Sınıfa girdiğimde kız öğrencileri saç saça baş başa kavga ederken buldum. Beni görünce toparlansalar da bazıları hâlâ ağız dalaşındaydı. Susmalarını ve yerlerine oturmalarını sağladım. Burası bir özel okuldu ve bu öğrenciler ortaokul birinci sınıfta okuyordu. Derse başlamadan nasihate başladım. “Siz, iyi ailelerin güzel çocuklarsınız. Kavga etmek yerine, konuşarak anlaşabilirsiniz. Bu...
“Kur’an, İslam’ın birinci temel kaynağıdır. İslam’a inanma ile Kur’an’a inanma eş değerdedir. Kur’an insanları dünya ve ahiret saadetine ulaştıran yegâne bir hayat kılavuzdur. Kur’an’a inandım demek, O’nun ilke ve prensiplerini, emir ve yasaklarını iyice anlayıp içindekilere uygun hareket etmeyi kabul ediyorum. Demektir. Kur’an Allah tarafından Cebrail (a.s) vasıtasıyla Hz. Muhammed’in...
Uzun zamandır yazmayı düşünüyorum. Daha doğrusu gördüğüm, görüştüğüm günden beri. Lakin kelamı, kaleme denk getiremedim bir türlü. Rabia hanımla tanışma sürecine beni götüren olay, Şehit Süleyman Aydın Kız İmam Hatip Lisesi kütüphanesindeki bir kitap. ‘’Üç Mescit’’. Kitabı okunacaklar listesine alıp okumaya başladıkça, yazarı tanıma, tanışma hissi doğuyor, şöyle kalbimin bir...
Türkiye’nin ve dünyanın mevcut eğitim sistemlerini, iki kanatlı hale getirip kendi potansiyellerini orta koyabilecek metodik çabalar her zaman ilgi görmekte. Doktora çalışmaları için bulunduğu Kanada’da sancı haline getirdiği medeniyet paradigmasına yol açma çabaları bu çalışmanın teorik temelleri geliştirmesini sağlamış. Bahreynli yazar Zehra Ez- Zire’nin Eğitim ve Maneviyat isimli çalışmasından söz...
Mehmed Âkif’in doğumunun 150. yılı…Milletimizin benimsediği ve sahip çıktığı abide şahsiyetlerimizden biri Âkif. Onu en başta İstiklâl Marşımızın müstağni şairi olarak seviyoruz. Ankara’nın şiddetli kışında paltosuz şairin İstiklâl Marşı’nın mükâfatı olan 500 lirayı reddetmesi, milletini karşılıksız sevmenin ne demek olduğunu zihnimize kazıyor. Âkif o mükafatı almadı…Alsa idi, hakkıydı, anasının ak...
Mevlânâ, iyi, güzel ve kâmil insan, ideal insan, toplumu îkaz ve irşâd edecek keyfiyetli insanın hasretiyle alâkalı olarak aşağıdaki hikâyeyi nakletmektedir. “Bir gece vaktiydi. Evimden dışarı çıktım. Kırlarda geziyordum. Bir adamcağızın elinde fenerle dolaştığını gördüm: «–Bu gece karanlığında ne arıyorsun?» diye sordum. Adam: «–İnsan arıyorum.» diye cevap verdi. Ona dedim...
Arapçada ‘ekanim selase/üç unsur’ diye teslisi anlatan bir ifade vardır. Üç bir ve bir üç anlamına gelen bir ifadedir. Allah, İsa ve Ruhu’l kuds’ü ifade eder. Kutsal Üçleme ya da Üçlü Birlik, Triniteryen Hristiyan doktrininde tek olan Tanrı’nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’tan teşekkül eden yapısını anlatır, ifade eder. Benzetmek...
İşte böyle bir düşünür, bilim adamı Türkiye’de bir bilim üssü kurmak istenmektedir. Pekçok bilim adamı getirilip (İngiliz, Fransız, Alman vs) gerçek manada bilim istihsal edilecektir. Hoca’nın bütün çabaları boşa gider. Bir türlü merkez kurulamaz. Halbuki kurulabilse, bilime, bilimsel çalışmalara, üretime üstün bir seviye kazandırılacak, standartları hayli düşük üniversitelerimiz için de...
Gece kavurur ayazı, gündüz yakıcı sıcağı, Görmedi en güzel yetim sıcak bir baba kucağı… Mekke, ortasında vaha, etrafta simsiyah dağlar, Annesin kabri başında, küçücük bir öksüz ağlar… Abdullah ile Amine, O’nu tez bırakıp gitti, Rabbiydi tek sığınağı, ne dağıldı ne de yitti… Ebu Talib’in evinde sessizce büyüyor bir nur, Bir...