Babalar… Ekmek parası için dünyayı omuzlayan kahramanlar… Yüreğine diken batsa yüzünde gül açan sır küpleri… Evin her hikâyesini en son duyanlar garibanlar… İçinde söylenmemiş bin bir hikâye barındıran kültür hazineleri… Ah sizler, bâkir topraklarda açan yaban çiçekleri… Üç günlük dünya ömrüne binlerce yıllık hatıra sığdırıp ebedî âleme göç eyleyen babalar…...
Çocuğun mezuniyet günü gelip çatmıştır. Babasından şiddetle mezuniyet törenine katılmasını ister. Tören başladığında gözü hep onu arar, ama babası bir türlü gelmez. Anne-baba genellikle boşanmış durumdadır. Baba törenin bitimine ancak yetişebilir ya da hiç yetişemez ve akşam eve gelir. Annenin de çocuğun da suratı bir karış asıktır. Babanın bu durumu...
Anne ve babaların çocukları üzerine titremeleri, onları korumaları ve başlarına gelebilecek her türlü kötülüğe karşı bir paratoner gibi davranmaları yaradılışlarının bir gereğidir. Her anne ve baba koruyucudur, ama koruyucu anne ve baba farklı bir terimdir. Bu koruyuculuğun hafifi, ortası, şiddetlisi olmakla birlikte koruyucu anne ve baba terimleri şiddetli olanlar veya...
Orta okul sıralarındayken Ticaret diye bir dersimiz vardı. Aylarca kitabını bulmak için kırtasiye ve kitapçıların yollarını aşındırırdık. Büyüklerimiz ne hikmetse gerekli görüp böyle bir ders koymuşlardı ve biz de yaşadığımız sıkıntılara rağmen okuduk. Ticaret tabi ki işe yarayacak bilgi, ama bu derste okutulanlar acaba toplumun ne kadarının işine yaramıştır acaba....
Türkiye’de en kolay olunan bir dal var… Sanatçılık! Tabirimi mazur görün Türkiye’de; Alengirli işler yaptıysanız, Devleti yönetenler muhafazakârlarsa, onlara karşı geldiyseniz, onlara muhalif olanların safındaysanız, Ahlaka mugayir tavır ve davranışlarınız varsa, Toplumsal değerlere alenen düşmansanız, Diğer dinlerle değil de özellikle İslam’la kavgalıysanız, Türkiye’yi bölmeye çalışan her türlü teröre destek veriyorsanız,...
Oğlum, haydi atları sulamaya götür, derdi babam. Ağustos sıcağında, hiçbir ağacın olmadığı dağ başında, kurumuş otları yiyen atların tabi ki sürekli sulanmaya ihtiyacı vardı. Peki, sahurda atlara binerek birkaç saatlik yolu teperek dağ başındaki ekin tarlasında o Ağustos sıcağında oruç tutan insanların suya ihtiyacı olmaz mıydı? Olurdu elbette, hem de...
Prof. Dr. Saffet KÖSE İnsanın yaratılış gerçekliği olarak medeni bir varlık oluşu, onun bir topluluk içinde yaşamasını ve bir topluluğa aidiyet hissetmesi şeklinde iki sonuç verir. Bu ikisini de birlikte sağlayan kurum ailedir. Günümüzde yükselen değerler arasında öne çıkan insan hakları ve bireysel özgürlükler çerçevesinde ailesiz toplum, nikahsız birliktelik ve...
“Öğretmen olmak güzeldir. Tükendiğini hissedersin, boğazın acıyıncaya kadar anlatırsın, yorulmak gibi bir lüksün yoktur. Gülümsemen eksik olmamalıdır yüzünden. Her zaman vicdanınla baş başasındır. Ufacık bir el, bir gülüş seni öyle mutlu eder ki sen bile kendine hayret edersin. Ama her gece yastığa başını koyduğunda çocuklarını düşünerek uyursun. Kendi kendine söz...
İnsan bu üç beş damla kan… Üstat Necip Fazıl’ın şiirine dize olan. İlahi kelamda zikredilendi bir damla su da. İnsan işte… Hepimiz birilerinin evlatları olarak dünyaya geliriz. Ve geldiğimiz aileye sevinç kaynağı olmakla birlikte sorumluluk yükleriz. Bilhassa günümüz aile yapısında ciddi boyutta mutlu etme, çocuklara hazzın her çeşidini yaşatma kaygısını...
Her çocuk, ailesinin “bir tanesidir.” Hiçbir anne baba, çocuğunun ayağına diken dahi batmasını istemez. Bundan daha tabii, daha insanî bir duygu yoktur herhâlde. “Kuzguna yavrusu anka görünürmüş.” derler ya ebeveynlere düşen, bu sözün büyüsüne kapılmadan yavrularının istek ve kabiliyetlerini iyi tespit etmektir. Dünyamız, üstün zekâlı çocukların yanında normal, hatta daha...
Bir eski zaman hikayesi. Hiç unutmam köyde arkadaşlarla dağlara çıktığımızda yedik, içtik, gezdik eve döndük, ertesi gün çay yapacağım, bir de ne göreyim, semaver su damlatıyor… Değiştir demesi kolay, bi’ etek para döktüm ben ona. Hemi de bakır. Tabii bakır semaverden çay içmeyenin bakış açısına ihtiyaç da duyulmaz. Damlaya damlaya...