eğitim,öğretim,terbiye,talim,Meb,Üniversite,öğrenci,öğretmen,muallim,öğretim üyesi,maarif,aile,
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Etiket: Prof. Dr. Celal Türer

Türkçe’de kullanılan “bayram” sözcüğünün aslı, Farsça “bezm-i râm”dan bozma “bezrâm”dır. “Sevinç ve eğlence günü” anlamına gelen kelimeyi Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda yerin ışıklarla dolu olması anlamında kullandığı rivayet edilir. Bu bakımdan bayram kelimesinin Farsça’ya Eski Türkçe’den geçtiğini söyleyenler bile vardır. Arapça’da bayram kelimesinin karşılığı ‘ıyd’dır. Iyd kelimesi ise “tekrar dönmek,...
28.06.2023 00:02
Giriş Günümüz düşüncesi birey ve toplum meselelerinde on sekizinci yüzyıldan itibaren başlayan ve etkilerini halen devam ettiren hatalara karşı bir hesaplaşma içindedir. Söz gelimi yeni psikolojik doktrinlerin çoğunun bireye aşırı vurgu yapmadan; insanın doğal olarak ben merkezli olduğu ve yalnızca kişisel çıkarları için hareket ettiği düşüncesinden uzaklaştığı görülmektedir. Yine insanın...
22.06.2023 15:12
Medeniyet kavramının en bariz vasfının tüm insan deneyimlerini tutarlı ilişkiler ağı içerisinde bir araya getirecek bir “bütünlük” ilkesi sunması ya da din, bilim, felsefe estetik gibi insani etkinlik alanlarını tutarlı, kapsamlı ve dengeli bir şekilde bir araya getirilmesi, olduğu söylenebilir. Bu husus medeniyetin esasen insanlığın ideal düzen arayışlarının bir yansıması...
15.06.2023 00:02
Dağcı, Kırım Türklerinin hikâyesini sürdürebilmek ya da tarihsel yürüyüşünü devam ettirebilmek amacıyla eserlerinde “yürüme” eyleminin önemine vurgu yapar. Yürüme, bir milletin karakteristiğidir ve onun ruhunu temsil eder. Nitekim Onlarda İnsandı eserinde Kırım Türklerinin sürgün edilmesinden sonra yerleşmeye gelen Ruslara atfen, “yürüyüşleri başkaydı” ifadesini kullanır. Ona göre yürümek ya da yolda...
08.06.2023 00:04
Hatırlanacağı üzere kimlik bir birey, toplum veya medeniyetin kendisine, çevresine ve dünyaya karşı bakış açısını şekillendiren, bu yapıyı bir bütün halinde algılamasını sağlayan ve tüm yaşama karşı bu algıya göre bir tavır almayı sağlayan en temel yapı taşı olarak nitelendirilebilir. Bu açıdan kimlik insanın kendisine, çevresine ve içerisinde yaşadığı dünyaya...
24.05.2023 12:45
Okumak insanın varoluşunu tamamlamaya çalıştığı bir süreci temsil eder. Bu sebeple bir serüveni de beraberinde getirir. Okuyan insan daha fazla okuyarak değişir, olgunlaşır. Düşüncelerini bir sisteme kavuşturmak ister. Kendini ve evreni okuyarak değiştireceğine inanan insan, sözcüklerle yola çıkar; onlara farklı derinlikler yükleyerek anlamlandırır ama varaoluşu bu şekilde keşfe çıksa da...
10.05.2023 08:00
Vesîletü’n-Necât’ın “Faslun fî Mi‘râcihî” kısmı baştan aşağı Hz. Peygamberin miracını ve yüceliğini dillendirir. Kavraışın deruniliğinin sembollerle en güzel biçimde anlatıldığı bu bölüm, karşılık geldiği teorik düşüncelere değil nasıl anlaşılması gerektiğine ilişkin pragmatik bir zemine sahiptir. Bu çerçevede Vesîletü’n-Necât’ın esasen toplumdaki meseleleri açık hale getirerek cevaplamaya giden yolu açtığı düşünüldüğünde,  sembolleri...
24.03.2023 10:00
Hatırlanacağı üzere tasavvuf insanı Allah’a ulaştıracak, ibadetler ve iman esaslarının ruhunu teşkil eden şeyin ahlak olduğunu düşünmüş, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etme bilincinin Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak manasına geldiğini kabul etmiştir. Peki, Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etme veya Allah’ın ahlakı ile ahlaklanma nasıl mümkün olacaktır? Bu noktada sufilerin bütün dönemlerinde mercii, yine Hz....
13.03.2023 00:05
Tanrı’yı önceleyen bu ilişki biçiminde insana öncelikle kendisinin de parçası olduğu bütün bir gerçeklik anlayışı hatırlatılır.  Tanrı’yla başlayan ve Tanrı’yla dolan bu gerçeklik anlayışında kişinin kendi gönlünde Tanrı ile iletişime geçebilmesi, arı-duru bir hayat murat etmesi, varoluşun canlı doğası içinde bu ilişkiyi her an canlı tutabilmesi ve şevkle sürdürebilmesi, aşk...
13.02.2023 00:05
Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât’ının Osmanlının fetret döneminde ve özellikle mehdilik ve mesihlik iddiaları ile hub-mesihlik akımın toplum zihniyetini esir etmeye çalıştığı bir dönemde Müslüman ahalinin inancını kurucu değerlerle yeniden oluşturmayı hedefleyen bir “kurtuluş vesilesi” olarak kabul edilir. Tıpkı tehlikenin olduğu yerde koruyucu güçlerin bulunması gibi “fetret”in çözümünün yine söz konusu ortamın...
28.01.2023 13:30
Giriş Benlik, ister siyasi isterse dünya görüşü olsun gerek fikirlerle gerekse tarih içinde belli bir zaman ve mekân içinde belli biri olma deneyimine şeklini veren bir teoriyle ilişkilendirilir. Söz konusu teori, son derece resmi ve epeyce soyut kavramlar ile en canlı, en yoğun duyguların buluştuğu bir eksende her zaman kendisinin...
24.12.2022 08:00