eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Ufuk COŞKUN

1974 yılında Milas’ta doğdu. İdeolojik eğitim eleştirileri, insan hakları, güncel-politik ve temel sosyal sorunlara dönük kaleme aldığı çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Makaleleri ulusal gazetelerin yanı sıra birçok internet sitesinde ve hakemli dergilerde yayımlanmıştır. Üniversitelerin ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin davetlisi olarak birçok yerde tebliğler sunan Coşkun benzer görüşlerini ulusal kanallarda da dile getirmiştir. Yayınlanmış iki kitabı bulunmaktadır. 1- Tek parti dönemi eğitim politikalarını eleştirel bir bakış açısıyla kaleme aldığı ve medeniyet perspektifli çözüm önerileri sunduğu “Kürdüm Doğruyum Çalışkanım” adlı kitap. Kaldırım Yayınları 2- Yeni Sömürgecilik ve Bağımsız Sivil Toplum Kültürü. Halen Milat Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır

    Eğitimde anlayış artık değişmelidir

    Eski eğitim anlayışının artık değişmesi elzemdir. Eğitim 2023’e hedef yapmış bir ülkenin toplumsal ve tarihi gerçekleriyle çelişmeden geçmişi objektif bir şekilde anlatıp, geleceğe sağlam bakış açısı sağlayan bir vizyon sunan felsefenin eğitimde yer etme zamanı artık gelmiştir. Vesayet altındaki eski Türkiye’den daha sivil, daha demokrat, daha özgürlükçü bir Yeni Türkiye’ye yol aldığımız iddiasını ancak öz’ü gür ve medeniyet perspektifli bir eğitim felsefesini ortaya koyup, uygulamakla başarabiliriz. Bilindiği gibi yıllardır insanların resmi ideolojinin bekası için varlığını bu yolda armağan etmesi gerektiği öğretilmişti. Bilgi sadece devlet aygıtına yaradığı ölçüde kullanılmış, insan kabiliyetlerinin geliştirilmesi yönünde neredeyse hiç kafa yorulmamış daha da vahimi buna gerek bile görülmemişti.

    Türkiye’nin değişen dünya ve bölge dengeleri içinde, bu değişimi anlayıp, ayak uydurabilecek, vizyon ve proje sahibi aldığı bilgiyi sağlam analiz edebilecek bireylere ihtiyacı olacağı açıktır. Bunun için de ilgi ve yetenekleri ön planda tutan, içinde yaşadığı toplumun geçmişi ve bugünü ile barışık, farklılıklara hoşgörülü, etik/ahlaki değerleri benimsemiş bireyler yetiştirmeye özen gösteren, özgür ve sivil bir eğitim sisteminin artık devreye sokulması bir zorunluluktur.

    Bir ara tarih öğretmeni bir arkadaşım öğrencilerinin dünya haritasında Türkiye’yi bile bulmakta güçlük çektiklerini ifade etmişti. Oysa bugün Türkiye okullarında okuyan bir öğrenci önüne Ortadoğu haritasını alıp sınırları cetvelle belirlenmiş sömürge ülkelerin o sınırlarını sorgulaması hatta o ülkelerin geleceğine dönük medeniyet perspektifli yeni, özgün projeler geliştirmesi gerekmez miydi?Bu yüzdendir ki artık yeni Türkiye’nin eğitimi hem ülkesinde hem de bölgesinde medeniyet tasavvuruna sahip bireyler yetiştirmelidir. Eğitim, entelektüelliğin birilerin inancına, diline, örtüsüne, görüşüne küfretmekten geçmediğini farklı kimliklerin özgürce bir arada barış içinde nasıl yaşamaları gerektiğine dair yeni sosyolojik fikirler geliştirmek olduğunu idrak ettirmelidir. Özgür bireylerin yetişmesine vesile olmalıdır. Ahlak, erdem ve vicdan sahibi fikir adamları, sanatçı, mimar, sosyolog, hukukçu, romancı, siyasetçi, doktor, kimyager, mucit insanlar yetiştirmelidir. 

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.