Dost, düşman, ittifak, müttefik gibi kavramlar özellikle devletlerarası ikili ilişkilerde sıkça kullanılan tabirler arasında yer alan kavramlardır. Dost: Arkadaş, sevilen, güvenilen, refik, kardeş gibi anlamlar ifade etse de, daha ziyade kan kardeşliğinden de öte karşılıksız seven, sevgili, yâr, veli halil gibi anlamlara gelmektedir. İslâmî literatürde ise dost; sadâkat (doğruluk, dürüstlük) uhuvvet...
Eslaf ‘kelin merhemi olsa başına sürer’ demiştir. Çoğu siyasi değerlendirmeler sadet dışı olabiliyor. İslam aleminin sömürgeciliğin pençesine düştüğü sıralarda Osmanlı da can çekişmektedir. Şartlarını değerlendiremeyen kimi safdiller kurtuluşu ondan beklemişlerdir. Fas’ta İspanyol işgali öncesinde bazıları Osmanlı’dan himmet beklemişlerdir. Halbuki ondan çok evvel Osmanlılar havlu atmıştır ve komşu Cezayir’i de kaybetmişlerdir. Faslı...
Son yazımızda meşhur Tatar Seyyah Abdurreşit İbrahim’in(1857-1944) bir çoban yıldızı gibi yol gösterici hayatına dair açıklamalara yer vermiştik. 19’uncu yüzyılın son yarısı ile 20’inci yüzyılın ilk yarısında geçen hayat serüvenine nice destansı mücadeleleri sığdırdığına, Sibirya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Japonya’ya gerçekleştirdiği pek çok seyahatlerle zihnen ve bedenen dünya Müslümanlarının birliği ve kalkınması...
Elbette Türkiye’nin ağır gündem maddeleri var. Güneydoğumuzda ilân edilmemiş bir savaş içindeyiz. Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının yağmasını durdurmaya çalışıyoruz. İktisadî meselelerimiz bunlardan önemsiz değil. Müzmin müttefikimiz ABD ile başımız belâda. NATO’nun beyni ölmediyse de sağlıklı çalıştığı söylenemez… Bunlar tamam da sosyal bünyedeki tahribatı önemsiz mi sayacağız? Ailenin parçalanması, anneliğin değer...
“Gözlerimiz korkudan ağlamıyor, Ölümden korkmuyoruz. Kalp kırıklığından ağlıyoruz. Dünyanın tüm köpeklerini üzerimize saldılar. Araplar da dâhil tüm dünya bizi yalnız bıraktı.” Bu sözler, bir TV muhabirinin uzattığı mikrofona açıklama yapan yiğit bir Gazzeli’ye ait. Yüzüne, tarifi imkânsız acıların ıstırabı yansımış. Yüreğinin yanığı gözlerinden alev alev fışkırıyor sanki. Derin bakışlarla...
Filistin’de Eğitim Bilinci Vatanlarını savunan mazlum Filistin ve Gazze halkına zalim İsrail’in yaptığı zulüm ve soykırım üzerine ilahiyatçılar, tarihçiler, gazeteciler ve bölge hakkında bilgi birikimi olanlar güzel yazılar yazıp, analizler ortaya koydular. Ben de konuya eğitim tarafından bakmak istiyorum. 19 Haziran 2022’de bir başka dünyaya açılan kapı, rüya şehir Kudüs’ü...
Bugüne kadar Arap rejimleri İsrail ile mücadeleyi siyasi kalıba dökmüşler asla dini bir mücadele olduğunu kabul etmemişlerdir. Halbuki, Mescid-i Aksa, El Halil’daki İbrahim Camii ile ilgili geçici veya kalıcı ihlaller ve Gazze’de faaliyet gösteren İslam Üniversitesinin vurulması mücadelenin seyrini gösteriyor. Meselenin özünün siyasi değil dini olduğunu ispatlamaktadır. Araplar mücadeleyi siyasi...
Bugünlerde hem güneyimizde hem de kuzeyimizde mühim gelişmeler yaşanıyor. Sözgelimi Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Yukarı Karabağ bölgesinin Azerbaycan’a ait olduğunu onaylaması ve ona katılmasının normal olduğunu söylemesi yeni bir aşama ve gelişmeye işaret etmektedir. Bu gerçeğin kabullenilmesi ve zoraki de olsa bir ihkak-ı haktır. İnşaallah bölgede normalleşmeye kapı aralar, yol...
Şehir ve Kültür Dergisinin 101. sayısında yer alan yazı ve yazarları şöyledir: Türk Tarihinde Unutulan Bir Başkent: Yarkent Abdulhamit Avşar Şemsi Ahmed Paşa Külliyesi Kâmil Uğurlu Şehirler ve Şehirlileri İle Balıkesir Mehmet Kâmil Berse Mogadişu Dr. Serhat Onur Yiğitlerin Harman Olduğu Ova Muş Fahri Tuna Serhatlardaki Sevdamız Kars İbrahim Yasak Dünya Köklü Kültürleri Olanların Güçlü Ekonomileri...
Eğitim düzeninin her kademesindeki malum gidiş oldukça bunaltıcı bir hal aldı. Bunaltının temel sebebi; bu ABD’ci, pragmatist, ekonomizm güdümlü, piyasacı gidişin en olmadık zihinlerde bile meşru bir zemin bulmuş olmasındandır. Ph.D., Latince bir ifade “Philosophiae Doctor” yani felsefe doktorunun kısaltması. Adından başka hiçbir yerinde felsefenin bir yerinin olmadığı bir şey...
Bir önceki yazıyı “ABD’li eğitimcilerin “her milletin kendine özgü kültürü, inançları ve değerlerine dayalı bir eğitimi olması iyidir” demesini bekleyelim, ne çare” diyerek bitirmiştik. Ancak dileyen bekleyedursun biz diyeceğimizi diyelim yine de. Eğitimin, dünyanın değersizleşmesi süreci boyunca teknik bir uygulamaya indirgenmesi, performansçı ve verimlilik saplantılı bakışın esiri haline gelmesi ABD-takipçisi...