eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
31°C
Ankara
31°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
31°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Açık
29°C

Ahmet TEK

Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi mezunu. Hürriyet Gazetesi’nde mesleğe başladı. Muhabir, Yurt Haberleri Müdürlüğü ve idarecilik yaptı. Anadolu Ajansı’nda muhabir, editör, Yurt Haberler Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Haber Akademisi Koordinatörü olarak hizmet verdi. Sürekli Basın Kartı sahibi. Milli Güvenlik Akademisi, basın kuruluşlarının düzenlediği çalıştaylar ve Anadolu Ajansı’nın muhabir yetiştirme programında habercilikle ilgili dersler verdi. Uluslararası medya eğitim programlarına katıldı. Baykuş koleksiyoneri, bibliyofil ve seyahat tutkunu.

    Yalan Yalan, Vallahi Yalan!

    “Yeni yıldan beklentiniz nedir?” sorusu kadar anlamsız bir cümle duymadım. Bu soru her yılbaşı öncesi servis edilir. Beklenti dediğimiz, olmasını istediğimiz şeyin kaynağı, önce kendimiz, sonra yakınlarımız, çevremiz, toplum ve yöneticilerdir.

    Yeni yılın beklentimizi gerçekleştirme erki yok; yıl içinde gerçekleşme durumu var. Aslında soru, beklentilerimizin yeni yılda gerçekleşmesini umut etmek anlamında.

    Her yeni yılda yeni yalanlar duydum. Her yalan yaşam sevincimizi kararttı, insanoğluna olan sevgimizi azalttı, güven duygumuzu köreltti. 2024 yalansız dolansız bir dünyaya ilk adımın atıldığı bir yıl olsun. Daha az yalan, daha çok doğru…

    Patron, işe yeni başlayan müdürü odasında ziyaret etti. Hayırlı olsun dedi ve başarı diledi.
    “İş yerimizin iki önemli kuralı var. İkincisi temizlik. Sabah iş yerine girerken ayağını paspasa sildin mi?” diye sordu.

    Yeni müdür, “Elbette efendim” diye yanıtladı.
    Patron devamını getirmeyince, “İlk kuralı söylemediniz efendim” dedi.

    “Yalan söylememek” dedi patron ve ayağa kalkıp, kapıdan çıkarken ekledi:
    “İş yerimizde paspas yok.”

    Bir yazar, yalan konulu konuşma yapmak üzere davet edildiği salona girdi. “Sizlere bir sorum olacak” diye söze başladı. Salon sessizliğe bürünürken, sordu:

    “Tevfik Fikret’in son şiiri ‘Yalana Övgü’yü okuyanlar el kaldırsın!”

    Salondakilerin çoğu el kaldırdı. Yazar tebessüm ederek konuşmasını sürdürdü:
    “Doğru yere gelmişim. Tevfik Fikret’in öyle bir şiiri yok.”

    İnsanlar yalan söyledikçe utanma duyguları azalır ve daha yüzsüz olurlarmış.

    En kolay yalan, gerçekler anlatılırken söylenirmiş.

    Yalan, gerçeği yakan alev topuymuş.

    Yalan, korkaklığın ikiz kardeşinin adıymış.

    Yalan, kişinin kendine dar gelen dünyasını büyütme arzusundan olabilirmiş.

    Yalan, sana inanan birine yaptığın alçaklık ve ihanetmiş.

    Her yalan, yalancıyı biraz daha çamura sokarmış.

    Yalan, karakter ibresini bozarmış.

    En şerefsiz yalancılık, gerçeğin yarısını söylemekmiş.

    Yalan, doğrunun celladıymış.

    Bir doğruyu gizlemek, yeryüzüne binlerce yalan tohumu ekmekmiş.

    Bir ülkede yalan söyleyenlerin oranı ile o ülkenin enflasyon oranı eşitmiş. Ne kadar çok yalan, o kadar yüksek enflasyon. Ne kadar az yalan, o kadar düşük enflasyon… (Bu iddiayı ben uydurdum. Böyle bir araştırma yapılsa sonuç, iddiadan farklı olur mu?)

    Her türlü yalan hizmeti veren kişi ve iş yerlerinin sayısı artarken, bir tane bile ‘yalanla mücadele derneği’ olmaması ilginç değil mi?

    Yalan, bir söz veya olayın olduğunu bilerek veya bilmeyerek aykırı haber vermekmiş. Görmediği halde gördüğünü, gördüğü halde görmediğini, duymadığı halde duyduğunu, duyduğu halde duymadığını söyleyen yalancıymış.

    Yalan, her organla yapılabilen en basit ve en çirkin eylemmiş.

    Yalanın aslı sözdeymiş.

    Yalan, susmayı, gülmeyi, ağlamayı, kızmayı, şirinlik yapmayı kendine maske olarak kullanırmış.

    Yalanın girmediği şekil yokmuş.

    Yalanı ortadan kaldırmak mümkün değilmiş.

    İnsanın en büyük ve en kötü sıfatlarından biri yalan söylemekmiş.

    Yalan, yalancının sırtına sardığı ve mezara kadar taşıyacağı iğrenç kokulu bir yükmüş.

    Yalan, kimi zaman gerçeğin üzerini örter, kimi zaman da kendine ait bir gerçek oluştururmuş.

    Yetişkinler üzerinde yapılan çalışmalar, yalan söyleme konusunda beyinlerimizin zaman içerisinde daha becerikli hale gelmeye devam ettiğini göstermiş. (Eyvah eyvah!)

    Türk Dil Kurumu’na göre yalan, “doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır” demek. Yalanın birine zarar verip vermemesi önemli değil, söylenenler doğru değilse yalandır.

    Bu nedenledir ki, 2024 yılında ülkemizde daha az yalan rüzgârı esmesini umut ediyorum. Beklentim, resmi yalanların da özel yalanların da etkisini az hissettireceği bir yıl yaşamak. Doğrular bizi zorlar ama gayretimizi artırır.

    Yeni yılın ilk şiiri 28 Ocak 1981’de vefat eden Özdemir Asaf’tan gelsin.

    Anahtar
    Konuşmak susmanın kokusudur. /
    Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. /
    Yalan korkaklığın tortusudur. /
    Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

    Yılın Duası: Allahım, ehl-i tahkîklerimizin sayısını artır. Ben de onlar arasında olayım. (Ehl-i tahkîk: Gerçeği araştıran ve delilleriyle bilen âlimler.)

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    1. Ahmed YAHYA dedi ki:

      Teşekkürler Üstadım

    2. İ. CEYLAN dedi ki:

      Mehmet Akif ERSOY’un güzel bir sözü vardır. Artık iki yüzlü olan insanları arar oldum diye. Toplumumuzda da yalan söylemeyen insanları bulmak o kadar zor ki. Bir kulübümüzün başkanın yalınında güzellemesi yönünde toplumumuza kazandırdığı bir söz vardır “ Beyaz yalanlar”. Kaleminize ve aklımıza sağlık. Son paragrafa bol bol amin, amin. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın bizleri

    3. Ziver Büyüktaş dedi ki:

      Eline ve yüreğine sağlık sevgili ağabeyim.