“Yere uzandığımızda bulutları gösterdim ”Bak bulutlar uçuyorlar şimdi”. Kardeşim, gökyüzüne gözlerini çevirdiğinde elimdeki pamukları havaya attım.”Bulutlar bak işte şimdi kar yağdırıyor’’Birlikte zıplıyoruz. Abla birazını cebimize dolduralım diyor sonra da oynarız. Olur diye başımı sallıyorum şimdi ceplerimiz pamuklarla şişmiş ama mutluyuz. Babamla pamuk tarlasına gittiğimizde, önce çiçekleri karşıladı bizi sonra zamanla...
Huzurlu değiliz sanki. Alıcılarımız öyle açık ki, her şeyden anında haberimiz oluyor, vuku bulan her olayın hemen hemen hepsiyle uzaktan yakından ilgilimiz var. Eskisi gibi değil artık. Eskiden denizde bir gemi batsa umurumuzda olmuyordu, geminin kime ait olduğunun önemi yoktu. Dünya küçüldü, şimdi bir gemi yalpalasa hemen bizi de sarsıyor...
Abdulbaki DEĞER ‘Türkiye durmaksızın doğuya doğru giden bir gemidir, bazıları bu geminin güvertesinde batıya doğru koşarak Batı’ya gittiklerini sanırlar’ demişti Sakallı namıyla maruf Celal Yalınız. Türkiye’nin nereye giden bir gemi olduğu, Doğu ve Batı’nın neye tekabül ettikleri gibi hususlar bahsi diğer. Bu tespitte dikkat çeken husus, şüphesiz kendi başına anlamlı...