Kur’ân-ı Kerîm’de geçtiği gibi adı tam olarak Arafât’tır. Hz. Âdem’in, cennetten indirilmesinin üzerinden yüzlerce yıl geçtikten sonra Hz. Havva ile yeryüzünde ilk karşılaştıkları ve önce şaşırıp sonra hatırladıkları yerin adı Arafât’tır. Arapça a-r-f kökünden türeyen bu kelime önceden sahip olunan bilginin yeniden hatırlanması anlamına gelmektedir. Hz. Âdem’in Hz. Havva’yı hatırladığı...
Cumhuriyet tarihi bir bakıma “din adamlarıyla mücadele” tarihidir. Cumhuriyet’in birinci dönem figürleri, en büyük rakip olarak dini/din adamlarını görmüştür. Çünkü yaptıkları-yapacakları “yeniliklerin” dine aykırı olduğunu kendileri de bildikleri için en önemli muhalefetin din adamları tarafından geleceğini biliyorlardı. Burada “din adamları” belirlemesinin muhtevası gayet geniştir ve cami merkezli kişileri de aşar....
Zamanın Kalbinde Manevî Bir Yolculuk Ankara’nın kalbinde yer alan Hacı Bayram Camii ve çevresi, sadece mimari bir yapı değil, aynı zamanda zamanla, ruhla ve insanla konuşan bir hafıza alanıdır. Bu alan, modern şehir insanına kadim bir ritmi, “Müslüman saatini” hatırlatır. Hacı Bayram’da öğle vakti, hem fizikî hem de metafizik anlamda...
Dua, Allah’a olan yalvarışımız, yakarışımız ve niyazımızdır. Müslümanlar yalnızca Allah’a dua ve niyazda bulunurlar. Hz. Peygamber, “dua ibadetlerin özüdür” buyurmuştur. Bana sorarsanız, en güzel dua Fatiha’dır. Müslümanların ne kadarı Fatiha’yı anlamını bilerek okumaktadır, bilemem ama Fatiha, tüm duaların ve virtlerin özüdür. Aslında Fatiha, Kur’ân’ın da bir özetidir. Her Müslüman Kur’ân’ın...
Sayader Sağlık ve Yaşam Derneği olarak öğrenciler ve genç sağlıkçılar ile 9 Ağustos cumartesi sabahı yapılacak olan Gelibolu Azepler sabah namazı ve işrak buluşmasına 33 öğrenci ,7 yetişkin katılımcı ile özel bir otobüs yolculuğu ile katıldık. Sağlık bilimlerinde okuyan öğrenciler ve özel misafirimiz araştırmacı yazar Necmi Sarıyer ailesiyle birlikte 8 Ağustos Cuma sabahı İstanbul’dan yola çıktık. Selamlaşma, sohbet, muhabbet ve ilahiler eşliğinde yolculuk kutlu bir ziyarete...
İslam dini kaynaklarında kurban özet olarak şöyle anlatılır: “Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Hanefî mezhebinde kurban kesmek vacip, diğer mezheplerde sünnettir. Bu ibadetin ruhunda Hakk’a yakınlık ve halka fedakârlıkta bulunma anlayışı...
Modern şehir ve toplum tasarımları insanları din, gelenek ve aile gibi kadim aidiyetlerinden ve bu aidiyetlere ait değer pratiklerinden hızlı bir şekilde uzaklaştırdı. Böylece insanlar ibadetleri yanında nice etik, estetik ve incelik içeren ahlak ve alışkanlıklarını terk etmeye, bir başka deyişle kaybederek “erdem fakiri” haline gelmeye başladı. Kaçınılmaz olarak onların...
III Ramazan ayı, kalbimize dokunan, ruhumuzu arındıran, paylaşmanın ve sabrın en olgun şekilde hatırlandığı özel bir zaman dilimiydi müslümanlar için. Her anıyla insanı derinden tekamül ettiren bu ay, bizi yalnızca oruç tutmaya değil, aynı zamanda sabırlı olmaya, sevgiyle paylaşmaya ve daha fazla tefekküre de çağırdı ve bize bir ay boyunca...
Ra Ma zaN: Başı Rahmet, ortası Mağfiret, sonu Nihaî kurtuluş Din ve kültürün birleşerek Toplumumuzda büyük ve önemli bir gelenek oluşturduğu Ramazan ayı, hangi yönden bakılırsa bakılsın toplum için bir “heyecan” ayıdır. Karşılanması, gelmesi, ilk günleri, ibadetleri, yemekleri, davetleri, yardımları ve bayram müjdesi ile Ramazan “bereket”dir. Daha gelmeden vakitler onunla...
Bugün, Mart’ın ve Ramazan ayının ilk günü. Günlerden cumartesi. Pırıl pırıl bir hava, bahar kapıda. İçimden bir ses “Evde oturacak vakit mi? Çık dışarıya, Kızılay’da gez” diyor. İç sesine kulak vermek lazım. Kalbin bir bildiği vardır. Çocuklarla Kızılay’dayız. Yenilenen haliyle herkese serap görme şaşkınlığı yaşatan, küçük bir vahaya dönüştürülmüş Saraçoğlu...
I Ramazan kelimesi, köklerinde ateşin, arınışın ve keskinleşmenin izlerini taşır. Güneşin kavurduğu taşlar misali, ramad kökünden doğduğu; “yalınayak yürüyenlerin yandığı kızgın toprak” gibi bir manaya sahip olduğu söylenir. Yahut ramdâ’ gibi, çölün susuz bekleyişinde sıcaktan kavrulmuş bir zemini hatırlatır. Kimine göre ramadî gibi bir yağmur, toprağa inip onu temizler; kimine...