Ramazan sihirli bereket değneği ile dilimize de dokunuyor… Dil, hayatın içinde gelişiyor. Ramazan hayatı zenginleştiren bir ay. Bu zenginlik haliyle dile de yansıyor; aklen ve fikren zenginleşiyoruz. Ramazanın kazandırdığı kelimeler, kavramlar ve deyimlerden bazıları şunlar: Ramazan ayının ilanı, hilâli gözetmek, Ramazanı beklemek, yevm-i şek, oruç tutmak, oruca niyet etmek, sahur,...
“Anılar defterinde gül yaprağı Gibi unutuldum kurudum” Cahit Zarifoğlu Ankara’ya ilk defa ne zaman geldim? Bu soruyu belki şu şekilde de sormak mümkün: Memleketten ilk defa başka bir şehre ne zaman gittin? Bu soru günümüzdeki gençler için önemli olmayabilir. Ama bizim kuşakta, eğer taşralı bir mektep talebesiyseniz, anlaşılabilir bir sorudur....
Onu Bursa’da değil, Üsküp’te, Kosova’da tanıdım. Yıllar önce Murâd-ı Hüdavendigar’ın huzuruna varmak için davet etmişti Osmangazi Belediye Başkanımız Recep Altepe. Bir grup siyasetçi, bürokrat ve akademisyen otobüse binip yola düşmüştük. Kafileyi Üsküp’te karşılayan iki güzel insan vardı; bunlardan birisi Fakültemiz mezunlarından Süleyman Baki, ötekisi ise kırsaçlı “genç” bir delikanlıydı. Sonradan...
Seyahat mahalli tatlarla buluşma vesilesidir. Yozgat’ta desti kebabı ve tandır kebabı, Sivas’ta köfte ve Sivas kebabı, Karadeniz’de Akçaabat köfte ve Sürmene pidesi… Memleketimiz sadece tabiat ve tarih açısından değil, tatlar açısından da cennettir. Zevk ve damak tadı ekseninde fakir üç esaslı ‘tarikattan’ söz eder: Tarîkat-ı Kebâbiyye, Tarîkat-ı Semâveriyye Ve Tarîkat-ı...
Mükemmellik tekâmüle manidir, hiçbirimiz mükemmel değiliz eksiklerimiz, kusurlarımız var. Eksikliklerimizle gideceğiz bu yüzden kimseyi küçük görmeden, hâkir görmeden hakikati söylemenin yolunu aramamız gerekir. Bu hadisi şerifi ben bu minvalde yorumluyorum. Evet dostlarımızın kusurlarını uygun bir lisanla söyleyelim ama ulu orta herkesin kusurunu söylemeyelim kusuru söylemek yerine Mevlâna’nın dediği gibi gece...
Bugün Bursa’da önceden planlanan programım sebebiyle İLEM’in yeni binasının açılışına iştirak edemedim. Madem gidemiyorum, bari daha evvel Üsküdar’da kullanılan binanın açılışı için hazırladığım dua metnini burada yayımlayarak hem o hatırayı yâd edeyim, hem de yeni atılımlar için niyaz edeyim istedim. Buyurun, bu ilim yuvası için birlikte niyaz edelim. … İLEM’in...
“Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!” (Hûd, 122) Yol, insanı terbiye eden, böylece onu varacağı menzile uygun hâle getiren ve farklı meziyetlerle donatan bir mürebbidir. Eskiden dağları tepeleri aşarak, ırmakları ve deryaları geçerek, bin bir zahmetle yol kat edermiş kervanlar. Yol üzerinde belki vahşi hayatla, merhameti kaybetmiş haramilerle, salgın hastalıklarla ve...
Eskiler, “Evve’l-refîk sümme’t-tarîk” derler. Manası şudur; önce yol arkadaşı, sonra yol… Refîk, arkadaş, yol arkadaşı. Yol arkadaşı, musahiptir; bir yandan size sahip çıkar, korur gözetir, öte yandan da sohbetleriyle gönlünüzü şenlendirir. Bu yolculukta da öncelikle sohbetleriyle gönlünüzü açacak, sabırlı ve temkinli olmanızı sağlayacak, sizi daima iyiliğe, doğru bakış ve doğru...
Hepimizin dostları vardır. Dost, hava gibi, su gibidir… Derdinize derman, yaranıza merhemdir. Dost, ufuktur; en fırtınalı zamanlarda sığınılacak huzur ve sükûn limanı. Dost, desttir; yani el. Dost, el veren, elini sakınmadan taşın altına sokabilen, hiç yüksünmeden elinizi tutabilen. Evet, güvenle elimi uzatabildiğim, elinden tutabildiğimdir dostum. Bir gün ünlü bilge Zunnûn-i...
insan hatıralar biriktiriyor. bir kısmı unutulsa da bazıları geride kalıyor. ben her halde kolay unutuyorum. o sebeple de bazı önemli hadiseleri akıl defterime not alıyorum. böylece defterler çoğaldı. zaman zaman o defterlere bakıyor, hafızamı tazeliyorum. geçen hafta bir vesileyle eski defterlere bir daha bakmak iktiza etti. bir öğrencime tez konusu...
Minnetsizce odasına gidip halleşeceğiniz, bir bardak çayını içip dertleşeceğiniz dostlarınızın olması büyük bir nimettir. Böylesi vasfı haiz güzel insanlar, her kurumda olabilir. Onlar samimi, diğerkâm, hüsnüniyet sahibidir. Bu sebeple de bulundukları kurumda şanları, şöhretleri, mevki ve makamları olsun yahut olmasın daima sığınak olmuşlardır. Bu türden insanların bulundukları mekanlar, “buluşma yeri”dir....