Yirmi birinci yüzyılda kimlik politikalarının, siyasal çekim merkezi olmaya başladığını söylemek mümkündür. Zaten yirminci yüzyılın ortalarından itibaren post modern söylem, evrensel kimliklerden bahsedebilmenin artık mümkün olmadığını iddia ederek, bu dağılmayı mutlaklaştırmaya başladı. Evrensel, tarihte kalmıştır. Modern sonrası dönemde, toplumsal aktörler, kimliklerini tikellikleri üzerine kurmaktadır. Aynı şekilde toplumsal faillerin temel kimliklerinin...
‘ Klasik sistemimizin ahlâk yerine göre adap dediği bir ölçü ya da değerler manzumesinin adı etik. Prof. Dr. Celal Türer etraflı bir kaynak taraması yaparak etik üzerine eğilmiş. ”’Günümüzde hayatın tüm alanlarında etik ve etik değerleri gözetmek neredeyse zorunlu hale gelmiştir. Hatta etik değer ve davranışların tanımı ülkeden ülkeye, kültürden...
Milliyetçilik siyasal eylemi biçimlendirme yeteneği zayıf olduğu için, kendini tahkim etme yolunda yurttaşlık, yurtseverlik, popülizm, yabancı düşmanlığı, şovenizm, emperyalizm gibi kavramlara ihtiyaç duymuştur. Milliyetçilik, çıkışı itibarıyla laik bir ideoloji de olsa dinler ile karşılıklı etkileşim içine girmiştir. Bu işbirliği, çoğu zaman sentez ya da eklektizm olarak gerçekleşmiştir. Milliyetçiliğin günümüzde esas...
Millet Kavramı Türkçe’de “millet”, Latince’de “gentem”, ya da İngilizce’de “nation” kavramları insan topluluklarının bir araya gelmesinin tarzlarına ya da izledikleri yollara işaret etmiştir. Nitekim “mille/t” kelimesi Arapça’da, çoğu zaman “din” karşılığında kullanılmış, ayrıca kelimeye “izlenen, gidilen yol” manası verilmiştir. En meşhur ifadesiyle, “millet-ü İbrâhîm, milletü’l Mesîh, millet-ü Yehûd, milletü’l Mecûs,...
Ülkemizde yaşanan kimlik sorununu anlamak, iki yüzyıllık modernleşme serüvenimizi incelemeyi gerekli kılar. Zira her toplumsal sorunun son çözümlemede geçmiş ile gelecek arasındaki mücadelede yattığını kabul ettiğimizde, Anadolu insanının hikâyesine karşılık gelen kültürel coğrafyasını sancılı biçimde hala aramaya devam ettiğini görebiliriz. Tanzimat’tan beri hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye...
Nitekim bugünün gençliğinin eskiye nazaran daha dinamik, zihinlerinin daha sağlıklı, daha konforlu bir hayatı yaşadıkları ve gençliğin artık biyolojik ölçütlerle değil; etkinliklerle ya da zihniyetle tanımlandığını söyleyebiliriz. Hatta dijital neslin veri taarruzuyla beyin gelişimlerini daha etkin kullanarak dil, mantık ve sosyal beceriler açısından geliştirdiklerini görebiliriz.
(Sükût suretinde yaşayan bir yiğidin (Akif Emre’nin) anısına) Kadim dünyada kâinatta aslî olanın sükût olduğu; yaşamın yerini ölüme bıraktığı gibi, kelâmın da eninde sonunda yerini sükûta bırakacağı kabul edilirdi. Dahası nasıl yaşam ölümle sarılı ise kelâmın da sükût ile çevrelenmesi gerektiğine inanılırdı. Bu yüzden sükût suretinde hayatlar, susarak konuşmanın göstergeleri;...