MEB’in çalışma yöntemi, kendi gibi, oldukça merkezi. Sadece merkezi değil aynı zamanda sistemsiz, hazırlıksız ve hedefsiz. Buna en son müfredat taslağı tartışmalarında şahit olduk. MEB, aylardır müfredatı değiştireceğini, çalışmaların devam ettiğini söyleyip durdu. MEB Bakanı içeriğe değinmeden sadeleştirileceğini söyledi. Bununla birlikte sosyal medyada, kimi gazetelerin ufacık köşelerinde, “sızan kulis bilgilerine”...
Bazen sağırlar ülkesinde konuştuğumuz hissine kapılıyorum. Bütün kamusal konuşmalarımızı, tartışmalarımızı yutan bir kara deliğin içindeyiz sanki. Her ne olursa olsun herkes bildiğinde, söylediğinde, yaptığında ısrarcı olmaya devam ediyor. Çok ilginç bir durum. Zaten yürürlükte bir işleyiş var, bir yapılanma var. Kıyamet kopsa başına bir şey gelmiyor. O da bir başka...
Abdulbaki Değer Galata Köprüsü’nü satmak üzereyken tesadüfen yakalanan meşhur dolandırıcı Sülün Osman’ın yaptıklarına ilişkin şu çarpıcı sözlerini aktarayım önce: “Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. Ve dükkân kapalı. Karımın hastalığını anlatıyorum, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini,...
Türkiye cumhuriyetin 100. Yılına giriyor. Bir yüzyıl nasıl geçti? Nasıl bâdireler atlattık? Hangi gücümüzle zorlukları aştık? Bunlar üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Fakat düşünmek hürriyetle olur. Veya hürriyet yoksa, düşünmek sözkonusu olamaz. Dışa vurulmayan (sözlü veya yazılı) düşünceye düşünce denilemez. Türkiye’da Anayasa’nın ve kanunların tanıdığı hürriyetlerin çeşitli şekillerde kullanıldırılmadığı biliniyor. İkinci yüzyıla...
Mevlana, düğün diyerek ölümü mutlu bir an olarak gösterse de öldürülmek canlılar için neredeyse en istenmeyen olaydır. Dolayısıyla ölümü hak etmek aslında bir cezadır. Bırakın insanı hiçbir canlı bu cezayı kolay kolay hak etmez. Eskiden karıncaya dahi basmama hassasiyeti gösteren insanoğluna her ne olduysa şimdi sinek öldürür gibi insan öldürmeye...
Dönem:(1878-1914) Prof.Dr. Emel Topçu– Yunus Dilber Bosna-Hersek’i işgal sonrası oluşturulan yeni hükümet, 1878’den sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun eğitim sistemin uygulamaya çalıştı ve bu minvalde birçok kanun ve düzenlemeler getirdi. Yaklaşık 16 yıllık bir gözlem sürecinden sonra, ya mezheplere ve dini yapılara göre tanzim edilmiş eğitim sistemi ve okulların modernize edilmesi ya...
Abdulbaki Değer Eğitimdeki temel meselemiz ne acaba? Aktarılan bilgi, aktarılma şekli, aktarılan yerin ve zamanın organizasyonu, aktaran ve aktarılanın niteliği, bu ikisi arasında kurulan ilişkinin mahiyeti vs. Açıkçası bütün bu hususların her biri sorun başlığı olarak kabul edilmeyi hak ediyor. Bu başlıklardan her hangi birisinin sorun olarak görülemeyeceğini iddia edecek...
SUNUŞ: Abdülbaki Değer, yazar, sosyolog, sendikacı ve eğitim adamı olarak müktesebatını sistem analizlerine teksif etmiş. Çok yönlü analizler yapan entellektüel bir eğitim adamı. Hatta bu analizlerini sistemin sistematik analizi diye de adlandırabiliriz. Tefekkürünü mevcut eğitim sisteminin anlama ve anlamlandırma alanlarına doğru odaklandırmakta. Kendisi şu an ki eğitim sisteminin tarihi kökleri...
Merkezi testler yapılır ardından sonuçlar açıklanır. Kimileri sevinir, okulumuzun öğrencileri şu puanları aldılar, sıralamalarda şu sıralarda yer aldılar diye reklam yapma ihtiyacı duyarlar. Kimileri üzülür öğrencileri elenmiştir, beklendiği gibi performans(!) sergileyememişlerdir. Öğrencilerin de bir kısmı sevinir, gece gündüz test çözerek hazırlandığı sınavda çok fazla soru çözerek binlerce arkadaşını geride bıraktığı...
Anlık ve hararetli tartışmalara dikkat etmekte fayda var. Ya iş işten geçtiği için suçluluk psikolojisiyle yapılıyordur veya meseleyle gerçek anlamda yüzleşmemek için sorumluluk savan bir vaveyla kopartılıyordur. Bu tip tartışmaların bir anlamda toplumsal karakterimize dönüştüğü çok da bilinmeyen birşey değil. Bu anlamda kendi kendimize ettiğimiz kötülüğün bugüne kadar hiçbir düşman...
Abdülbaki Değer Yaklaşık bir buçuk asır evvel Namık Kemal “eğitimin lüzumundan veya faydasından bahsetmek güneşe kaside söylemek hükmündedir” demişti. Bizde de maalesef eğitim mevzusu “güneşe kaside söylemek” hükmünde olan bir söylemin kıskacı altında. Eğitim söylemimiz bu açıdan yüz, yüz elli yıl önce dile gelmiş söylemlerin kötü bir şerhi hükmünde. İlk kuşakların duygu ve düşünce...