21. yüzyılda, bilgi aktarımı ve eleştirel sorgulamanın kutsal kalesi sayılan eğitim, küresel sermayenin çıkarlarıyla giderek iç içe geçmiş durumda. Kültürel aktarım amacı gütmesi beklenen okul öncesinden yükseköğretime kadar uzanan bu alan, artık piyasa mantığı, kurumsal çıkarlar ve finansal akışların belirleyici etkisine maruz kalıyor. Bu etkiler, uluslararası standartlara uyum sağlama ve...
Günümüzde yalnız eğitimde değil her alanda yegâne mücadele odağı küreselcilikten başkaca bir şey değildir, olmamalıdır. Küreselcilik gibi bir tür şemsiye kavramla adlandırdığımız bu düzen hayatın her alanında kendine özgü, köksüz, gayritabii, pek insan-dışı, gelenekten, değerden alabildiğine bağımsız ve meymenetsiz ideolojisini dayatmaktadır. Bu dayatma bütün ekonomik ve kültürel araçlar vasıtasıyla, uzun...
“Eğitimdeki bitmeyen buhranın çaresi müfredatın değişmesi midir?” sorusu görmezden gelinemeyecek bir sorudur. Öncelikle belirtmek gerek ki son yapılan müfredat değişimi beklentilere uygun şekilde, ne çare ki küresel yönelimleri bütünüyle yansıtan ve bu yüzden teknik açıdan oldukça yerinde, uluslararası kuruluşların çizdikleri çerçeveler ile olabildiğince uyumlu, kapsamlı, detaylı, iyi çalışılmış bir reform...
Pıhtı atma tıbbi bir yaşlılık dönemi rahatsızlığı. En bariz sonucu da beyin ve lisan arasındaki davranış koordinasyonunu koparması. Beyin bir komut verirken dil başka bir şeyi konuşmaya başlamakta pıhtı atan hastalarda. Eğitim sistemimizin şu anki durumu tam da bu duruma benziyor. Türkiye kültür ve medeniyet olarak kökleriyle bir yön ve...
Bu tespit yarım asırdan fazla süre önce dile geldi: “On beş sene mekteplerde okuduktan sonra, kendiliğinden bir hayat değeri ortaya koyamayan, bir ekonomik davanın veya bir tarihi şahsın tenkidini yapmaktan korkan, şahsi bir sanat ve din anlayışına sahip olmayan kafasının işleyişi bakımından “mektebe girdiği gibi çıkan” gençleri hayat sahasında bulduk.”...
Öğretimimiz iyi ama eğitim sorunlu demek epeydir modadır. Herkesin şikayet ettiği ancak kimsenin değiştirmeye yanaşmadığı sınav-test odaklı okul sistemimizin problemleri karşısında bu slogan oldukça iyi bir kaçış rampası gibidir. Denilmek istenen şudur; “eğitim sistemi sınav-test odaklı olduğu için okullar, öğretmenler, veliler, karar vericiler sınav başarısına yoğunlaşmakta, öğretim odaklı bir uygulama...
PISA olarak anılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı çerçevesinde 2000 yılından bu yana programa katılan ülkelerde 15 yaş grubu öğrencilerin akademik başarıları ”belirlenen hedefler” doğrultusunda ölçülmektedir. 2003 yılından itibaren Türkiye’de bu sisteme dahil olmuş ve her üç yılda bir ülkemizde de değerlendirme yapılmaktadır. Değerlendirilen ülkeler arasında ortalamanın altında kalan Türk eğitim...