Sayın bakanımız en son mülakatında, “Biz ders yapma kâbiliyeti olan, iletişim becerisi olan öğretmeni almak istiyoruz” dedi. Elbette sayın bakanımız son derece haklı. Maarif gibi son derece ehemmiyyeti haiz bir konuda kâbiliyet birinci önceliğimiz olmalıdır. Fakat diğer taraftan birazcık da bunca yıl eğitim fakültelerinde ve formasyondan ders almış; hatta bu...
Bir öğretmenin ferdî olarak vaz geçilmezlerinden biri de ders programıdır. Tüm eğitim-öğretim faaliyetlerini bu program üzere yürütür. Aslında bu program, aynı zamanda onun yaklaşık sekiz aylık hayat akışını da belirler. Bu yüzden öğretmenler, okulun açıldığı ilk gün koşarak müdür başyardımcısının odasına giderler ders programlarını öğrenmek için. O anki yüz durumlarından...
Elbette âhiretin tarlası olan bu dünyada sınav hiç eksik olmaz! Şüphesiz sınavın kolay veya zor olması ise sadece Cenab-ı Hakk’a bağlıdır. Her ne kadar bu sınav biz inanlar içün büyük bir ehemmiyeti haiz olsa da akçeli dünyevî âlemde “bir tecrübe kazandıran zor durum”dan öte bir kıymet taşımaz. Bu yüzden dünyevî...
Malûm olduğu üzere takiye, “gerçek inanç veya düşüncesini söylemeyip gizli tutma” demektir. Dolayısıyla takiye, daha ziyade dinî alanda tebarüz etmiş, özellikle de “Şiî ve bâtınî mezhep mensuplarının kendilerini korumak ve amaçlarına erişmek için dînî ve siyâsî inanç ve düşüncelerini gizli tutma prensibi” olarak kabul edilmiştir. Bu bağlamda elbette tarihî seyre...
Adam, Abraham, Josef gibi isimlerin bizim lisanımızdaki karşılıkları da bellidir: Âdem, İbrahim ve Yusuf Aleyhisselâm. Aslında bu peygamberlerimiz, tüm kutsal kitaplarda da geçerek insanlık için vahdete dönük kıymet üretirler ve dahi bizzat kutsala içkin olduklarından da kıymet üretmeye hâlâ devam ederler. Aynı zamanda insanlığın en kadim ve en etkili prototiplerini...
Malûm olduğu üzere ahlâk; huy, tabiat, seciye, insanın manevî nitelikleri, tutum ve davranışları gibi mânâlara gelir. Gerek sîret gerekse sûret bakımından güzel olan insanın ahlâken esas mîyarı ise, hiç şüphesiz, Hz. Peygamberimizdir (s.a.s.). Zira hadis-i şeriflerinde bize “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” (Muvatta, Husnü’l Halk, 8; Müsned, 2/381) şeklinde...
Malûmunuz 80 ihtilalinde sağcılar ve solcular hapishanelerde aynı koğuşlara atılmıştı. Küffarın niyeti ise belli idi: Biz onları öldürmeden (şehid) belki onlar birbirlerini öldürürler… Fakat sağcıların yaptıkları dualara solcular da “âmîn” deyince hazin de olsa birbirlerinin kardeş olduklarını anladılar. Ne acıdır ki aynı koğuşta birbirine düşman gerçek kardeşler bile vardı! Lâkin...
Nebevî terbiyenin usule dönük esaslarının Bedir gazvesinde belirlendiği görülmektedir. Malûm olduğu üzere gazvede alınan esirlerin on Müslüman çocuğa okuma-yazma öğretmeleri şartıyla serbest bırakılmaları, gerek bu esirler gerekse diğer Müslüman muallimler tarafından okuma-yazmanın öğretildiği “küttab” adı altında yeni bir öğretim tarzının da başladığını gösteriyordu. Bu duruma bağlı olarak daha o devirde...
2001 yılıydı… Kayseri’nin Bünyan ilçesine “Türkçe Öğretmeni” olarak atanmıştım. Yeni atanan her öğretmen gibi ben de idealizmin doruklarında idim. Neyse lafı uzatmayayım; bir cuma günü okul çıkışında ders müfredatlarının görüşülmesi için İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nce bir okula davet edilmiştik. Açıkçası bizden branş öğretmenleri olarak müfredat eleştirisi yapmamız isteniyordu. Ayrıca, toplantıda...
Efendim, biz esastan da önce usulü kaybettik. Bugün başta maarif olmak üzere her alanda gerileyişimiz bundan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla bu haftaki maarif yazımızda öncelikle ve sâdece “usul” kelimesinin mânâ dairesi içerisinde, -Abdülkadir Dağlar Ağabeyimin affına sığınarak- biraz da iştikâkın sınırları dâhilinde dikkatlerinizi usulün “esâs”ına çekmeye çalışacağım. Töreli dairede kelimelerin menşeinin, yâni...