İnsanlar bir katır kaldıramazken dağlara Yılmaz Yalçıner, Mekki Yassıkaya ve Ömer Yorulmaz davaları için uçak kaldırıyordu. Yürek isterdi o dem böyle bir eyleme girişmek. İslami hassasiyeti ve deli cesaretiyle birleşince soyadı gibi Yalçın ve ismi gibi Yılmaz olmuştu O. Çok üzüldüm böyle yürekli insanların aramızdan ayrılmalarına. Kader bu ne gelir elden. Bir gün bize de sıra gelecek elbet.
Aldıkları cezaları avukatları fazla bulmuş , itiraz etmiş ve Yargıtay daha da cezalarını artmışlardı. Garabet üstüne garabet.
Rızaen yolculardan toplanan paraları gasba sokmuşlardı o dönemin hakimleri. Yaşasın zalimler için cehennem demek bize düşer.
Şimdi de avukatı Siracettin Öztoprak’ın kaleminden okuyalım bu yiğitleri:
“ Merhum’un, üç kafadarı; Mekki Yassıkaya, Ömer Yorulmaz ve Hasan ile Hicret niyetiyle kaldırdıkları uçak, masumlara zarar vermemek için Diyarbakır’a konmuş ve kader bu ÜÇ YİĞİDE beni, Saffet’i savunma vekili yapmıştı. Yılmaz Yalçıner’in son savunmasında:
“Sayın Hakimler! Ben, Müslüman olmadan ÖNCE MHP’liydim. Yani; FAŞOYDUM, FAŞO..” dediğini, devamında; 5-6 sayfalık bir konuşma, daha doğru bir ifadeyle, o zor atmosfere rağmen, muhteşem bir TEBLİĞDE bulunduğunu hiç unutamam.
Mekanı Cennet olsun. Zaten Yiğitlere Cehennem kapalıdır. Baki Allah. Selam, hürmet ve muhabbetlerimle Aziz Kardeşim.” Diye yazmış benim mesajıma cevaben. Aynen aldım yazdığı bu muhteşem cevabı.
Allah rahmet eylesin.
Mekanı cennet olsun.
Yine iyi insanlar bir bir gidiyorlar aramızdan ölümsüzlük ülkesine. Gidenden dönen yok bunu biliyoruz ve tüm gidenlere selamlar yolluyoruz.
Başta kederli ailesine , davaya gönül vermiş tüm dostlarına Yüce Allah’tan sabırlar diliyorum.
İbrahim Halil Çelik