Eğitimi anlamanın yolu rakamlara bakmaktan önce insana bakmaktan geçer. Çünkü eğitim, nihayetinde puan üretme ve sıralama yükseltme işi değil, insan yetiştirme işidir. Rakamlar bir neticeyi gösterir. Fakat insanın istikametini, değerlerini, vicdanını, irfanını ve hayata bakışını tek başına gösteremez. Bir çocuğun matematikte başarılı olması elbette kıymetlidir. Fen bilgisini iyi öğrenmesi, okuduğunu doğru anlaması...
Epey bir zamandır Edebiyat Fakültelerimiz üzerine yazmak istiyordum. Son zamanlarda yolum birden fazla defa bir Edebiyat Fakültesine düştü. Koridorlarında dolaştım. Katlarını gezdim. Duvarlarına baktım. Afişlerini okudum. İsimleri aradım. Ve içimde giderek büyüyen bir soruyla ayrıldım oradan. Bizim Edebiyat Fakültelerimiz nerede Bu soru bir binanın nerede bulunduğunu sormuyor. Bu soru bir...
Süleyman Bölünmez Vakfı Camii, uzaktan bakıldığında bile kendine has mimarisiyle insanı çağıran bir ibadethane. Camekan bölmeleri, düz çatı formu ve helezonik minaresiyle klasik cami mimarisinin dışında fakat ruhuna sadık bir estetik taşıyor. Ankara’da semt olarak Alacatlı ile Çayyolu arasına düşen bir mevkide yer almakta. Caminin alt katı kültür merkezi ve...
Hayatın içinde sıkça kullandığımız bazı ifadeler vardır: “Hayatın ritmini yakalamak”, “bir ritim tutturmak”, “ritmine uymak”, “işlerin ritmini kaçırmak”… Bu sözler ilk bakışta günlük konuşmanın sıradan kalıpları gibi görünür. Oysa biraz dikkat edildiğinde, insanın varlığı anlamlandırma biçiminin derin izlerini taşırlar. Çünkü ritim yalnızca musikinin değil, hayatın da temel unsurlarından biridir. Kâinata...
Ankara Vakıf Eserleri Müzesi, Hergelen Meydanının yakınlarında yapılmış Cumhuriyet döneminin ilk eserlerinden birisi. Burası yalnızca eserlerin sergilendiği bir mekânla sınırlı değil. Bir medeniyetin zihin, inanç, estetik ve ahlâk yüklü muhayyilesinin kumaşta, renkte ve motifte vücut bulmuş hâlidir. Temeli 1927’de atılan, 1928’de tamamlanan bu zarif ve sade yapı, 1941 yılına kadar...
İnsanlığın eğitim serüveni, her çağda kendi imtihanını içinde taşır. Bugün ise bu imtihan, daha derin, daha yakıcı ve daha kuşatıcı bir hâl almıştır. 1970’lerde Amerika’da başlayan okul saldırılarının, yarım asır sonra bizim kapımıza dayanması, yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bir medeniyet ve anlam meselesidir. Bu gelişmeler, eğitimin ruhunu...
Ankara’yı Ankara’dan yazıp meclisi yazmamak olmaz elbette. Meclisi ve mehabetini anlatırken saygı ve saygınlığı evvelen ele almak gerekiyor. Çünkü bir milletin meclisinin kültürel ve ilmi mahiyeti ülkenin boy aynası mesabesindedir. Saygınlık saygı ile alakalıdır. Saygınlığın olması gereken yerde saygının olması gerekir. Saygı toplumda hürmet uyandıran davranış ve sözlerin bütününe denir....
İnsan neye yönelirse onu görür. Dimağını, düşüncelerini, kelimelerini neyle yüklerse hayata bakışı da o istikamette tecelli eder. Bu yöneliş, biyolojik bir bakma faaliyetinden ziyade zihnin ve kalbin istikamet almasını ifade eder. Bizim kadim geleneğimizde bakış, niyetle başlar, niyet ise idraki belirler. Bu belirleyiş nazar ve nazır arasındaki bakış ilişkisi gibi...
Toplumsal Değerler Üzerinden Yeni Bir Eğitim İnşası Son yıllarda okullarımızda karşı karşıya kaldığımız hadiselere artık kimse “basit bir ergenlik meselesi” diyerek sırtını dönemiyor. Öğrencilerin öğretmenlerine, öğretmenlerin öğrencilerine yönelik tutumlarında ortaya çıkan gerginlikler öyle münferit olaylar olarak görülemeyecek kadar çoğaldı ve derinleşti. İşin ilginç tarafı, toplumun her kesiminden –siyasî, sosyal, kültürel...
Günün tarihi 9 Ekim 2025’ti, sonbaharın içe kapanan, ama kalpleri muhabbetle ısıtan bir perşembe günü oldu bizim için. Sabah erken saatlerde Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nin taş duvarlarının arasından başlayan bir yolculuktu bu. Yol arkadaşları Memiş Okuyucu, Murat Aktepe ve Dursun Yararsoy. Hedefleri ise Kırşehir’in kadim ilim ocağı Ahi Evran Üniversitesi...
İnsan, kendini kelimelerle inşa eder. Düşünce, kelimenin rahminde doğar. Anlam, kelimenin aynasında yansır. Zihnimiz, kelimelerin aksettiği anlam dünyası ile şekillenir, kavramlarla derinleşir. Düşünebilmek, anlayabilmek, yorumlayabilmek ve hakikate ulaşabilmek için en başta kelimelere ihtiyacımız vardır. Bu yüzden söz varlığı yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda düşüncenin, ilmin, bilimin ve millet...