eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
26°C
Ankara
26°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
27°C

Camdan Değil Candan Öğretmen Olduk

Camdan Değil Candan Öğretmen Olduk

Bir karne vaktine daha ulaştık… Bu sevince şahit olmak ne büyük nimetmiş. Gözler sevinci yavrularımızla dinlenme sürecine girişimiz, tamamen yüz yüze eğitiminde gelişini müjdeler inşallah.

Kâh sınırı bekleyen asker gibi, kâh gece uykusuz kalan, bebeğini kollayan ana gibi ekranların başında yavrularımızın dikkatini celp etme çabasında olduk. Sürecin zorluğunda, dünya salgınla mücadele ederken, maarif davasını yüklenen öğretmenlerin omuzlarına da ağır bir sorumluluk bindi. Öğrencilerinin gönlüne taht kuran öğretmenler, öğrencilerinin evlerinin de baş köşesine taht kurdu  canlı canlı. Başka bir kültürle karşı karşıya geldik artık.

‘’Evinde okul, evinde eğitim.’’

Her evden yükselen ayrı ses, ayrı ortam öğretmenin öğrencileriyle daha farklı şekillerde ilgilenmesine sebebiyet verdi.

Tablet temini internet temini, ortamı uygun kılma halleri vs.

“Defterin, kitabın, kalemin yok mu dediğimiz öğrenciye hangi araçla derse giriyorsun internet sıkıntın var mı” diye soruyorduk artık. Derste oyun oynasa ruhumuz duymuyordu. Ta ki soru sorana kadar. O zaman bile ulaşmak mümkün olamıyordu ara ara. Ekranı kapalı sesi kapalı ama orda ismi var. İsim takma ise ismine bile hasretsiniz öğrencinizin. Canı istemez ise derse katılan kapalı bir pencere ardında kâh isimli kâh isimsiz bir öğrenci!

Rollere yeni roller eklenmiş, görevler sorumluluklar artmıştı.

Teneffüs, dersi takip ebeveynlerin yükümlülüğüne girmişti. Derse bağlı tutabildiğiniz öğrenci size öğretmenliği tekrar tekrar hatırlatıyordu.

Bu alandaki dersler, disiplinden ziyade sevilen ve sıkılma yaşanmayan dersler çocuklar ve gençler için önem arz etti.

Okulda dikkat ilgi, uygulama kolay iken bu zor mecrada hepsini ekrandan yapmak çokça enerji, gayret, donanım gerektirdi.

Çağa ayak uydurmak ” sözü belki de bu hususta en anlamlı cümledir zamana dönük. Yaşadıklarımız bize bambaşka tecrübeler yükledi.

Süreç içinde öğretmen olmak çocuklarının eğitim hayatına dahil olan ebeveyn olmak da hiç kolay değildi.

Geçmişten bugüne kutsiyeti tartışılamayacak meslek olan öğretmenlik çağla imtihanı farklı farklı alanlarda devam etmektedir.

“Bir zamanlar bilgisayar kullanamayan öğretmenler emekli olsun” denirken şimdi eba, canlı ders, online ödevler, sanal birçok alanda ki eğitim! öğretmenin kendisinin de eğitim alması gereken durumları oluşmuştur.

Elbette ki öğretmenin kalbi yüzlerce binlerce tohuma ev sahipliği yapar. Toprağımızın verimliliği yeterli mi, gereken genişlikleri sunuyor muyduk! acep çocuklara, gençlere …İşte burada varolan ya da olmayan ortamlarımızı sorgulamak devreye giriyor …

Okullu olmak, kültürlü olmanın başlangıcı olmuş mudur?

 Eğitimin dört duvar işi olmadığını sürekli yineliyor olsak da ne kadar kabul görüp görmediğine istemlerimiz, yaşamın kendisi cevap veriyor. Sadece okulda verilenlerle yol almış, yüzlerce bilgiyi emmiş nice çocuğun hayat başarısının düşük de  olabildiğini  gözlemliyoruz. Oysa çocuklar her ortamda, her şartta öğrenmenin hazzıyla mutlu büyümeliydi.

Eğitim; evde başlayan öğrenme sürecinin, okulla, çevreyle bütün hale gelmesiyle alınan bir yoldur. Sosyal bir varlık olan insan bu sosyalleşme işini öncelikle evde kazanmalıdır. Sonrasında bu (okul – ev – çevre ) etkileşimiyle kişinin ruhuna farklı imkanlar sunar. Yeni öğrenmelere zemin sağlar.

Karantina günlerinde ise, ihmal ettiğimiz, aslında en çok olması gereken ev içi eğitimiyle okullu olma sürecini evden tamamladık. Hayat ve kendimiz arasındaki mesafeleri, çocuklarımızla olan mesafeleri ev içi yürüyüşlerimizle kısalttık. Bu bağlara somut anlamlar yükledik çocuklarımızla. Sunulan ortamın genişliği ile sürüyordu eğitim, her ne kadar İnternet gereksinime bağlı olunsa da. Müfredat bilgileri tamamlandı. Sınavlara hazırlandık az ya da çok, iyi ya da kötü…

Aslında hayatı okul olarak özümsemiş çocukların ruhunda tüm duvarlar kalkar.

 Bu süreçte, tüm eğitim kurumlarında uzaktan eğitim olabileceğini gördük. Hatta çok uzaklara rahatlıkla bağlandık. İşinin ehli nice insan, nice kanaldan birçok öğrenciye ebeveyne çokça bilgi verdi. Sarılamadık öğrencilere, yağ satarım bal satarım oynayamadık, kavga edenleri ayırma durumları yaşamadık nöbet tutmadık, düşen dizi kanayan olmadı, topa vuramadı diye sinirlenen veya. Özlem duysak da bu iç içeliğe!  Anladık ki uzaklar yakın olabiliyor …

Mecburiyetler karşısında insan eğitim öğretim alanını her yerde her şekilde doldurabilme potansiyeline sahip.

 İyi yetişmiş öğretmenler, öngörülü ebeveynlerle çocukların her şartta bilgiye ulaşabileceğine, önemli olanın ise içselleşmiş hayata dökülmüş bilgi olduğu hususunda hemfikir olabilmekti kazanımımız. Karantina günleri zamanın ehemmiyetiyle de yüzleştik.

Ve en çok bize hissettirilendi samimiyet sevgi. Camdan değil candan olan öğretmenlerle yol aldı yavrularımız. Ve ebeveynler nice tecrübeyi ve öğretmenliğin önemini bir arka pencereden takip ettiler.

Güzel günlere sağlıkla, umutla ulaşmak temennisiyle. Maarif yolumuz hep açık olsun.

Nilüfer Zontul Aktaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.