Türkiye halkı son yıllarda dindarlığın “nicelik ve nitelik” arasındaki en yoğun tartışmalarına şahit oluyor. Sokaklarda daha fazla dini sembol, siyasette daha fazla dini söylem var; peki işin vicdanlara ve ahlaka aynı oranda yansıdığını söyleyebilir miyiz? Gordon Allport’un gündeme getirdiği “İçsel ve Dışsal Dindarlık” yaklaşımı açısından olayı ele aldığımızda bugün şu...
Girizgâh Dünyada hayat, insanla anlamlıdır. İnsan da var oluş hakikatine tam tâbiyetle yüksek bir idrak seviyesi ile her şeyin farkında olmakla mükelleftir. Böylelikle, bir erkekle bir dişiden yaratılan, kavimlere ve kabilelere ayrılan ve birbirleri ile tanışıp bilişmek ve nihayet hayırda ve iyilikte yarışmak durumundadır. Mesele insan ve toplum olunca haliyle...
Hem Batı’da hem de Doğu’da, tarih boyunca devletlerin, siyasi elitlerin ya da dinî otoritelerin suskun kaldığı dönemlerde halkın öne çıkarak direnişin ve uyanışın öncüsü olduğu pek çok örnek bulunmaktadır. Örneğin, 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin zayıfladığı bir dönemde Sudan’da ortaya çıkan Mehdi Hareketi, dinî bir lider etrafında toplanan halkın İngiliz sömürgeciliği...
İnsanın tekamülü, kendine gelmesi oranındadır. Kendine gelmek ise kendini önce bilmek sonra olmak anlamına gelir. Bu sebeple bilmeyi sağlayan ilim bir araç, olmak anlamındaki ahlak ise gaye ve hakikattir. İşte bu sebeple, insan için dinin gayesi ancak ahlaktır. Bilgiye boğulmak, ahlakı bilmek; ahlaklı olmak anlamına gelmez. Bununla birlikte bilgi, rehberliği...
Notlarımı okumaya vaktiniz var mıdır bilemem. Memiş Okuyucu bey’e kelin merhemi olsa önce kendi başına sürer dedimse de ısrarlı talebi üzerine, halimize, yolumuza, çaremize dair aklıma gelen birkaç not yazayım dedim 1. Hayat, beşer ile insan-ı kâmil arasına çizilen çizgi üzerinde bir yolculuktur. İnsanın biyolojik yanına “beşer” denilmektedir. Beşer, kültür...
Modern şehir ve toplum tasarımları insanları din, gelenek ve aile gibi kadim aidiyetlerinden ve bu aidiyetlere ait değer pratiklerinden hızlı bir şekilde uzaklaştırdı. Böylece insanlar ibadetleri yanında nice etik, estetik ve incelik içeren ahlak ve alışkanlıklarını terk etmeye, bir başka deyişle kaybederek “erdem fakiri” haline gelmeye başladı. Kaçınılmaz olarak onların...
Toplumun en temel yapı taşı olan aile, bireyin ahlaki gelişimi ve karakter oluşumunda en kritik rolü oynamaktadır. Eğitimin yalnızca okulla sınırlı kalmaması gerektiği gibi, değerlerin kazanımı da ilk olarak ailede başlar. Ancak son yıllarda hızla değişen yaşam koşulları, aile içi ilişkilerde zayıflamalara ve bu durumun bir yansıması olarak toplumda ahlaki...
Türk-İslam kültürü, tarihin derinliklerinden gelen güçlü değerlerle yoğrulmuş, toplumu şekillendiren ahlaki ilkelerin temelini oluşturmuştur. Aile, komşuluk, yardımseverlik ve dürüstlük gibi değerler, bu kültürün taşıyıcı sütunlarıdır. Ancak modern dünya ve modern dünyanın hayatımıza kattıklarının bu sağlam temelleri sarstığını gözlemlemek zor değil. Geleneksel yapıların çözülmesi ve giderek yok olması, küreselleşmenin etkisi, bireysel...
Yabancı bir tüccar ve seyyah yazar, Osmanlı Devleti zamanında İstanbul’a geldiğini, kayıkla Eminönü’nden Karaköy’e geçtiğini, kayıktan inerken para kesesini suya düşürdüğünü, paralarının döküldüğünü, kayıkçı dâhil, orada bulunanların suya düşen para kesesini sudan çıkardığını, dökülen paraları toplayıp kuruşu kuruşuna kendisine teslim ettiğini anlatıyordu. Ne yazık ki ilk gençlik yıllarımda okuduğum bu...
İnsan, sivil sözlere daha çok rağbet ediyor. Kendisine dikte etmeyen, buyurgan kelimeler ve kavramlar kullanmayan kimselerin sözlerine daha fazla kulak kabartıyor. Zira sivilliğin özünde bir doğallık ve saygı vardır. Dinleyici açısından bir maruz kalma değil, katılma söz konusudur. Sivil sözlerin değeri bütün bunların da ötesinde, bir otorite gösterisinden azade ve...
Pazar düzelirse toplum da düzelir. Sokak, cadde, pazar ve mahalle sosyal hayatın aktığı mekânlardır. Pazarın kurulduğu mekânlar ise hemen hemen sosyal hayatın tüm etkinliklerinin sergilenmesine ve gözlenmesine imkân sağlayan alanların başında gelmektedir. Pazar, o bölgede yaşayan toplumun sosyal ilişkilerinin düzeyini, bir nevi röntgenini verir. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözünün...