İsmet Özel, elimizden (ç)alınan değerleri yeniden millete iade etmenin çabasını gösteriyor. Bu değerleri iade etmek; elimizde iken ne kazandırdığı ise milletimize onu kazandıracaktır. İsmet Özel son dönem yazılarında ve konuşmalarında ısrarla yazımız, musikimiz, atlarımız ve akarsularımız üzerinde durdu, duruyor. Milletin elinden alınan ilk değer Türklüğü (Türklük bilinci) oldu. Sahih (orijinal)...
Müzik derslerinin ilköğretim ve ortaöğretim müfredatı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeline uygunluk göstermesi için ilgili genel müdürlükler tarafından güncellendi. Taslak müfredat Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın resmi internet sayfasında ilgililerin tenkit ve tekliflerine açıldı. Dersler önümüzdeki yıldan itibaren yeni müfredat doğrultusunda işlenecek. Öğrencilerimize estetik zevki, milli duyuşu, deruni insani hisleri kazandıracak...
Musiki hem geleneksel hem de Osmanlı estetiğini çağrıştıran bir terimken, “müzik” modernleşme döneminde Batı kültürünün etkisiyle kullanılmaya başlanan bir terimdir. İki kavram arasındaki mana farklılığının kaynağı, büyük ihtimalle, doğunun mistik ve manevi yaklaşımı ile batının rasyonel ve sentetik bakış açısındandır. Belki de bundan dolayı doğu ve batı müziği, insanın yaşamına...
Osmanlı ve Cumhuriyet tarihimizi dikkate aldığımızda, musiki alışkanlığımızı beş kategoride gruplayabiliriz. Bunlardan biri Osmanlı’da sadece “türkü” olarak adlandırılan, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türk eğitim ve kültür devrimi çerçevesinde “halk müziği” olarak tanımlanan musiki türüdür. Daha çok sözlü olan, bölgesel farklılıklar taşıyan ve tek sesli çalgılarla günlük hayatta ve eğlencelerde çalınıp söylenilen...
Musikimize hizmetlerini saygıyla andığımız büyük musiki âlimi Hüseyin Sadettin Arel (1880-1955) müziğimizin kökeninin Sümerlere kadar gittiğini, altmış asırdan bugüne dipdiri gelmesinin ondaki hayatiyetin en büyük delillerinden olduğunu söyler. Bu derin ve büyük ummanda emeği geçenleri tanımaya devam ediyoruz. Bu köklü gelenek içerisinde saklı kıymetler olduğu, birbirini beslediği, koruyup kolladığı, meşk...
Ne demiş uçurumda açan çiçek Yurdumsun ey uçurum Cemal Süreya Eğitim sistemindeki temel paradigma, insanın inşâsı olmalıdır. Yetiştirilecek bu insan modeli, küresel dünyada kendi inancı ve insanî değerleriyle var olacak, öz benliğine sahip çıkacak, kültürel zenginliğini muhâfaza edecek, vatan ve millet ülküsüne sarılmış bir insan prototipi olmalıdır. Pergel metaforundaki...
Boğaziçi’nin ışıltılı, hülyalı dönemleriydi. Dantelalı yalıların altındaki neşeli sularda sandalların oynaştığı, yükselen ezan seslerinin göğe nağme nağme yükseldiği on dokuzuncu asırda musikinin her türlüsü zirvedeydi. Konaklarda, sarayda, mahallede okunan mevlitlerde hafızlardan birinin en tiz perdede bırakıp diğerinin aynı perde ve makamdan devam edip edemeyeceğini göz ucuyla, bıyık altından gülerek gözetlediği...
Esseyyid Mustafa İzzet Efendi, 19. Yüzyılın hattat, bestekâr, hanende, neyzenlerinden ayrıca musahip, ser müezzin, kazasker, nakib’ül eşraf olan çok yönlü bir insandır. Kazaskerlik vazifesi gereği gün boyu birçok davaya bakıp vakıfları teftiş eden, tayinler yapan, aynı zamanda döneminin noteri olan ve şehrin asayişini temin eden bir görevde bulunup belki hapis...
“Çok insan anlayamaz eski musikimizden Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden” Yahya Kemal Beyatlı Türk toplumunda müzik her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. Orta Asya’da şölenlerde kopuz eşliğinde söylenen “ır”lar İslamiyet’in kabulünden sonra Anadolu coğrafyasında gelişerek varlığını devam ettirmiştir. Anadolu’da türküler, tekke ve camilerde dini musiki icra edilmesinin...
”Darüssade ağası İdris Ağa, seher vaktinde Sultan Selim’in kalmakta olduğu daireye gidip amcası Sultan Abdülhamit’in can emanetini teslim ettiğini, saltanat nöbetinin kendilerine geldiğini arz ettiğinde takvimler miladi 1789 yılını gösteriyordu. III. Mustafa ve Mihrişah Sultan’ın oğlu olan III. Selim, 1761 yılında doğmuştur. Osmanlı hanedanına 40 yıl aradan sonra gelen...
8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesindeki bu yazıda Osmanlı’da kadın müzisyenler ve onlara verilen değerden bahsedeceğiz. 1857 yılında New York’ta zor şartlarda çalışan fabrika işçilerinin daha iyi çalışma koşulları isteğiyle başlattığı grev sonucu çıkan yangın 129 kadının hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bu acı olaydan sonra başlayan kadın hakları hareketiyle 8 Mart’ın...