyup müzakere etmelerine dayanmaktadır. Zira Ramazan ayı boyunca Peygamberimiz (s.a.v) önce Cebrail’e (a.s) Kur’an-ı Kerim’i okur Cebrail (a.s) dinler. Daha sonrada Cebrail’in (a.s) okumasını Peygamberimiz dinlerdi. “Her ramazan ayında cereyan eden bu olaya bizzat ashap da şâhit olurlardı. İşte Hz. Peygamber’in Cibril (a.s)’a okumasına “arz”, Kur’an-ı Kerim’i Cibril’den dinlemesine de “mukabele” adı verilmiştir. Peygamber’in (s.a.v) vefatından önceki son ramazan ayında Cibril (a.s) ile mukabele iki defa gerçekleşmiş olup, bu son mukabeleye: “Arza-i ahire” denilmiştir.
Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefatından önceki ramazanda mukabele 2 defa gerçekleşmiştir.
Hz. Aişe’nin ( R.a) Hz. Fatıma’dan rivayet ettiği şu habere göre; Allah’ın Resul’ünün Hz. Fatıma’ya bir sır olarak; bu yıl ramazan ayında vahiy meleği (Cebrail) geldiğinde bana Kur’an-ı Kerim’i iki defa mukabele eyledi. Hâlbuki her yıl ramazanda Kur’an-ı Kerim bir defa mukabele edilirdi. Bundan dolayı anladım ki artık vuslat yakındır. Dediğini ifade etmiştir.
“Abdullah İbn Abbas’ın (ra.) rivayetine göre: Her yıl Ramazan ayı geldiğinde Hz. Peygamber (s.a.v.), neşelenir, hayırhâh olur, gayreti artar ve motivasyonu yükselirdi. Çünkü her Ramazan ayı gecelerinde vahiy meleği (Cebrail) (a.s) O’na gelir ve Hz. Peygamber (s.a.v.), O’na Kur’an-ı Kerim’i arz eyler, Kur’an-ı Kerim kıraatıyla ilgili kıraat arzları gün ışıyıncaya kadar devam ederdi. İşte Hz. Peygamber’in (s.a.v,) neşelenmesi Cebrail ile Kur’an’ı mukabele etmeleri sebebiydi.
Ramazan ayının on bir ayın sultanı olması, Kur’an’ın ramazan ayında inmeye başlaması, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bu ayın içerisinde saklı bulunması, bu ayda yüzünden veya ezbere okunacak Kur’an’ın ve bu ayda yapılan amellerin diğer zamanlarda yapılan ibadetlere göre daha faziletli kabul edilmesi, Cebrail’in (a.s)’ın ramazan aylarında her gece Hz. Muhammed’e (s.a.v) gelerek, Kur’an’ı mukabele etmeleri mukabele okuma geleneğinin yaygınlaşmasında müessir olmuştur.
Hatim indirilmesi bir gelenekten öte Peygamberimizin sünnetidir. Hz. Peygamber; ashabın içinde güzel Kur’an okuyanları dinlediği, bazen gözyaşlarını tutamadığı rivayet edilmiştir. İbn-i Mes’ud (r.a): Allah’ın Resulünün bana hitaben: “Bana Kur’an oku!” buyurdu. Ben: “Ya Resul Allah! Kur’an sana indirildiği halde, sana Kur’an’ı ben mi okuyacağım?” dedim. Peygamber (s.a.v):”Ben Kur’an’ı kendimden başka birisinden dinlemeyi hakikaten severim” buyurdu, demiştir.
Ashap ramazan ayı gelince aile fertlerini toplayarak evlerde de mukabele okurlardı. Asrı saadetten günümüze bölgelere göre bazı farklılıklar arz etse de mukabele okuma ve dinleme geleneği günümüze kadar sürdürülmüştür. Kur’an-ı Kerim’i okumak ibadet olduğu gibi, onu dinlemek te farz-ı kifayedir.
İslâm coğrafyasında ramazan aylarında mukabele geleneği devam ettirilmektedir. İstanbul’da Topkapı Müzesi Hırka-ı Saadet dairesinde günün hemen hemen her saatinde mukabele okunduğu gibi, İstanbul’da ve ülkemizin il ve ilçelerinin selatin camilerinde de Ramazan günlerinde hafızlar tarafından mukabele okunarak bu gelenek sürdürülmektedir. Makedonya gibi bazı Evladı Fatihan bölgelerinde ise mukabeleye üç aylar girince başlanmakta ramazan aylarında da mukabele okunmaktadır. Osmanlılar döneminde de kendilerine cüz han denilen cami görevlilerince namazlardan önce bir cüz mukabele okunmaktaydı.
