Modern Batı’nın pozitivist düşüncesinin zirveye çıkardığı, evreni anlama ve ona hükmetme biçimi olan bilim, metodolojik olarak kendini duyu organlarıyla algılanana, ölçülebilene ve tekrarlanabilene hapseder. Bu, bilimin en büyük gücü olduğu kadar, en büyük kısıtlamasıdır da. Zira bilim, beş duyu organı dışında kalan her şeyi; mesela metafizik olanı, aşkın olanı ve kişisel deneyimin derinliğini bilgi alanı dışına iter. Sadece “olanı” kabul...
Gerçeği zamanda arayanlara dehri denmiştir. Doğruyu vahiyden ziyade geçmişin izlerinde ve birikimleri arasında arayanlara da skolastik denilmektedir. Gerçekler zaman üstü olmakla birlikte zamandan bağımsız da değildir. Arada etkileşim vardır. Skolastik kafalar modern çağda yaşasalar bile ortaçağ kalıplarıyla düşünmekte ve hareket etmektedir. Skolastik anlayış aynı zamanda günümüze veya asra kapalı, geçmişe açık hatta bir yönüyle...
Hz. Aişe Validemize sormuşlar: Peygamberimizin ahlakı nedir? O da gayet öz ve özet bir cevap vermiş: Kur’an’dır. (Müslim, Müsafirin 139). Demek ki Kur’an-ı Kerîm, Rahmet Peygamber’inden itibaren hayata ve davranışa yansıyan bir kitap olup müslümanın hayatının ölçüsü, rehberi ve ilham kaynağıdır. Böyle olunca da herkes tarafından anlaşılması ve topluma anlatılması...
Hanbeli ulemasından Ebubekir Ahmet Munammed Hallal‘in kaleme almış olduğu ticaret, imalat ve çalışmaya dair bir risalede insanlar sahte tevekkülden sakındırılıyor ve çalışmaya teşvik ediliyor. Tevekkül başka zorlama ile tevakül daha başkadır. Görevini yaptıktan sonra Allah’a dayanmaya tevekkül diyoruz. Görevini boşlayıp da Allah’a dayandığını söylemeye de tevakül diyoruz. Bir nevi yalancı tevekkül!...
Müslümanca duruşun üç sacayağı vardır; İlim, amel, ihlâs. Bu üç esas İslâm medeniyetinde üç kuruma dönüştü. Medrese, Mescid ve Dergâh. 3 Mart 1924 tarihinde çıkan kanunla medrese ve dergahlar resmen kapanmış geriye sadece camiler kalmıştı. Tek parti döneminde onların başına gelenler de erbabınca malumdur. Mescid bu üç kurum içinde en eski...
Gökyüzünün yerle birleştiği yer anlamına gelen ufuk, insanın düşünce ve kavrama gücü anlamına da gelmektedir. Bu nedenle birincisi gözle gözüken dış ufuk diğeri ve daha önemlisi ise akıl ve gönülle görülen insanın bir iç ufku bulunmaktadır. Deniz kenarından oturup uzaklara baktığımızda, denizle gökyüzünün birleştiği o çizgiye ufuk denir ki, aslında...
Vaktiyle Almanya’da görev yapan din görevlileri için düzenlenen sempozyumda bir tebliğ sunmuştum: “Din Görevlisinin Misyonu” başlığını taşıyordu. O zaman bu çalışma bir risale halinde din görevlilerinin bir bölümüne dağıtılmıştı. Bu yazımda o tebliğden esinlenerek ve günümüzdeki ihtiyacı dikkate alarak ilim adamının misyonunu bir nebze irdelemek istiyorum. Burada ilim adamından kastımız,...
Mehmet Said Şimşek hoca iyi bir müfessir, iyi bir düşünce adamı ve de iyi bir mütercim idi. Onun hayatı Kur’an’a adanmış bir hayattı. O , iyi bir düşünce ve fikir adamı idi. Düşünce yapısındaki kaviliği onun tercüme ettiği eserlerde hemen kendini gösterirdi. Duruşu ile insana güven telkin ederdi.İbni Teymiyye külliyatını...
Esseyyid Mustafa İzzet Efendi, 19. Yüzyılın hattat, bestekâr, hanende, neyzenlerinden ayrıca musahip, ser müezzin, kazasker, nakib’ül eşraf olan çok yönlü bir insandır. Kazaskerlik vazifesi gereği gün boyu birçok davaya bakıp vakıfları teftiş eden, tayinler yapan, aynı zamanda döneminin noteri olan ve şehrin asayişini temin eden bir görevde bulunup belki hapis...
Bugünkü Türkçe’nin üslup, muhteva, muhakeme ve gramer olarak genel yapısının temellerini atan manevi mimarı Yunus Emre olmuştur. Hatta Yunus Emre Türkçe’nin ‘’süt dişi’’ olarak da görülür. Yine bugün Anadolu’da yaşanan dini hayatın tasavvuf yoluyla temellerini oluşturan yine Yunus Emre’dir. Türklerin dilini tertip ve tanzim eden dini hayatını mayalayan bilge mutasavvıf...
Bugün ülkemizde eğitimden söz edildiğinde söylenen/söylenecek onca söz, yazılan/yazılacak onca yazı olduğu/olacağı, bu söz ve yazılarda dile getirilen/getirilecek görüşlerin de yine hiç sona ermeyeceği ortadadır. Çünkü söylenenler/yazılanlar eğitimin temel sorunu ile değil, eğitimin süresi, sınav sistemi, ders kitaplarının müfredatı, öğretmenlerin yetiştirilmesi gibi görünen sorunlarıyla ilgilidir. Bu sebeple temelde yatan probleme...