Kadîm Türk kültüründe tencere ile kapak arasında töreli bir ilişki vardır. Tencere tava, hep aynı hava, değildir yani. Nitekim bu hikmetin farkında olan atalarımız tencereyle alâkalı pek çok töreli söze de vücûd vermiştir: Tencere dibin kara, seninki benden kara; Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş; Tencerede pişirip kapağında yemek; Tenceresi kaynamak; Tenceresi...
Hiç şüphesiz, bugün de “kürk” denildiğinde aklımıza ilkin en değerli giysi gelir. Hatta kültürümüzde kürkün bu değerine bağlı olarak “Don kürktür, er Türk’tür; Kabahat samur kürk olsa kimse üstüne almaz; Kürkü orak vaktinde, orağı kürk vaktinde al; Gönül ya kürklüyü sever, ya kepenekliyi; Kürk, börk ile adam olunmaz; Tilkinin dönüp...
Yaşadığımız bu çağda müfredat ne kadar önemliyse öğretmenin yeri ve önemi de o derece önemlidir. En iyi müfredat da olsa uygulayıcısı olan öğretmen, istenilen özelliklere sahip değilse beklenen başarı sağlanamayacaktır. Her şeyden önce eğitimci alanında yeterli bilgi birikimine sahip, mesleği ile ilgili tüm gelişmelerden haberdar olmalıdır. Genel kültür seviyesi yüksek,...
Kimlerle dost olunur diye sordum ustaya… Mecburen bir araya geldiği insanlarla gönül köprüleri kurabiliyor da bu köprüleri uzun süre sağından solundan tamir ederek ayakta tutabiliyorsa ve zamanla mecburen uzak kaldığı insanlarla da bağını koparmadan hayatına devam edebiliyorsa… Bu tür insanlarla dost olunur, dedi usta. Peki, kimlerle dost olunmaz deyince… Hani...
Eşik, kadim dönemden beri Türklerde kutsal sayılmıştır. Bu yüzden eşiği aşındırmadan, eşiğe yüz sürmek ve eşikten atlamak töreli bir davranış şekli olarak bize daima telkin edilir. Eşikte kalmak ise çaresiz, yapayalnız kalmaktır. İnsan, gerektiğinde eşiğe kadar kovalanır. Çıldırmanın eşiğine gelen insan, bazen de ölümün eşiğine gelebilir. Dolayısıyla eşik, aslında hakikatın...
Bize yaklaşık bin yıl öncesinden gelen çok önemli bir ikaz… Nereden? Mahmûd bin Hüseyîn bin Muhammed el-Kâşgarî’nin Dîvânu Lugâti’t-Türk’ünden. Kâşgarlı Mahmûd’un söz konusu eserinde iki yüz altmışın üzerinde atasözü vardır . Fakat bana kalırsa bunların içerisinde en anlamlı yeri, “İl gider, töre kalır” atasözü tutar. Hatta kendisinden yaklaşık üç...
Atasözlerinin de içinde yer aldığı tahkiyeye dönük kadim anlatılar, mutlak bir “hakikat alanı”na bağlıdır. Ağırlık merkezini Kur’an ve sünnetin teşkil ettiği bu alan, aslında aktarılabilecek her şeyin (=kültür) esasını oluşturur . Dolayısıyla mit, masal, efsane, destan, atasözü gibi tahkiyeye dönük tüm anlatılar, hakikatın farklı renkteki elbiseleridir . Sözlükte “Bir düşünceyi,...
“Yatsıdan sonra yakacağın bir mum daha varsa yalan söyle.” Dedik dürüst olmasını istediğimiz insanlara. Direkt yalan söyleme diyemedik. Yalanın açığa çıkarsa rezil olursun, rezil olmamak için yalan söyleme dedik. Yalan söylemeyi şiar edinenler de, yatsıdan sonrası için bir kılıf bulurum düşüncesiyle yalanlarına devam ettiler. Yalanı ortaya çıkanlar da bir yerden...
Bir Çin atasözü dolaşıyor ortalıkta. Daha doğrusu atasözünden ziyade bir beddua bu: “İlginç zamanlarda yaşayasın” Türkçeye çevirirken buna bir de “İnşallah” eklemişler. Merak ediyorum, Çinliler bu bedduayı halen kullanıyorlar mıdır acaba? Zira zaten ilginç zamanlardayız. Bundan daha karışık, daha tuhaf zaman mı olur? Kaldı ki böyle beddua mı olur Allah...
”Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder” diye meşhur bir söz vardır. Genel olarak bir işin uzmanından yardım almayınca sonucun ters gideceğini ifade etmek için kullanılır. Doktor ile hoca üzerinden böyle bir atasözünün söylenmiş olmasının çok daha farklı bir anlamı olması gerek. Nitekim bu ikisi de insan hayatında çok önemli...
Ayakkabı reklamı vardı, hatırlıyorum eski zamanlardan… İki genç, dağda sohbet ederken, arkalarından vahşi bir hayvan geliyor, biri hemen ayakkabısını bağlamaya çalışıyor… Öteki de merakla ve korkuyla soruyor… O hayvandan hızlı koşacağını mı sanıyorsun? ”Senden hızlı koşsam yeter!” diyor ayakkabısını bağlayan… Yeni nesil tam da böyle yetişmiyor mu? Anasından doğar doğmaz,...