“UTANMIYORSAN İSTEDİĞİNİ YAPARSIN!” Utanmazlığın tavan yaptığı bir zaman diliminde yazımın konusu “utanmak” hakkındadır. Utanma: Allah tarafından yasaklanan, insanlar tarafından ayıplanan bir şey yapıldığında yüzün kızarmasına vesile olan; sadece insana has fıtri bir duygudur. Utanma duygusu; ahlaki bir terim olan, Allah korkusuyla nefsin, günahlardan kaçınması, çirkin davranışlardan rahatsızlık duymasını ifade eden;...
Bir medeniyetin kendi varlığını sürdürme biçimi, değerlerini ve birikimini sonraki nesillere nasıl aktardığıyla yakından ilişkilidir. Bu aktarım sürecinin odağında ise ya mekanik bir “öğretim” faaliyeti ya da bütüncül bir “terbiye” süreci yer alır. Birincisi, zihni malumatla doldurmayı hedeflerken, ikincisi ruhu ve karakteri bilgiyle yoğurarak bir “insan” inşa etmeyi amaçlar. Modern...
İçinde bulunduğumuz çağda Müslümanların kimlik ve kişiliklerini aşındıran konuların başında edep ve haya eksikliği gelmektedir. Geçmişte edep; aile içi ilişkilerden- sosyal hayata, hoca-talebe, mürit-mürşit ilişkilerinden, esnaf-müşteri ilişkilerine, işçi-işveren münasebetlerinden yönetici-yönetilen münasebetlerine; hayatımızın her evresine damgasını vuran bir değer iken, şimdi yaşantımızda eksikliği pek fazla hissedilmeyen; bir ayrıntı gibi görünmektedir Kadınından...
Kitap kelimesi bizim kültürümüzde öncelikle Kur’anı Kerim’i ifade eder. Halkımız kitapta yazıyor mu, kitaptan konuşuyorum, kitapta yeri var mı, kitapsız dediğinde kitaptan maksat Kur’anı Kerim’dir. Çünkü Kur’an ı Kerim kendini Kitap olarak isimlendirir. “Elif Lam Mim. Hazal Kitap!” Yazılı ve iki kapak arasına giren bütün sayfalar Kitap adını alsa da...
Tren istasyonun yanı başında park olarak düzenlenmiş yeşil alan var. Ağaçlar, çiçekler ve yemyeşil çayırlar. Beş koyun, bu alanda otluyor. Başında sopasına yaslanmış bir çoban. Birkaç vatandaş ve istasyon personeli, bu duruma esaslı tepki gösterdi. Tepkiler üzerine koyunlarını parktan çıkaran çoban, gözden kayboldu. Bir ihtiyar, arkasından seslendi; “Evladım! Madem koyun...
“Edep hududa riayet etmektir. En büyük edep İlâhi hududu muhafaza etmektir.” Üstad Necip Fazıl ‘O ve Ben’ kitabında hocası Abdülhakîm Arvâsî Hazretleriyle karşılaşma ve onun rahle-i tedrisindeki değişme sürecini anlatırken bir taraftan da hocasının gönül ummanından dökülen sözleri birer inci tanesi gibi avuçlarımıza dizmektedir. Bu incilerden “Edep hududa riayet etmektir.”...
Gök giyinmek isteyenler bir dağ yoluna düşürmeli yolunu. Ayak izlerini izleyerek bir yolakta, yorula yorula dağa ağmalı ağır adımlarla. İnsan dağa yöneldiğinde yokluk yoluna düşer, ama varlıkla döner. Hani dergâh kapılarına yazılan “Edeple gelen lütufla döner” sözüyle ifade edildiği gibi. Dağdan indiği vakit, dağın eteklerinden tutup aşağıdan yukarı doğru baktığında...
Esseyyid Mustafa İzzet Efendi, 19. Yüzyılın hattat, bestekâr, hanende, neyzenlerinden ayrıca musahip, ser müezzin, kazasker, nakib’ül eşraf olan çok yönlü bir insandır. Kazaskerlik vazifesi gereği gün boyu birçok davaya bakıp vakıfları teftiş eden, tayinler yapan, aynı zamanda döneminin noteri olan ve şehrin asayişini temin eden bir görevde bulunup belki hapis...
Eğitim eskiden beri güzellikleri, yararları ve katkılarının yanında zorluğu, bıktırıcılığı ve çekilmezliği de dillendirilen bir alan olmuştur. Öğreten de öğrenen de insan olunca, insanî her durum eğitime yansımıştır. Öğretmekten, öğrenmekten ve okumaktan zevk alanlar kadar; uzaklaşanlar, bıkanlar, bıktıranlar vardır. Hasılı zıtlıklar meydanıdır eğitim. Ülfet ve nefret, kifayet ve zafiyet, ziyafet...
Bir hemşire olarak yazıya insanı, bilimsel ya da tıbbi olarak açıklayarak başlamak istiyorum. Normal bir insan da 46 çift kromozom bulunmaktadır. Bunlardan ikisi cinsiyeti belirlerken, diğer kromozomlar farklı özellikleri almamıza neden olmaktadır. Örneğin 21.kromozonun iki tane değil de 3 tane olması “Down Sendromu” na neden olmaktadır. Fiziksel özelliklerimiz, genetik yapımızın...
“İlim meclislerinde aradım, kıldım talepİlim geride kaldı ille edep ille edep.”(Yunus Emre) Toplumsal çürüme yaşadığımız bir gerçeklik. Çürüdüğümüzü kabullenip, içimize çekilmek mi gerekir, yoksa çaresini arayıp, önümüze çıkacak aydınlık bir yoldan yürümek mi? Toplumsal çürümenin görünür yüzü sosyal ve kültürel yapı taşlarının bozulup yozlaşması. Çürümeyi ve kokuşmayı tetikleyen etkenlerden bazılarını...