Bilindiği üzere Hafız, hıfzeden koruyan demektir. Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberleyen kişiye hafız denilmektedir. Hafızlar için; “Hâfız-ı Kur’an, Hamale-i Kur’an ve Hâfız-ı Kelâm” gibi sıfatlar kullanılmaktadır. Ülkelerin güvenliklerini koruyan askerlere muhafız denildiği gibi Kur’an’ı koruyup muhafaza etmelerinden dolayı hafızlara da Allah’ın askerleri denilmiştir.
Mukabelenin Kur’an’ı okuyanlar ve dinleyenler üzerinde manevi bir atmosfer oluşturması, okuyamayanların da bu manevi lezzetten hisse yap olmaları bakımından önemli olduğu gibi, Kur’an-ı Kerim’i ezberleyen hafızların en azından senede bir defa ezberlerini tekrar etmelerine vesile olması sebebiyle de büyük önem arz etmektedir.
Mukabele bir hafız tarafından okunabildiği gibi birden fazla hafız tarafından da okunabilmektedir. Mukabele birden fazla hafız okunduğunda Cüzler hafızlar arasında paylaştırılmakta, cüzün ilk sayfaları baş hafız tarafından okunmaktadır. Baş hafız; hıfzı çok kuvvetli, kendisinden sonra okuyan hafızların yanlış okuduklarında veya ayetleri hatırlayamadıklarında ezberden müdahale edebilecek hafızlar arasından seçilmektedir sonra sırası gelen hafızlar kendilerine verilen sayfaları okumak suretiyle cüz namaz öncesinde tamamlanmaktadır. Hafızlar okurken cemaat ya dinlemekte ya da yüzünden hafızları takip etmektedir.
Ülkemizde Ramazan mukabeleleri genellikle Ramazan’ın ilk günü başlamakta; Arife günü öğle namazı öncesi okunan mukabelelerin duası öğle namazı, ikindi namazı öncesinde tamamlanan mukabelelerin duası ikindi namazı ve sabah namazı öncesinde okunan mukabelelerin duası da sabah namazı öncesinde yapılmaktadır.
Bendeniz de hafızlık yaptığım veya tamamladığım yılların ramazan aylarında İskilip Ulu cami, Köprübaşı ve Tabakhane camilerinde öğle ve ikindi namazları öncesinde dönüşümlü olarak, sabah namazı öncesinde ise muhtelif camilerde, ayrıca İmam-Hatip Lisesi öğrenciliğim yıllarında Amasya Beyazıt Paşa Camii’nde sabah namazı öncesinde birden fazla hafız arkadaşımla mukabele okumuşuzdur.1978 yılında Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde öğrenci iken Merkez İplikçi Camii’nde okumaya başladığım mukabelenin ilk gününde babamın bir trafik kazasında vefat haberini almam sebebiyle sadece birinci cüze iştirak edebildim.
Mukabeleler özellikle hafızlar için ezberlerin hafızalara daha iyi yerleşmesine vesile olmaktadır. Bugün de İmam- Hatip lisesi ve Kur’an Kurslarında hafızlığını tamamlamış veya hafızlık yapan öğrenciler için camilerde mukabele programlarının tertiplenmesi hem mukabele geleneğinin devam ettirilmesi, hem de hafızların ezberlerinin sağlamlaşması açısından önemlidir.
Peygamberimizin Ramazan ayında mukabele okuması dinlemesi Mukabele okumanın ve dinlemenin, hatim indirmenin önemini ve faziletini ifade etmesi ümmetin mukabele sünnetini ihya etmesine mesnet teşkil etmiştir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) Hadisi şeriflerde “Ümmetimin ibadetinin en faziletlisi, Kur’an okumaktır.” Allah’ın en çok sevdiği amel, Kur’an’ı başından sonuna kadar okuyan, bitirince hemen tekrar başlayan (kimsenin amelidir.)” Buyurmuştur.
Sonuç olarak, kişi kurtaracak olan Kur’an hafızasındaki değil hayatındaki Kur’an’dır. Önemli olan Kur’an-ı Kerim’in rehberliğinden istifade edilmesi, yaşanması ve yaşatılmasıdır. Kur’an-ı Kerim’i ister yüzünden ister ezberden okuyalım, ister hatim indirelim, isterse mukabele okuyalım niyetimiz ibadet, amacımız Kur’an-ı Kerim’in yaşanması ve yaşatılması olmalıdır.
MUSTAFA KIR