Bir önceki yazımızda ağırlıklı olarak tarihi gelişiminden söz ettiğimiz, geleneğimizde önemli bir yeri olan, hayatın her alanında coşkulu sesiyle milli duyguları harekete geçiren mehteri ne kadar anlatsak az kalır. Davula vurmak demek olan, mehterin başladığını duyuran “nevbet vurmak” tabiri tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Divanı Lûgatit Türk’te devletin hâkimiyet...
MEHTER dosta coşku, halka huşû veren; düşmana korku salan, dehşet uyandıran eski çağ tiyatroları gibi etkili bir haykırış, saşalı gösteri, Türk’ün milli sazı. Hükümdarın haşmetini ve gücünü musikiyle dile getiren, törenlerin ve savaşların olmazsa olmazı. Geçit alayında törene giden sultana eşlik eden, tahta çıkarken kılıç kuşanma merasimlerinde, yabancı elçileri karşılamak...
Esseyyid Mustafa İzzet Efendi, 19. Yüzyılın hattat, bestekâr, hanende, neyzenlerinden ayrıca musahip, ser müezzin, kazasker, nakib’ül eşraf olan çok yönlü bir insandır. Kazaskerlik vazifesi gereği gün boyu birçok davaya bakıp vakıfları teftiş eden, tayinler yapan, aynı zamanda döneminin noteri olan ve şehrin asayişini temin eden bir görevde bulunup belki hapis...
“Çok insan anlayamaz eski musikimizden Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden” Yahya Kemal Beyatlı Türk toplumunda müzik her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. Orta Asya’da şölenlerde kopuz eşliğinde söylenen “ır”lar İslamiyet’in kabulünden sonra Anadolu coğrafyasında gelişerek varlığını devam ettirmiştir. Anadolu’da türküler, tekke ve camilerde dini musiki icra edilmesinin...
”Darüssade ağası İdris Ağa, seher vaktinde Sultan Selim’in kalmakta olduğu daireye gidip amcası Sultan Abdülhamit’in can emanetini teslim ettiğini, saltanat nöbetinin kendilerine geldiğini arz ettiğinde takvimler miladi 1789 yılını gösteriyordu. III. Mustafa ve Mihrişah Sultan’ın oğlu olan III. Selim, 1761 yılında doğmuştur. Osmanlı hanedanına 40 yıl aradan sonra gelen...
( Elveda ey ramazan, merhaba ey bayram) “Topa beş dakika var. Ortalık kararıyor. Mahalleden saka geçti, arkasında su tulumu ile ciğerci geçti, arkasında mahallenin bütün Sarman ve Mestanları ile turşucu geçti, en gür sesi ile: Lahana, biber turşusuuuu … Bir an sessizlik. Çiseleyen yağmur durmuş. Hava gazcı, köşedeki feneri yaktı....
“İman edip iyi işler yapanlara gelince onlar cennette nimetlere ve sevince mazhar olacaklardır.” Rum 30-15 Bu ayeti kerimedeki nimetleri müfessirler “güzel nağme, hoş ses” olarak tefsir edip Cennet ehlinin orada hoş nağmeler dinleyeceği şeklinde yorumlamışlardır. Müziği oluşturan iki unsur ses ve ritim Yüce Yaratıcı tarafından insan ruhuna yerleştirilmiştir. Bu nedenle...
Müzik, ölçülü ve düzenli seslerin ritimli veya ritimsiz olarak bir araya gelmesidir. Müziğin temelini oluşturan ses ve ölçü yani usûl ve ritim en önemli organımız olan kalbimizin atışına benzer. Kudümdeki “düm- tek”ler bir güçlü bir zayıf kalp atışı gibi vurulur. Sözlükte “Kalkma, ayakta durma” kökünden türeyen makam sözcüğü ise “durulan...
8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesindeki bu yazıda Osmanlı’da kadın müzisyenler ve onlara verilen değerden bahsedeceğiz. 1857 yılında New York’ta zor şartlarda çalışan fabrika işçilerinin daha iyi çalışma koşulları isteğiyle başlattığı grev sonucu çıkan yangın 129 kadının hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bu acı olaydan sonra başlayan kadın hakları hareketiyle 8 Mart’ın...
“Büyük Itrî’ye eskiler derler, Bizim öz musikimizin piri; O kadar halkı sevk edip yer yer, O şafak vaktinin cihangiri, Nice bayramların sabah erken, Göğü, top sesleriyle gürlerken, Söylemiş saltanatlı Tekbir’i.” Yahya Kemal Beyatlı, yukarıda ilk bendini yazdığımız şiirinde büyük bestekârımız Buhurizâde Mustafa Itrî’nin bestelerinde bir taraftan din, bir taraftan bütün...
Meşk, geleneğimizde önemli bir yer tutan, asırlarca kullandığımız bir eğitim yöntemidir. Kelimenin sözlükte ilk anlamı “yazı alıştırması” olarak geçse de musiki eğitiminde neredeyse düne kadar (yüz yıl öncesine kadar) kullanılagelen bir yöntem olmuştur. Hattattın öğrencisine yaptırdığı yazı alıştırması meşkin ilk ortaya çıkış şeklidir. Hat talebesi hocasının verdiği yazı örneğine bakarak...