Fıkıh kelimesi Türkçeye “farkı fark etmek”, “künhüne vâkıf olmak”, “söylenenden söylenmek isteneni anlamak”, “satır arasını okuyabilmek” şeklinde çevrilebilir. İslâmî literatürde nasları doğru anlamaya fıkıh denilmektedir. Hz. Peygamberin “Allah’ın hayırlı bir iş yapmasını istediği kulunu dinde fakih kılar” (Tirmizî, İlim 1) hadisinde geçen fıkıh kelimesi ve İbn Abbas’a yaptığı “Allah’ım onu...
Ahlâk, hemen herkesin günlük hayatta kolayca kullandığı, tanımını doğru dürüst yapamasa da fıtratın verdiği kriterlegenel bir yargıya vardığı, insanı diğer yaratıklardan ayıran, Peygamberlerin gönderilme gerekçesi olarak zikredilen, kutsal metinlerin ilmek ilmek işlediği ulvî bir değerdir. Her peygamber bir özelliği ile öne çıkarılırken Efendimizin ahlâkın zirvesi olması da kemâlin ahlâkla mümkün olduğunun...
Siyâset-i Şer’iyye’den… Hikmet-i Hükûmete… İnsan yeryüzüne çifte sorumlulukla gönderilmiştir. Hem kulluk edecek hem de Yaratan ile diğer kullar arasında aracılık edecektir çünkü Halife seçilmiştir. Her canlı gibi hayatta kalmasını sağlayan ihtiyaçlarının yanı sıra görevi gereği belli kurallar dâhilinde yaşamak zorundadır. Uhdesine yüklenen Din, hem yaratıcıya yönelik emirleri hem de diğer kullarla ilişkileri düzenleyen...
Kıbrıs, herkesin bildiğini sandığı ama çoğu kez yanıldığı bir Akdeniz adasıdır. Bilinmeyen adanın yeri değil, adaya hâkim olan kültürün, düşünce yapısının, aidiyet duygusunun mahiyetidir. Dolayısıyla Kıbrıs derken kastettiğimiz şey bütün bunların tamamıdır. Kıbrıs halkı sürekli bir kendini anlatma, doğru dürüst ifade edebilme gayreti içindedir. Çünkü her gelen onlardan bir şeyler...
Devlet ne zamandan beri İslâm’ı hasım belledi? Hangi tarihten sonra mağlubiyetin, inhitâtın faturası dine çıkarıldı? Dini terakkiye engel gören zihniyetin iktidarının bu politikaları halkta nasıl bir karşılık buldu? Maveraünnehirde temelleri atılan ve Selçuklu-Osmanlı devletlerinin din anlayışıyla zirveye ulaşıp medeniyete dönüşerek âdeta tecessüm eden İslâm, bu amansız husumetten ne kadar zarar...
İslâmî ilimler arasında, klasik dinî tedrisat içinde Kelam ilmi, Fıkıh ilmi, Tasavvuf ilmi gibi bir Ahlâk ilmi yoktur. İlahiyat Fakültelerinde Ahlâk Anabilim Dalı olmadığı gibi. Günümüz üniversiteleri bünyelerindeki fakültelerinde belki de binlerce Anabilim ve Bilim Dalı barındırıyor olmalarına rağmen hiçbirinde “İyi insan olma” üniversitesi, fakültesi ya da anabilim dalı yoktur....
Medine-i Münevvere’ye hicretin ikinci yılında İslâm Dininin bayramları netleşti. Biri Ramazan’ın bitiminde imsâkın iftara dönüştüğünü ifade eden Fıtır (Ramazan) Bayramı diğeri Adhâ (Kurban) Bayramı. Ramazan’da oruç tutmak nasıl ibadetse bayramı idrak ve ihyâ etmek de ibadettir. Bayramlar dinlenme ve tatil fırsatı olarak görülmemelidir. Birer ibadet olmaları sebebiyle onların da nisbî...
Küresel çapta zihinleri tarumar eden Şeytanî akıl ısrarla yapay bir rekabeti çatışma sebebi yapmaktadır ve epeyce de yol almıştır.Sermayenin yönetimi ele geçirmeye başladığı Fransız ihtilalinin kışkırtıcı söylemlerinden bazıları da “Kadına Özgürlük”, “Güçlü kadın”, “Eşitlik”, “Özgürlük”tü. Tilkiyi vali yapmışlar da “Tavuklara Özgürlük, kümesler yıkılsın” diye bağırmış.Devrimin etkisi küresel bazda olunca ister...
Günümüz Türkiye’sinde “Dinî cemaatler” ifadesi genel olarak kullanılırken içeriğinde cemaat ve tarikatın birbirinin müradifi iki kelime gibi algılanması, tarikata cemaat, cemaate tarikat denilmesi ciddi bir kavramsal hataya sebep olmaktadır. Kavramsal hatalar zamanla sosyal gerçeklere dönüşebilmekte ve buradan hareketle mevcut yapılara bakarak tarihi müesseseler alabildiğine yıpratılmaktadır. Öncelikle “Tarikat”nedir, “Cemaat” nedir bu...